İstanbul Barosu LogoİSTANBUL BAROSU
“Herhalde dünyada bir hak vardır ve hak kuvvetin üstündedir.”M. Kemal ATATÜRK

İstanbul Barosu Dış İlişkiler Merkezince Düzenlenen “Çin” Konulu Panel Yapıldı

İstanbul Barosu Dış İlişkiler Merkezince düzenlenen

İstanbul Barosu Dış İlişkiler Merkezince Düzenlenen “Çin” Konulu Panel Yapıldı

İstanbul Barosu Dış İlişkiler Merkezince düzenlenen <ı>"ÇİN" konulu panel 19 Ocak 2013 tarihinde Orhan Adli Apaydın Konferans Salonu’nda yapıldı.

Toplantının sunumu, İstanbul Barosu Dış İlişkiler Merkezi Üyesi Av<ı>. Sinem Zeynep Eryılmaz  tarafından yapıldı.

İstanbul Barosu Dış İlişkiler Merkezi Başkanı Av. A.Metin Uracin  açılış konuşmasında, toplantının Çin’i ve Çin hukuk sistemini daha yakından tanınmasına vesile olması dileklerini belirtti.

Doç. Dr. Cüneyt Akalın’ın<ı> “<ı>20. Yüzyılda Çin Serüveni” konusunda, Çin Halk Cumhuriyeti Shanghai Hukuk Fakültesi mezunu Uygur asıllı ve İstanbul Barosu Dış İlişkiler Merkezi Onur Üyesi Av. Aynur Abdülkerim’in  <ı>“Çin’de Hukuk Eğitimi ve Avukatlık” konusunda, Türk - Çin İş Konseyi Başkan Vekili İş Adamı Necati Abacıoğlu’nun, “<ı>Çin ile İş Yapmak”  konusunda ve İstanbul Barosu Dış İlişkiler Merkezi Üyesi Av. Sefa Güven’in “<ı>Shanghai Beşlisi ve Uzak Asya” konulu konuşmalar yaptıkları toplantıda, Çin hukukunu ve  Çin sistemini anlamanın, Çin felsefesinin kaynaklarının  anlaşılmaktan geçtiğini  belirten <ı> Uracin, Konfiçyüs hukuk anlayışına ve felsefesinin önemine değindi.

Konfüçyüs’ün günümüzden 2500 yıl önce, hukuk, yönetim, hümanizm, dürüstlük, adalet, eğitim, erdemlilik, saygı, sevgi, kibarlık, sükunet, güler yüzlülük, sabır, katlanma ve sadakat gibi ilkelerinin birer kodlama sistemi olarak Çin hukuk ve ahlâkı felsefesine yerleştirmiş olduğunu belirten Uracin,  tüm bu kavram ve anlayışların Çin hukuk ve ahlâkı felsefesine <ı>“Ren” olarak geçmiş olduğunu, Batı dünyasının  hümanizm olarak tarif ettiği, Çince’de <ı>“Ren” denilen  insancıllığın yüzyıllar öncesinden yerleşmiş olmasına Konfüçyüs felsefesinin katkıda bulunduğunu sözlerine ekledi.

Konfüçyüs’ün, öğretilerinin 2500 yıl boyunca Doğu Asya'yı derinden etkilemiş olduğunu ifade eden Uracin, birçok Batılı filozofun aksine Konfüçyüs tümdengelime dayanan akıl yürütmeyi değil, yürümekten akıla gitme yöntemini seçtiğini, hukuk ve yönetimin böylece adil ve harmoni içinde olacağını savunduğunu vurguladı.

Konfüçyüs’ün, hukuk, iktidar, egemenlik, yönetim, toplum, kişi ve insan üzerindeki düşüncelerinin can alıcı öneme sahip olduğuna dikkat çeken Uracin, “İktidar etrafında döndüğü ‘<ı>sâkin merkezi’ oluşturarak, her şeyin düzgün çalışmasını sağlamalıdır’’ sözüne değinerek, Konfüçyüs’ün, iktidardakilerin “başkalarını yönetmeden önce kendilerini yönetmesini bilmelidir’’ dediğini belirterek bunun hukukta tezahürünün, insanları idari konularda uyarmak ve ceza hukukuyla hizaya getirmek suretiyle<ı> utanç duygusunu geliştirmenin, insanların bireysel gelişmelerinin insani ilişkilerle olduğu ileri süren Konfüçyüs’ün, böylece  harmoni içinde bir toplum düzeni  düşüncesinin 2600 yıl gerilere kadar gitmiş olduğunu söyledi. Bu durumun,  Batılı toplumlarıyla Doğu Asyalı toplumlar arasındaki önemli bir farkı gösterdiğini sözlerine ekledi.

<ı>“Ren” ve  hukuk politikasındaki boyutu olan iktidarın vatandaşlarına insancıl davranma zorunluluğu olarak kabul ettiğini belirten Konfüçyüs felsefesinin, M.Ö. 5. yüzyıldan M.S 17. yüzyıla kadar etkili olduğunu, 17. yüzyıldan sonra etkisini tedrici olarak kaybettiğini, bunun esas sebebini Avrupalıların Çin’e nüfuz etmeye başlamalarıyla açıklamanın doğru olacağını belirtti.

1839 - 1860 yıllarında Çin ile Batılı devletler, İngiltere ve Fransa arasında tarihe  I. ve II. Afyon Savaşları olarak geçen savaşların Batılı devletlerin Çin'de ticaret ayrıcalıkları kazanmalarıyla sonuçlanmasının Çin toplumunun Konfüçyüs felsefesinden kopma noktasına getirdiğini belirten  Uracin,<ı> İngiliz tüccarların Çin'e yasa dışı yollardan afyon sokma çabalarına karşılık, Çin hükümetinin 1839'da afyon ticaretini durdurma girişiminde bulunarak İngiliz tüccarların Guangzhou şehrindeki afyon depolarına el koymasından sonra, sarhoş İngiliz denizcilerinin Çinli bir köylüyü öldürmesi ve Çin hukuk sistemine güvenmeyen İngiliz hükümetinin sanıkları Çin mahkemelerine teslim etmeyi reddetmesi üzerine taraflar arasındaki gerginliğin büyümesiyle savaşın patlak verdiğini belirtti. 

Bu savaşların 1842'de imzalanan Nanking Antlaşma ile sona erdiğini belirten Uracin, antlaşma hükümlerine göre, Çin’in tazminat ödemesi, ticaret ve yerleşim amacıyla beş limanın İngilizlere bırakılması ve İngiliz yurttaşlarının İngiliz mahkemelerinde yargılanması hakkının karara bağlandığını, bu durumun Çin’de köklü hukuki ve ahlaki değişime yol açarak, halkın tarihsel bir kodlamalar sistemi olan Konfüçyüs felsefesinin teori ve pratiğinden kopuşuna sebep olduğunu söyledi.

Bu durumun o yıllarda  ülkemiz ile batı dünyası  arasındaki savaş ve sulh ilişkilerinin tam bir benzeri olduğunu belirten Uracin,  Çin - İngiliz savaşlarında İngilizlerin bazı savaş gemilerinin daha sonraki yıllarda Çanakkale savaşında ülkemize karşı da kullanılmış olmasının doğrudan paralellikler kurulmasını sağladığını ifade etti.

Doç. Dr. Cüneyt Akalın<ı> “<ı>20. Yüzyılda Çin Serüveni” konusunda powerpoint destekli slayt görüntülü ayrıntılı bir sunum yaptı. Doç. Dr. Cüneyt Akalın  konuşmasında, Çin’in 1911 yılında Sun-Yat-Sen öncülüğünde Üç Halk İlkesi” ile demokratik adımlar atmış olduğuna, bu adımların 1920  yıllarında gelişerek devam ettiğine, bunun ülkemizdeki milli mücadele ile aynı zamana denk gelmiş olduğuna dikkat çekti. Çin okul kitaplarında üç liderin ders olarak okutulduğunu belirten Akalın,  bu kişilerin 1911 devrimine öncülük eden Sun-Yat-Sen, Çin devrimini 1949 gerçekleştiren Mao Zedung ve Mustafa Kemal Atatürk olduğunu belirterek, Çin demokratik mücadelesinin 1920-1949 arasında bir “Kemal” ihtiyacı içinde olduğunu belirtti.

Shanghai Hukuk Fakültesi mezunu Uygur asıllı ve İstanbul Barosu Dış İlişkiler Merkezi Onur Üyesi Av. Aynur Abdülkerim  <ı>“Çin’de Hukuk Eğitimi ve Avukatlık” konusunda yaptığı konuşmada, Çin’de hukuk eğitimi, avukatlık, hukuk sistemi, mahkemelerin yapısı, Çin’de insan hakları ve bu kapsamda ölüm cezaları ile Çin Anayasası konusunda bilgiler aktardı.

Türk - Çin İş Konseyi Başkan Vekili İş Adamı Necati Abacıoğlu, “<ı>Çin ile İş Yapmak”  konusunda yaptığı konuşmasında, Türk-Çin ticari ilişkilerinin son yıllarda gelişerek devam ettiğini, ticari hacmin iki ülke arasında 28 milyar dolar olduğunu belirterek, bunun 25 milyarının Çin’den ithalat, 3 milyar dolarının da Çin’e ihracat olduğunu belirtti. Abacıoğlu, Çin ile iş ilişkilerinde dikkat edilecek altın prensiplerden söz ederek konuşmasında ayrıntılı ve geniş açıklamalara yer verdi. Abacıoğlu, son 14 yılda yaklaşık 70 defa Çin Halk Cumhuriyeti’ne iş gezisi yapma fırsatı bulduğunu belirterek, iş ilişkilerinde sıkıntıların sözleşme yaparken hissedildiğinin, burada sözleşmeler hukukunda uzmanlaşmış ve dil bilen avukatlara ihtiyaç olduğunun altını çizdi.

İstanbul Barosu Dış İlişkiler Merkezi Üyesi Av. Sefa Güven ,“<ı>Shanghai Beşlisi ve Uzak Asya” konulu konuşmasında, Uzak Asya ve Pasifik Avukatlar Birliği’nin  üyesi olduğunu, Çin dışında Filipinler, Kamboçya ve Tayland gibi ülkelere uluslararası hukuk konularında konuşmacı olarak davet edildiğini belirterek , “<ı>Shanghai Beşlisi’” kuruluşu, üyeleri, yapısı, üye olma koşuları, gözlemcilik statüsü ve amacı konularında ayrıntılı bilgiler verdi.

Toplantının son bölümünde soru –cevap olarak devam edildi.

Katılımın yoğun olduğu toplantıya Türkiye Barolar Birliği Denetleme Kurulu Üyesi Av.İrfan Akyürek, İstanbul Barosu TBB delegeleri Av. İsmet Demirağ, Av. Ali Şen,  İstanbul Barosu Dış İlişkiler Merkezi Yürütme Kurulu Üyeleri Av. Tolga Ersoy, Av. Meltem Eğilmez Yakın, Av. Ata Alkış, İstanbul Barosu Dış İlişkiler Merkezi  Üyeleri Av. Ali Eryılmaz, Av. Nazan Köprülü, Av. Sabriye Dursun, Av. Özge Dündar, Av. Türkan Çapaklı Üstündağ, Av. Hatice Gök Yücegönül, Av. İlay Çatalbaş, Av. Barış Satılmış, Av. Ferhat Santulu, Av. Cem Ergin, Stj. Av. Bilge Ulukanlıgil, Stj. Av. Ali Batu Noyan, Stj. Av. Uğur Çakmak, Stj. Av. Ceylan Irmak Beşiroğlu, Başak Deniz, Serap Tepe, Elif Mızrak, İstanbul Barosu AB Komisyonu Eş – Başkanı Av. Cem Sofuoğlu,  İstanbul Barosu AB Komisyonu  YK Üyesi Av. Sevgi Çelik, Av. Meral Özkaya, Av. Yeter Kılıç da katıldılar.

Toplantı toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.

Galeri

Kategori:Haberler
İstanbul Barosu Dış İlişkiler Merkezince Düzenlenen “Çin” Konulu Panel Yapıldı | İstanbul Barosu