İstanbul Barosu Çocuk Hakları Merkezı Duyurusu

TÜRK CEZA YASASI ÇOCUĞA SUÇLU GÖZÜYLE BAKIYOR
Türk Ceza Yasası, Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşmesine aykırı hükümler taşıyor. Türkiye Cumhuriyetinin taraf olduğu bu sözleşmeye göre, sadece çocuklara uygulanabilir yasalar, usuller ve makamlar öngörmesi gerekiyor. Sözleşmeyle verilen sözlerin tutulması gerekiyor. Bunun için:
1. Öncelikle, çocukların ceza sorumlulukları ile ilgili düzenlemeler Türk Ceza Kanunu dışına çıkarılmalıdır. Bu çocuklar için adil yargılama hakkını ihlal eder biçimde güvenlik tedbirine değil, ihtiyaçları doğrultusunda koruyucu tedbirlere hükmedilmelidir.
2. Ceza sorumluluğu yaşı 14’e çıkarılmalıdır.
3. Kanunla ihtilafa düşen her çocuk için onu suça iten sebeplerin ortadan kaldırılmasına öncelik veren bir yaklaşım benimsenmelidir.
4. Bu amaçla yaş ayrımı olmaksızın bütün çocuklar hakkında karar verilmeden önce bir sosyal araştırma yapılması imkanı benimsenmelidir.
Cezanın hiçbir biçimde çocuğu suçtan koruma özelliğine sahip bulunmadığı unutulmamalıdır. Eğer çocukları ceza adaleti dışında tutmanın onların suçta araç olarak kullanılmasına sebebiyet vereceği düşünülüyorsa, azmettirme gibi eylemlerin ya da çocuklara karşı işlenen suçların cezaları ağırlaştırılmalıdır. İyi işlemeyen soruşturma sisteminin sorumluluğu çocukların omuzlarına yüklenmemeli, çocuklar bu gerekçe ile ceza adalet sisteminin süjesi haline getirilmemelidir. İstanbul Barosu Çocuk Hakları Merkezinin hazırladığı bir rapora göre:
Çocuk adalet sistemi,
· Öncelikle çocuğun adalet sistemi dışında tutulmasını,
· Öte yandan çocuğun adalet sistemine girdiği durumlarda cezalandırıcı adaletten uzak tutulmasını, koruyucu ve telafi edici adalete öncelik verilmesini gerektirir.
Oysa Türk Ceza Kanunu Tasarısı;
1. Ceza sorumluluğu olmayanları güvenlik tedbirine tabi kılmakla
2. 12 yaşını doldurmuş ancak 15 yaşını doldurmamış olanlar için “fiilin hukuki sonuçlarını algılayamaması veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmemiş olması” kriterini getirmekle,
3. 15 yaşını doldurmuş olanlar için sadece ceza öngörmekle,
çocuk adalet sisteminin tüm gereklerini reddetmektedir.
TCK, çok temel bir kanundur. Tasarının düzenlemesinde çocukların ceza sorumluluğuna yaklaşım ise çok temel bir hatadır.
Çocukların suç işlemedikleri, çocuklarını suça ve suçluluğa karşı koruyabilen bir toplum ve bu amaçla geliştirilmiş bir hukuk sistemi için geç olmadan Tasarının bu hükümlerinin gözden geçirilmesini ve esas olarak bu düzenlemelerin çocuklara özgü bir yasa ile düzenlenmesini talep ediyoruz.
İstanbul Barosu olarak, bu bakış açısına sahip herkesi de bizimle birlikte olmaya ve bu konudaki kararlılığını dile getirmeye davet ediyoruz.


