İstanbul Barosu Çalışanları Kemal Türkler Kitaplığı Hizmete Girdi
İstanbul Barosu İş Yeri Temsilciliğinde

Disk’e Bağlı Sosyal-İş Sendikası İstanbul Barosu İş Yeri Temsilciliğinde oluşturulan ‘İstanbul Barosu Çalışanları Kemal Türkler Kitaplığı’ 28 Şubat 2011 Pazartesi günü saat 12.00’da törenle hizmete açıldı.
Baha Çıtakoğlu’nun sunumunu yaptığı törende konuşan İstanbul Barosu Başkan Yardımcısı Av. Mehmet Durakoğlu, işçi sınıfının devrimci önderi Kemal Türkler adına oluşturulan kitaplığı çok anlamlı bir çaba olarak niteledi.
Kemal Türkler Davası’nın 30 yılda bitirilememiş ve zaman aşımına uğratılmış olmasının utancının yaşandığına dikkat çeken Durakoğlu, “İstanbul Barosunda küçücük bir odada da olsa onun adını sonsuza dek yaşatacak bir süreci başlatmış olmakla ondan özür dilemiş olacağız. Bunu kabul ederdi sanıyorum. Onu hep birlikte yaşatacağız” dedi.
Törende konuşan Kemal Türkler’in kızı Nilgün Türkler Soydan da, çok ağır bir hukuk mücadelesinin verildiğini, bu mücadelenin bitmediğini söyledi. Soydan, hukuk mücadelesinde emekçileri ve emek örgütlerini her zaman yanlarında bulduklarını, bu desteğin kendilerine güç kazandırdığını belirtti.
Disk’e bağlı Sosyal-İş Sendikası Genel Başkanı Metin Ebetürk de, İşçi sınıfının, aydınlık Türkiye mücadelesi veren Kemal Türkler’in izinden gideceğini ve onun mücadelesini başarıya ulaştırmak için çalışacağını söyledi.
Ebetürk, Türkler önderliğindeki işçi sınıfının mücadelesinin sadece emek mücadelesi ile yetinmediğini, bunu siyasal mücadeleyle kalıcı hale getirmek için Türkler’in Türkiye İşçi Partisinin kuruluşunda da görev aldığını anlattı.
Sosyal-İş Sendikası İstanbul Barosu İş Yeri Temsilcisi Bilge Çoban da, üreten, düşünen ve sorgulayan emekçiler olarak bir kitaplığa sahip olmanın gereğine inandıklarını ve yoğun bir çaba ile işçi sınıfının büyük önderi Kemal Türkler adına bu oluşumu gerçekleştirdiklerini söyledi.
Baro çalışanları adına konuşan Sadık Albayrak ise, ülkemizde kitap okuma bir ödül olması gerekirken bazı sanıklara ‘ceza’ olarak verildiğini, tarih boyunca egemen güçlerin kitabı ‘tehlikeli’ gördüklerini ve kitaplara yasaklar koyduklarını anlattı.


