İstanbul Barosu Aklın, Bilimin, Hukuk Devletinin Ve Cumhuriyet Değerlerinin Kalesidir

İstanbul Barosu Staj Eğitim Merkezi eğitmenleri birer plaketle onurlandırıldı.
Staj Eğitim Merkezi Yürütme Kurulunca 16 Ekim 2016 Pazar günü Baronun Kanlıca’daki sosyal tesisi Baro Bahçe’de düzenlenen törenle, 188 eğitmen ve SEM Yürütme Kurulu üyelerine plaket verildi.
SEM Yürütme Kurulu Başkanı Av. Muazzez Yılmaz, açılış konuşmasında, Staj Eğitim Merkezinin çalışmaları hakkında bilgi verdi. Tamamen gönüllülük ilkesine uygun olarak ders veren eğitmenlerin çalışmalarını öven Yılmaz, “Üniversiteden yeni mezun olmuş, bir an önce mesleğe başlama heyecanı içinde olan stajyer avukatlara eğitim vermek, onlara yeni bir şeyler kazandırmak ve onlara rol model olmak çok önemlidir. Bu zorlu gayretten dolayı gösterdikleri özveri için tüm eğiticilerimize teşekkür ediyoruz. Bu yolla stajyer avukatlarımıza ve baromuza sunulan hizmet her türlü takdirin üzerindedir” dedi.
Törende bir veda konuşması yapan İstanbul Barosu Başkanı Av. Doç. Dr. Ümit Kocasakal, İstanbul Barosunun çok büyük bir kuruluş ve çok büyük bir güç olduğunun altını çizdi ve başkanlığını yaptığı üç dönemin zorluklarını anlattı.
Üç dönem baro başkanlığı sürecinde hiçbir burukluğunun olmadığını belirten Kocasakal, “Bu görevi zaten çoktan hak etmiş, bu baroya inanılmaz derecede katkıları olmuş, üç dönem boyunca diğer arkadaşlarım gibi yol ve mücadele arkadaşlığımı yapmış, baro başkanlığını benden çok daha iyi yapacağına inandığım ve bildiğim sevgili Başkan Yardımcım Mehmet Durakoğlu’na devretmekle de çok huzurlu ve ümitliyim” dedi.
Başkanlıktan ayrılmakla hiçbir şeyden elini eteğini çekmediğini kaydeden Ümit Kocasakal, sadece baro başkanlığını bıraktığını, Ümit Kocasakal olmaya sonuna kadar devam edeceğini, kendisini yeni mücadeleler ve görevlerin beklediğini söyledi.
Baro Başkanlığı yaptığı üç dönemde iki büyük darbe teşebbüsü yaşadığını belirten Kocasakal, bu konuda şunları söyledi: “Birisi 15 Temmuz’da ülkenin geçirdiği darbe teşebbüsü, diğeri de baroya karşı yapılan darbe teşebbüsü. Baroya ‘darbeci baro’ diyen genç siviller şimdi nerede? Ama biz İstanbul Barosu olarak dimdik ayaktayız. 15 Temmuz gecesi kimin darbeci olduğu ortaya çıktı. Hatırlayınız, daha jetler havada bomba yağdırırken, ne olacağı belli değilken, kimin ‘kazanacağı’ belli değilken, herkes kulağının üzerine yatmış ‘dur bir sabahı görelim’ derken, İstanbul Barosu sosyal medyada, orada burada değil, 01.21’de darbeye karşı olan tavrını resmi internet sitesine koymuştur. Ve İstanbul Barosu bu tavrı ortaya koyan Türkiye’de tek kurumdur. Resmi internet sitesinde darbe karşıtlığını açıklama cesaretini gösteren ikinci bir kurum yoktur”.
Baroya yapılan darbe teşebbüsünden sonra Olağanüstü Genel Kurul’a gittiklerini, bu Genel Kurulun tarihe geçeceğini kaydeden Kocasakal, bu Genel Kurulda, fikri ayrılıklar bir tarafa bırakılarak, bir grubun yönetimi dışında tüm gruplar ve meslektaşlarımızın meşru yönetimi desteklediklerini ve ona sahip çıktıklarını anlattı. Kocasakal, “Bu dönemde İstanbul Barosu yönetiminin iki dava ve üç soruşturma geçirdiğini, baro yönetimini yargılayan ve soruşturanların şimdi nerede olduklarını hepimiz biliyoruz” dedi.
Dönem içinde baroya iki sosyal tesis kazandırıldığını, baro binası inşaatının hızla ilerlediğini haber veren Kocasakal, tüm meslektaşların sağlık güvencesine kavuşturulduğunu, servis hizmetlerinin devam ettiğini, baronun rutin çalışmalarının ise başarıyla sürdüğünü anlattı.
Ümit Kocasakal, yeni yönetime, kendisin de takipçisi olacağı, baroya yakışır, fiziki şartları daha iyi olan, Staj Eğitim Merkezi Kompleksi ve Huzur Evi yapma önerisinde bulundu.
Staj Eğitim Merkezinin, bir takım sorunlara rağmen çok başarılı çalışmalar yaptığını, Yürütme Kurulu Başkanının Yönetim Kuruluna uğurlandığını belirten Ümit Kocasakal, gerek Yürütme Kurulu Üyelerinin, gerekse bunca genç meslektaşımızın mesleki eğitimine inanılmaz katkı veren hocalarımızın hakkının ödenemeyeceğini, İstanbul Barosunun asıl gücünün de bu anlamlı ve özverili hizmetlerden kaynaklandığını bildirdi.
İstanbul Barosu Başkanı Av. Doç. Dr. Ümit Kocasakal, veda konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “İstanbul Barosu her türlü aldanma ve aldatılmalara karşı enlem ve boylamını hiç değiştirmedi. Ama etrafta bir sürü savrulmalar gördük. Bütün bunlar olurken ülkeye bir yön duygusu verdik, bir tür deniz feneri olduk. İstanbul Barosu aklın, bilimin, hukuk devletinin; cumhuriyetin, onun ilke ve değerlerinin temsilcisi ve kalesi oldu, olmaya da devam edecektir. Cumhuriyetten uzaklaştıkça başımıza neler gelebileceğini gördük. O yüzden, bu ülkenin tek bir çıkış yolu var, o da, ülkenin acilen 9 Kasım 1938’e geri yüklenmesidir.”
Başkanın konuşmasından sonra plaket sunumuna geçildi.


