İstanbul Barosu LogoİSTANBUL BAROSU
“Herhalde dünyada bir hak vardır ve hak kuvvetin üstündedir.”M. Kemal ATATÜRK

İstanbul Barosu 138 Yaşında!

5 Nisan Avukatlar Günü ve Baromuzun 138. Kuruluş Yıldönümünde düzenlenen törenle

İstanbul Barosu 138 Yaşında!

 

 



5 Nisan Avukatlar Günü ve Baromuzun 138. Kuruluş Yıldönümünde düzenlenen törenle mesleklerinde 25, 30, 35 yılını dolduran meslektaşlarımız plaketle onurlandırıldı.

Meslekte 25 yılını dolduran 470, 30 yılını dolduran 253, 35 yılını dolduran 202 avukat olmak üzere toplam 925 meslektaşımıza plaketleri, 09-10 Nisan 2016 Cumartesi ve Pazar günleri baromuzun sosyal tesisi Baro Bahçe’de düzenlenen törenle sunuldu.

Tören, İstiklal Marşı ve saygı duruşuyla başladı. Törende konuşan İstanbul Barosu Başkanı Av. Doç. Dr. Ümit Kocasakal, İstanbul Barosu’nun daima milli bir çizgide olduğunu, Cumhuriyetin ve onun ilkelerinin takipçisi ve savunucusu olduğunu ve öyle olmaya da devam edeceğini söyledi.

Bir süre önce İstiklal Marşımızın kabulünün yıl dönümünün kutlandığını belirten Kocasakal şöyle dedi: “Milli Şairimizin ‘Allah bir daha bu vatana İstiklal Marşı yazdırmasın’ sözü hepimiz için rehber, bir uyarı olmalıdır. O marş bir daha yazılmayacak ve buna izin verilmeyecektir”.

Bizi çeşitli açılardan bölmek isteyen emperyalist oyunlarına gelmeyeceklerini belirten Ümit Kocasakal, “Etnik olarak, mezhep olarak, inanç olarak, başı açık-başı kapalı diye bizi bölmek isteyenlere inat biz birliğimizi ve kardeşliğimizi muhafaza etmeye devam edeceğiz” dedi.

Çok zor zamanlardan geçildiğini, ama kimsenin umutsuz olmaması gerektiğinin altını çizen Kocasakal şöyle devam etti: “Bu ülke çok büyük bir ülke, bu devlet çok köklü bir devlet, bu millet çok onurlu bir millet, bunların üstesinden gelebilecek kudrete ve ferasete sahiptir. Yıllar önce emperyalizmi nasıl bir milli mücadele ile püskürttüysek, gene aynı şekilde, o milli ruh ve beraberlik içersinde püskürtmesini biliriz”.

Avukatlığı bir gelenek mesleği, bir bayrak yarışı olarak niteleyen Ümit Kocasakal, “Bizden önceki üstatlarımız bu hukuk ve adalet bayrağını onurla taşıdılar, bize devrettiler, bizler de bizden sonrakilere aynı şekilde devredeceğiz. Bu mesleğe ve İstanbul Barosuna, tüm barolara ve hukuka çok büyük katkıları olmuş ve ebediyete intikal etmiş bütün üstatlarımızı aynı şekilde saygıyla, sevgiyle, minnetle anmak istiyorum” dedi.

Ümit Kocasakal konuşmasına şöyle devam etti: “Bu mesleğe yıllardır emek verdiniz, hizmet ettiniz. Avukatlık mesleği –abartmıyorum- dünyanın en onurlu, en saygın, en kutsal mesleğidir. Dünyada hak kavramı çok önemli bir kavramdır. Bir hakkın ‘tespit ve tescilinden’ daha değerli, daha kutsal bir şey düşünemiyorum. Biz avukatlar, yurttaşlarımızın anayasal hakları olan ‘hak arama’ ve ‘savunma’ hak ve özgürlüğünün vasıtası, teminatı ve aracısı oluyoruz ve olmaya devam ediyoruz. Ne yazık ki, son yıllarda avukatlık mesleğine karşı bütün dünyada çok büyük bir saldırı var. Maalesef ‘hukuk ve adalet’ duygusu bir iş yükü olarak görülüp özelleştirilmeye başlandı. Hukuk ve adalet bir ‘meta’ haline getiriliyor. İnsanların hakkı, hukuku, adalet bir “iş yükü” değildir. Böyle düşünenleri şiddetle kınıyorum. Adalet ve hukuk bir devletin varlık sebebidir. Adalet ve hukuk özelleştirilmeye başlanınca da avukatlık mesleği –küçümsemek için söylemiyorum ama- bir ‘iş adamlığına’ ve ‘tüccarlığa’ dönüşür. Bu çok acı. Bütün dünyada avukatlık mesleğinin genetiği ile oynanıyor. Bu genetik yapı, kimden gelirse gelsin, kime yönelirse yönelsin, her türlü hukuksuzluğa, haksızlığa, zulme karşı çıkmak, hiçbir gücün, iktidarın önünde diz çökmemek, eğilmemek ve dimdik durmak ve direnmektir. Şimdi bu genetik yapıyla oynanmak isteniyor. O nedenle cüppemizin değerini bilelim. Biliyorsunuz bu cüppenin yakasının dik olması dimdik durmayı ifade ediyor, kırmızısı ceza, yeşili özel hukuk adaletini temsil ediyor. Ama daha da önemlisi bu cüppenin düğmesi yok, iliği yok; bunun da bir nedeni var, bunun nedeni hiçbir gücün karşısında kapanmaz, hiçbir gücün karşısında da eğilmez”.

Anayasanın 36. Maddesinin avukatlık mesleğinin anayasal dayanağı olduğuna işaret eden Ümit Kocasakal, anayasaya yeni madde eklemeye gerek olmadığını, doğrudan doğruya hak arama hürriyetinin kaynağının o madde olduğunu söyledi.  Kocasakal şöyle devam etti: “Çünkü vatandaşın hak arama hürriyetini o maddeye dayanarak onlar adına kullanıyoruz. Bir anlamda vatandaşın doğrudan doğruya tek temsilcisi biziz. Siz hiç kimsenin hâkimini, savcısını seçebildiğini gördünüz mü? Ama herkes avukatını belirleyebiliyor.  Yargıyı yargı yapan güç biziz, ona meşruiyetini, gücünü veren biziz. Avukatı yargılamadan çıkarın, hiç kimseyi tatmin edemezsiniz. Hukuk devleti tesis edilene kadar bu mücadele devam edecektir”.

İstanbul Barosu Başkanı Av. Doç. Dr. Ümit Kocasakal, meslekte 25, 30, 35 yılını dolduran meslektaşlarını kutladı ve onlara hak ve hukuk mücadelesinde başarılar diledi.

Başkanın konuşmasından sonra Yönetim Kurulu Üyesi Av. Sevgi Barutçu, 9 Nisan Cumartesi günü törenin sabah bölümünde meslekte 25 yılı dolduran avukatları 10’ar kişilik guruplar halinde plaket almaya davet etti. Yönetim Kurulu Üyesi Av. Süreyya Turan ise, Cumartesi günü öğleden sonra ve 10 Nisan Pazar günü meslekte 30 ve 35 yılını dolduran avukatları 10’ar kişilik gruplar halinde plaketlerini almak üzere platforma davet etti.

Başkan Kocasakal, hak eden avukatlara plaketlerini teker teker sundu ve gruplar halinde fotoğraf çekimi gerçekleştirildi.

Galeri

Kategori:Haberler