İşgalden Kurtuluşa Anadolu Direnişi
İşgalden Kurtuluşa Anadolu Direnişi

İstanbul Barosu Cumhuriyet Araştırmaları Merkezince 19 Mayıs nedeniyle düzenlenen ‘İşgalden Kurtuluşa Anadolu Direnişi’ konulu söyleşi, 26 Mayıs 2017 Cuma günü saat 18.00’da Baro kültür Merkezinde gerçekleşti.
Sunumunu Cumhuriyet Araştırmaları Merkezi Üyesi Av. Deniz Antepoğlu’nun yaptığı söyleşinin açılışında konuşan İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Av. Şahin Erol, Gazi Mustafa Kemal Atatürk başkanlığındaki Kurtuluş Savaşı’nın önder kadrosu ve Türk ulusunun gerçek bir destan yarattıklarını söyledi.
Bu destanın aslında tüm mazlum milletlere ışık olduğunu, bu anlamda hem kuruluşu, hem kurtuluşu savaşın en yakıcı ortamında barışı da oluşturarak gerçekleştirildiğini belirten Erol, bütün bunların unutturulmaya çalışıldığını ve Atatürk’ün kitlelere mal olmuş ruhunu yok edebilmek için büyük bir çaba harcandığını her geçen gün örnekleriyle gördüklerini bildirdi.
Mustafa Kemal sevgisinin öyle kolayca yok edilebilecek bir sevgi olmadığının altını çizen Şahin Erol, “Mustafa Kemal olgusunun Türkiye Cumhuriyetini şekillendirmesine bakılırsa geleceğe ilişkin karamsar olmaya gerek bulunmadığına inanıyorum. Kitleleri derdinden etkilemiş bir lideri yok etmeden, cumhuriyeti yok edemeyeceklerini görüyorlar. Emperyalizmin ve onun taşeronlarının bunu kendileri için bir hedef seçtiklerini ve faaliyetlerini son zamanlarda daha da yoğunlaştırdıklarını biliyoruz” dedi.
İstanbul Barosu Cumhuriyet Araştırmaları Merkezi Başkanı Av. Filiz Karaman, Atatürk sevgisini bu milletin gönlünden hiç kimse söküp alamayacağını, Atatürk karşıtları arttıkça, Atatürkçü cephenin daha da güçlendiğini belirtti. Karaman ”Anıtkabir insanları almaz oluyor. Spor alanları ‘Mustafa Kemal’in askerleriyiz’ diye inliyor. Sahte tarihçiler, suç işlemeyi göze alarak Atatürk’e karşı yaptıkları saldırılara rağmen, toplumda kabul görmüyor” dedi. Karaman, Sinan Meydan gibi gerçek tarihçiler belgeleriyle halka doğruları anlatmaya devam ettikçe cumhuriyet karşıtlarının toplumda fazla etkili olamayacaklarını bildirdi.
Söyleşinin konuğu Tarihçi-Yazar Sinan Meydan, “Anadolu’da Atatürk’e, cumhuriyete yönelik bir açlık var, sevgi var. Oralara gittiğinizde bunu görüyorsunuz. Anadolu insanı belki de sağduyusuyla bir gerçeği saptama noktasına gelmiş, Atatürk’ü yeniden keşfediyor” dedi.
Bu tespiti referandum öncesinde evet oylarının çok çıktığı yerlerde gördüğünü, bunu da bu iktidarın sağladığına dikkat çeken Meydan, şöyle devam etti: “Çünkü son 15 yıldır Atatürk’ü tartışmaya açtılar, iftiralar, saldırılar peşi sıra geldi. Siyasi makamlarda Atatürk’e saldırılar yapıldı. Son 8 yılda beş kitap yazdım ve bu kitaplarda atılan iftiralara yanıt verdim”.
Atatürk’e iftiralar, saldırılar arttıkça, özellikle gençlerin Atatürk’ü yeniden keşfettiklerini belirten Sinan Meydan, bunun umut verici olduğunu, gençlerin gardırop Atatürkçüsü değil, Atatürk’ün fikir zenginliklerini keşfeden, yakın tarihten ders alan ve o doğrultuda yönünü çizmeye çalışan bir kuşak olarak gördüğünü bildirdi.
Meydan, “Umutsuz olmak için bir takım gerekçeler üretebilirsiniz, ama Atatürkçüyüm diyorsanız umutsuzu olmaya hakkınız da yok, lüksünüz de yok” dedi.
Tarihin ölmüş bitmiş bir zaman dilimi olmadığını, bir bilimi dalı olarak geleceğimizi kurarken önümüzü açması gerektiğini, sevgi-nefret ikilemiyle tarihe yaklaşmanın doğru olmadığını belirten Meydan, okunan tarih ufkumuzu açmıyorsa, hayatımızı biçimlendirmiyorsa, önümüzü açmıyorsa, geleceğimizi şekillendirmede bize faydası bulunmuyorsa bu tarihi okumanın bir anlamı olmadığını söyledi.
Sinan Meydan şöyle devam etti: “Son zamanlarda ‘Tarih ile aldatmak’ diye bir sözden bahsediyorum. Bugün tarih Türkiye’de bir aldatma aracı olarak kullanılıyor. Bu toplumu Allah ile aldattılar, bu yetmedi, şimdi de tarih ile aldatmaya çalışıyorlar. Allah ile aldatmak, sona ermedi, halen devam ediyor. Gençleri, çocukları yeni bir beyin yıkama ile formatlıyorlar ve yeni bir insan türü yaratmaya çalışıyorlar. Bu insan tipini yaratırken, tarihten yararlanıyorlar. Bunun farkındalar, televizyon ekranlarından, gazete köşelerinden, söyleşilerde, hatta okullarda ve üniversitelerde çocukların, gençlerin beyinlerini yıkıyorlar. Bunu da tarihi çarpıtarak yapıyorlar. Tarih yeniden kurgulanıyor”.
Türkiye Cumhuriyetinin bir karşı devrimle karşı karşıya bulunduğunu, Yeni Osmanlıcılık denilen, başını ABD’nin çektiği bir emperyal projeyi hayata geçirebilmek için tarihi çarpıttıklarını belirten Sinan Meydan, resmi tarihle yüzleşmek bahanesi altında tarihi gerçekleri alt üst ettiklerini bildirdi. Meydan, “Resmi tarihle yüzleşmek mümkündür, ama bu bilimsel verilerle yapılır. Cumhuriyetten kurtulmadan Yeni Osmanlıcılığın hayat bulması mümkün değil. Cumhuriyetten kurtulmak için de Atatürk’ten kurtulmak lazım. Atatürk cumhuriyetin kalbidir, onu sökmeye çalışıyorlar. Bu nedenle son dönemde Atatürk’e yapılan saldırıların altında bu vardır” dedi.
Sinan Meydan’ın işgalden kurtuluşa Anadolu direnişinden enstantaneleri de anlattığı uzunu söyleşisi iki saat sürdü. Söyleşinin sonunda soru-cevap bölümü uygulandı. Ardından İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Av. Şahin Erol, Tarihçi Yazar Sinan Meydan’a bir plaket sundu.


