İstanbul Barosu LogoİSTANBUL BAROSU
“Herhalde dünyada bir hak vardır ve hak kuvvetin üstündedir.”M. Kemal ATATÜRK

İş Yerinde Kadın: Sömürü, Mobbing, Şiddet ve Taciz

İş Yerinde Kadın: Sömürü, Mobbing, Şiddet ve Taciz

İstanbul Barosu Bağlı Çalışan Avukatlar Kurulunca düzenlenen ‘İş Yerinde Kadın: Sömürü, Mobbing, Şiddet ve Taciz’ konulu panel, 05 Mart 2020 Perşembe günü saat 19.30’da baromu merkez bina konferans salonunda yapıldı.

Panelin açılışında konuşan İstanbul Barosu Başkan Yardımcısı Av. Nazan Moroğlu, yıllardır verilen mücadele ile kadın haklarında önemli aşamaların kaydedildiğini söyledi. Bugün artık sömürü, şiddet, taciz, mobbing benzeri kelimeleri yan yana sıralayabildiklerini belirten Moroğlu, “Türkiye’de uzun yıllar zaten kadın yoktu. İşyerinde böyle bir şey düşünülmezdi. 1992 yılına kadar evli bir kadının çalışabilmesi için kocasından yazılı muvafakat alması gerekirdi” dedi.

2002 yılına kadar kadının aile içinde ikincil konumda bulunduğunu, kadına bakış açısının da tam erkek egemen zihniyetle beslenip devam ettiğini belirten Moroğlu, 2005 yılına kadar temel kanunlarımızda değişiklik yapana kadar kadının birey olarak yasalarda bulunmadığını bildirdi.

Kadın hakları için uzun yıllar savaşım verildiğini, ancak elde hukuksal bir araç bulunmadığını belirten Nazan Moroğlu şöyle devam etti: “Sadece Türkiye’de değil, dünyada da kadın sorunları yaşanıyordu. Oralarda da kadın haklarında önemli aşamalar oldu. 1979 yılında Birleşmiş Milletler, ‘Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Kaldırılması Sözleşmesi’ni kabul etti. Sözleşme, ayrımcılıkla mücadelenin yasalara ve hayata geçirilmesinin bir yol haritasıydı. Ancak, bugün kadının en büyük sorunu olarak gördüğümüz ‘kadına şiddet’ bu sözleşmede yoktu. Bu bir özel alan kabul ediliyordu. Kadına yönelik şiddetin artması karşısında 1992 yılında Birleşmiş Milletlerden kadına yönelik şiddetin önlenmesine dair tavsiye kararı çıktı. 1993’de bu bildirgeye dönüştü. 2002 yılında sadece kadının çalışma hayatıyla ilgili olarak iş yerinde kadına cinsel taciz ilk defa Avrupa Birliği yönergesine girdi”.

Şimdi artık elde hukuksal araçların, hatta mobbingle ilgili bir genelge bulunduğunu belirten Moroğlu sözlerini şöyle tamamladı: “Genelgenin bir cümlesi şöyle: “İş yerinde psikolojik tacizle mücadele öncelikle işverenin sorumluluğunda olup işverenler çalışanların tacize maruz kalmamaları için gerekli bütün önlemleri alacaktır”. Bugün artık hem haklar, hem de hak ihlallerine karşı yaptırımları getirildi. Şimdi artık dayanışma içinde el ele mücadeleye devam etmeliyiz”.  

Açılış konuşmasından sonra panel oturumuna geçildi. Oturumu Bağlı Çalışan Avukatlar Kurulu Başkanı Av. Özge Demir yönetti.

İstanbul Medeniyet Üniversitesi Dr. Öğretim Üyesi Fatma Pınar Arslan, kadının sağlık hakkı üzerinde durdu. Kadının işe alınmasında çeşitli sorunlar yaşandığını, işe alınırken bir takım pazarlıkların yapıldığını belirten Arslan, kadının hamile kalma ve kreş isteme hakkının bulunduğunu bildirdi. Bazı çalışma ortamlarının kadının bünyesine uygun olmadığını belirten Arslan, kadınlara iş yerinde ayrımcılık yapıldığını ve mobbing uygulandığını kaydetti. Kadınları çalışmaktan vazgeçirmek için çeşitli yöntemlerin denendiğini hatırlatan Arslan, kadın emeğinin sömürülmesine uygun şartların iş yerinde sürdürüldüğünü anlattı.

Bağlı Çalışan Avukatlar Kurulu Üyesi Av. Pelin Pınar Kaya, sömürü ve mobbing konusunda konuştu. Bazı iş yererinde kadının ucuz iş gücü olarak görüldüğünü belirten Kaya,  oysa kadın emeğinin çocuk bakımı, yaşlı hasta bakımı, dikiş, nakış ve ev işleri gibi görünmeyen yüzü bulunduğunu bildirdi. Ekonomik kriz için alınan önlemlerin kadın sömürüsüne yol açtığını, işten çıkarmaların arttığını, direnenler için mobbing uygulandığını belirten Pınar Kaya, eşit işe eşit ücret konusunda sıkıntılar yaşandığının altını çizdi.

Bağlı Çalışan Avukatlar Kurulu Başkanı Av. Özge Demir, toplumsal cinsiyete dayalı şiddet konusunda bilgi verdi. Özellikle büyük hukuk bürolarında kadın avukatlara yönelik zorbalıklara tanık olduklarını belirten Demir, zaman zaman bu zorbalıkların gizlenmeye çalışıldığını bildirdi. Özge Demir, cinsel taciz konusunda dünyada kadınlar ne yaşıyorsa Türkiye’de de kadınların çok yaygın olarak aynı şeyleri yaşadıklarını anlattı. Kadın avukatlara yönelik cinsel tacizle ilgili Türkiye Barolar Birliği TÜBAKKOM’un bir raporu bulunduğunu belirten Demir, 28 bin avukatın bulunduğu Ankara’da 3063 kadının katıldığı ankette kadınların %40’ının hakarete uğradığını, aşağılama, küçük düşürme ile karşılaştığını, bu %40’ın %84’ünün de cinsel tacize uğradığının tespit edildiğini kaydetti.

Sunumların tamamlanmasından sonra soru/cevap bölümüne geçildi. Panel sonunda konuşmacılara birer Teşekkür Belgesi verildi.


 

Galeri

Kategori:Haberler
İş Yerinde Kadın: Sömürü, Mobbing, Şiddet ve Taciz | İstanbul Barosu