İş Sağlığı Ve İş Güvenliğinde Hukuksal Sorunlar
İstanbul Barosu Dış İlişkiler Merkezi, İş ve Sosyal Güvenlik Komisyonu

İstanbul Barosu Dış İlişkiler Merkezi, MESKA Vakfı, BARIŞ TV, İstanbul Barosu İş ve Sosyal Güvenlik Komisyonu ile birlikte 28 Eylül 2013 Cumartesi günü Orhan Adli Apaydın konferans salonunda “ Uluslararası Boyutuyla İş Sağlığı ve Güvenliği’nde Hukuksal Sorunlar” konulu Konferans, Panel ve Çalıştay yapıldı.
Açılış konuşmaları İstanbul Barosu Dış İlişkiler Merkezi Başkanı Av. A.Metin Uracin ve Meslek Hastalıkları – İş Kazaları Araştırma ve Önleme Vakfı - MESKA Vakfı Başkanı Hüseyin Avni Yardımcı tarafından yapılan toplantının sunumu Dış İlişkiler Merkezi üyesi Av. Tuğce Kaboğlu tarafından yapıldı.
İstanbul Barosu Başkanı Av. Doç. Dr. Ümit Kocasakal’ın başarılı bir toplantı olması dileklerini ileterek koınuşmasına başlayan Av. A.Metin Uracin toplantının 9 Haziran 2013 tarihinde yapılması planlanmış olduğunu, Gezi Parkı olayları sebebiyle ertelenmiş olmasına rağmen katılımın yüksek olmasının İş Sağlığı ve Güvenliği konusunun güncel ve ilgi odaklı olduğun gösterdiğini belirtti.
İstanbul Barosu Adli Orhan Apaydın salonunda bu toplantının yapılıyor olmasının onur kaynağı olduğunu, Orhan Adli Apaydın’ın Hukukun Üstünlüğü ve İnsan Hakları mücadelesiyle tarihe geçmiş bir başkan, bir avukat olduğunu belirterek,135 yıllık İstanbul Barosu tarihinin mücadelelerle dolu geçmişine dikkat çekti. 1878 yılında henüz 63 avukatla ilk kuruluş aşamasında dava vekili Manyasızade Rıfat’ın Yıldız Yargılamaları da ki Mithat Paşa savunmasıyla, yine 1915- 1920 İstanbul Barosu Başkanı ve aynı zaman da Meclisi Mebusan başkanı olan Dava Vekili Celalettin Arif’in Milli Mücadele’nin başlangıç yıllarında, Meclisi Mebusan başkanlığından ayrılarak Erzurum Kongresi ve 1. TBMM çalışmalarına katılmış bir hukukçu olduğunu belirten Uracin, bu mücadele geleneğinin bu günde sürdüğünü İstanbul Barosunun Hukukun Üstünlüğü ve İnsan Hakları mücadelesinde bugün de he türlü zorluk ve yargılamaklara rağmen kesintisiz sürdürdüğünü belirtti.
İstanbul Barosunun yasaların hazırlanmasının tüm aşamasında kanaat ve görüşlerini bildirmek için çalışmalar yapmış olduğunu, bunun son örneğinin Nisan 2012 tarihinde kabul edilen ‘’ Yabancılar ve Uluslararası Koruma Yasa Tasarısı ‘’ konusunda yapmış olduğu panel, konferans ve çalıştay ile TBMM de gurubu olan partiler ve sivil toplum örgütlerinin de katılımıyla görüş alışverişinde bulunmuş olduğunu belirtti.
Uracin, bu toplantıda ‘’ İş Sağlığı ve Güvenliği yasası’’ konusunda değerli Hukukçular, Akademisyenler, İş Güvenlik Bilim Uzmanı mühendisler, İş Sağlık Bilim Uzmanı Doktorlar tarafından ele alınarak görüş sunulacak panel, konferans ve çalıştay’la İstanbul Barosunun bu geleneği sürdürdüğünü belirterek başarılı bir toplantı olmasını diledi.
Dünya üzerinde 3 milyara varan günlük iş gücünün 1.2 milyarının kadın iş gücü olduğunu, yılda 2 milyon çalışanın iş kazalarında hayatını kaybettiğin, bu verilerin dakikada yaklaşık 5 işçi ölümüne tekabül ettiğini belirten Uracin, bunun yanında, dünyada yılda 160 milyon çalışanın meslek hastalıklarından muzdarip olması da dikkate alındığında, ‘’İş Sağlığı ve İş Güvenliği’’ yasası kapsamının sadece İş Hukukunu değil Ceza Hukuku, İdare Hukukunu, Medeni Hukuk ve mütemmimi Aile Hukuku ile Kadın haklarını, Sigorta Hukuku, Sağlık Hukuku başta olmak üzere bir çok hukuk disiplini ile iç içe bir uluslararası hukuk alemi olduğunun belirtti.
Ülkemizde iş kazalarının sebep olduğu yaşam kaybının yıllık 80.000 sayısı olan dehşet sınırına ulaşmış olduğunu, meslek hastalıklarının ise 1100 sayılarında düşük seyrinin kayıt sistemindeki eksik ve yetersizlikle açıklanabileceğini belirte Uracin, bunun dünyada yılda 2 milyon çalışanın iş kazalarından ölümümü yanı sıra, dünyada yılda 160 milyon çalışanın meslek hastalıkları istatistiği ile ters orantılı olmasının ‘’meslek hastalıklarında tanı ve kayıt’’ eksikliklerine dikkat çekerek 6331 sayılı ‘’İş Sağlığı ve İş Güvenliği’’ yasasının mecburi ve müeyyideli kayıt sistemi getirmiş olmasının hakikatin tespit, teşhis ve tedavisi için bir ilerleme anlamına geldiğini belirtti.
20 Haziran 2012 tarihinde kabul edilen, ertelenerek tedrici olarak yürürlüğe giren 6331 sayılı ‘’İş Sağlığı ve Güvenliği’’ yasasının uluslararası kaynaklarının Birleşmiş Miletler (United Nations - UN ), Uluslararası Çalışma Örgütü ( İnternational Labor Organization - İLO), Dünya Sağlık Örgütü ( World Health Organization (WHO), Avrupa Birliği – European Union ( EU) tarafından kabul edilen ve sayıları 200’ü geçen Sözleşme, Tavsiye Kararı ve metinler olduğunu belirten Uracin, 10 Aralık 1948 tarihli BM İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinin 23.Maddesinde yer alan ‘’ Herkesin çalışmaya, işini özgürce seçmeye, adil ve elverişli çalışma koşullarına ve işsizlikten korunmaya hakkı vardır. ‘’ ilkesine kadar geriye gittiğinin altını çizdi.
Birleşmiş Miletlerin İhtisas örgütü olarak kurulan Uluslararası Çalışma Örgütü’nün- İnternational Labor Organization ( İLO ) 155 Sayılı sözleşmesiyle açık ve net belgelere dönüşmüş olduğunun altını çizen Uracin, uluslararası Çalışma Örgütü- İnternational Labor Organization ( İLO ) 155 Sayılı sözleşmesiyle başlayan İş Sağlığı ve Güvenliğine ve Çalışma Ortamına İlişkin 155 Sayılı Sözleşmede ‘’Uluslararası Çalışma Örgütü…Cenevre’de..oturumunda; sağlık, güvenlik ve çalışma ortamına ilişkin belirli önerilerin kabulüne ve bu önerilerin bir uluslararası sözleşme şeklini almasına karar vererek, İş Sağlığı ve Güvenliği Sözleşmesi, 1981 olarak adlandırılacak olan sözleşmeyi, kabul etmesiyle devam etmiş dayanak belge olduğunu belirtti, Uracin, 4 yıl sonra 7 Haziran 1985 tarihinde Uluslararası Çalışma Örgütü- İnternational Labor Organization ( İLO ) İş Sağlığı Hizmetlerine İlişkin 161 sayılı ILO Sözleşmesin kabul edildiğini ülkemiz tarafından imzalanmış olduğunu belirtti.
‘’İş Sağlığı ve Güvenliği’’ yasasının uluslararası kaynaklarının
İnternational Labor Organization ( İLO ) 1988 tarihli 167 sayılı inşaat işlerinde, 1995 tarihli 176 sayılı madenlerde, 184 sayılı tarımda İş Güvenliği ve İş Sağlığı sözleşmesini ülkemizin imzalamamış olmasının büyük bir eksiklik olduğunu belirtti.
‘’İş Sağlığı ve Güvenliği’’ yasasının uluslararası kaynaklarını arasında Uluslararası Çalışma Örgütü ile Dünya Sağlık Örgütü ortak komitesinin 1995 yılında 12. Oturumunda gözden geçirerek kabul etmiş olduğu ‘’İş Sağlık Tanımı Metni’’ ile Avrupa Birliği Direktiflerinin olduğunu belirtti.
Ülkemizde İş sağlığı ve güvenliğine olan ihtiyaç her ne kadar kömür madenciliği ile doğmuşsa da, bu alanda ilk yasal düzenlemeler; 1865 yılında yayınlanan Dilaver Paşa Nizamnamesi ve ardından 1869 da yürürlüğe giren Maaddin Nizamnamesi olduğunu belirten Uracin, İş sağlığı ve güvenliğine ilişkin ilk düzenleme ülkemiz ‘’ Kurtuluş Şavaşı’’ nda olmasına rağmen, 1921 yılında TBMM, maden işçilerinin hukukuna ilişkin kanunu çıkarmış olması ile esaslı olarak başladığının sözlerine ekledi. 1930 yılında çıkarılan “Umumi Hıfzıssıhha Kanunu” nun 180. maddesi ile ‘’...en az elli işçi çalıştıran işyeri sahiplerine hekim bulundurma ve hastaları tedavi etme zorunluluğu...’’ getirilmiş olmasıyla devam ettiğini belirtti.
4857 sayılı İş Kanunu’nun bir kısım 68. – 86. Maddeleri ile sayıları 33 olan yönetmeliklerle ‘’İş Sağlığı ve Güvenliği’’ konusunda yürütülmüş olduğunu belirterek, söz konusu 33 yönetmeliğin 28 ‘inin Avrupa Birliği metinlerinden alınmış dağınık, düzensiz ve yüzeysel ve yetersiz olan uyumlaştırma ( Harmonisation ) temeli üzerinde olduğunu, bu durumun yeni yasaya kadar idare edildiğini belirten Uracin, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği yasasının yeni bir kanun olarak hukuk alemimize girmiş olduğunu belirtti.
İstanbul Barosunun İnsan Hakları mücadelesinde çalışanların fiziki, ruhsal ve biyolojik sağlık ve güvenliklerinin korunması, sosyal refahlarının yükseltilerek muhafaza edilmesine önem verdiğini belirten Uracin, çalışanların emeğinin her şeyin temeli olduğunu, temel insan haklarının savunulmasında emeğin savunulmasının toplumsal refah, ilerleme ve gelişmeye yol açacağını, çalışanların katılım ve temsilinin çoğulculuk ve demokratikleşme anlamına geldiğini belirterek, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği yasasının 11. -22 maddelerinin özellikle 19. maddesinde yer alan ‘’ Çalışanların görüşlerinin alınması ve katılımlarının sağlanması ‘‘ katılımcı demokrasi manasında bir ilerleme sayılabileceğinin altını çizdi.
Bunun aynı zamanda temel haklardan olması sebebiyle Anayasamızın 18. Maddesinde ki, ‘’ Hiç kimse zorla çalıştırılamaz, angarya yasaktır’’, 48. Maddesinde ki, ‘’ Herkes dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetine sahiptir ‘’ve 56. Maddesinde ki, ‘’ Herkes sağlıklı ve dengeli bir cevrede yaşama hakkına sahiptir ‘ ilkeleri ile de güvenceye alınmış olduğunu, bunun Anayasamızın 90. Maddesine uygun olarak zorla çalıştırılma ve angarya yasağı kapsamlı Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi – European Convention On Human Right ( ECHR) 4. Maddesiyle de uyumlu olduğunu sözlerine ekledi.
Meslek Hastalıkları – İş Kazaları Araştırma ve Önleme Vakfı - MESKA Vakfı Başkanı Hüseyin Avni Yardımcı tarafından yapılan toplantının açılış konuşmasında Türkiye'nin bu alanda büyük kanuni ve fiziki eksiklilerinin olduğunu, konu üzerinde ciddi çalışmalar yapılması gerektiğini vurguladı.
Yardımcı, ‘’İş Sağlığı ve Güvenliği’’ yasası konusunda kamu oyunun aydınlatılmaya ihtiyacı olduğu kanaatini taşıdıkları, iş güvenliği uzmanlığı ile iş yeri hekimliğinin hukuksal yükümlülüklerinin önemini belirtti.
MESKA Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Ressam İrfan Ertel tarafından hazırlanıp sunulan Film ve Slayt Gösterisi ile devam eden toplantı, iş kazaları, metal, maden ve kağıt gibi ağır sanayide işçilerin çalışma koşulları ve yaşanabilecek kazalara ilişkin görsel sunumu büyük beğeni topladı. Ertel, sunumuyla, günlerce tartışılabilecek olayları kısa bir anlatımla gözler önüne serdi. Sunumunu Power Point ile yapan MESKA Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Ressam İrfan Ertel sunumu için tıklayınız.
Toplantı Prof. Dr. H. Hilmi Sabuncu tarafından verilen “İş Güvenliği, İş Sağlığı ve Çevre Sağlığı Kavramları, Yönetim Sistemleri, Görev Tanımları ve Sorumluluklar” konulu Konferans İş Sağlığı ile ilgili tanımların dahi henüz bilinmediği ve tam olarak yerinde kullanılmadığını belirterek, İş Sağlığı uzmanı eğitiminin bakanlık tarafından değil, üniversiteler tarafından yürütülmesinin önem ve gerekliliğine dikkat çekti. Prof. Dr. H. Hilmi Sabuncu sunumu için tıklayınız.
Toplantı İstanbul Barosu Dış İlişkiler Merkezi Başkanı Av. A.Metin Uracin oturum başkanlığında İş Sağlığı ve Güvenliği Bilim Uzmanı Sadık Akın’ın “İş Güvenliği Uzmanlığı, sorumluluklar” konulu, İş Sağlığı ve Güvenliği Bilim Uzmanı Dr. Tamer Oruç’un “İşyeri Hekimliği, sorumluluklar” konulu İş Güvenliği Müfettişi Şeref Özcan ’ın ” İşveren Vekili Açısından İş Kazaları ve Meslek Hastalıklarında Cezai Sorumluluk” İstanbul Barosu İş ve Sosyal Güvenlik Komisyonu geçen Dönem Başkanı Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu - DİSK Hukuk Müşavirindan Av. Necdet Okcan’ın ”Hukuki ve Cezai Yönden İş Kazası ve Meslek Hastalıkları Sorumlulukları ile Sorumlularının Saptanması Uluslararası Uygulamalar”, konulu tebliğler sundular.
Gazeteci-Yazar BARIŞ Tv Program Yapıcısı Ahmet Coşkunaydın, ”Medyada İş Sağlığı ve Güvenliği” konulu sunumunda kısa ve anlamlı konuşmada medyanın İş sağlığı ve İş güvenliği konularındaki bakış açısı ve savaş muhabirlerinin iş güvenliğinin nasıl sağlanması gerektiği üzerine bir soru üzerine Fas’ta yaşadığı bir olayı anlatınca salondakileri düşündürürücü bir gülümsemeye sevk etti. Toplantının devam eden bölümünde, Doç.Dr Hülya Gül , İş Sağlığı ve Güvenliği Bilim Uzmanı Arzu Temizalan, Av. Durmuş Tunç ve Nurdoğan İnci nin de katıldığı soru – cevap bölümü yer aldı.
Toplantı toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.
Toplantıya, İstanbul Milletvekili Av. Mahmut Tanal, İstanbul Barosu Meclisi Başkan Yardımcısı Av. Nizar Özkaya, İstanbul Barosu Delegesi Av. Ali Şen, İspanya, Madrid Av. Cezar Del Riego, İstanbul Barosu Avrupa Komisyonu Eş –Başkanları Av. Cem Sofuoğlu, Av. Lütfü Ertuğrul Yeşilaltay, Av. Sevgi Çelik, Trabzon Tabip Odası temsilcisi Dr. Salih Zeki Türüner, İş Hekimi Dr. Sevtap Yıldırır, İş Hekimi Dr. Suat Sarp İstanbul Barosu Sağlık Merkezi Başkanı Av. Ümit Erdem, İstanbul Barosu Dış İlişkiler Merkezi Sekreteri Av. Burcu Aslan, Yürütme Kurulu Üyeler Av. Ata Alkış, Av. Nil Merve Çelikbaş, Av. Ali Eryılmaz, Av. Caner Özcan, Av. Özge Dündar, Av. Zeynep Sinem Eryılmaz, Av. Stj. Av. Begüm Gencer, Stj. Av. Ceylan Irmak Beşiroğlu, Av. Cem Yarım, Av. Emine Boyacı, Av. Meral Özkaya, Av. Burcu Öztoprak, Aysun Ergen, Av. Etki Ezgi Barut, Av. Gözde Nalan Kahraman Çimento İşverenler Sendikası Hukuk Müşaviri Av. Nüket Taşdemir, İş Güvenlik Uzmanı Sevim Macit, çok sayıda katılımcı yer aldı.


