İnsan Hakları Onurlu Yaşamak İçin Gereklidir
!0 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü nedeniyle İstanbul Barosu İnsan Hakları Merkezince düzenlenen ‘İnsan Hakları Günü Özel Konferansı’ 10 Aralık 2019 Salı günü saat 09.30’da baromuz merkez bina konferans salonunda yapıldı.
Konferansın düzenlenmesine ilişkin bilgi veren İstanbul Barosu İnsan Hakları Merkezi Başkanı Av. Tuğçe Duygu Köksal, konferansa görevi başında uğradığı saldığı üzerine yaşamını yitiren İnsan Hakları Savunucusu, Diyarbakır Barosu Başkanı Av. Tahir Elçi ve yaşamını yitiren tüm insan hakları savunucularını anarak başlamak istediklerini söyledi. Konuşmacılar adına Tahir Elçi Vakfına bağışta bulunulduğunu belirten Köksal, bağış sertifikalarının oturum sonlarında konuşmacılara sunulacağını bildirdi. Tuğçe Duygu Köksal, İnsan Hakları Merkezi olarak Av. Berfin Arslan yönetiminde hazırlanan, baromuz WEB sitesine konulan ve katılımcıların konferans çıkışında edinebilecekleri ‘İnsan Hakları Mevzuatı’ adlı kitabı konuyla ilgilenen tüm taraflara armağan ettiklerini hatırlattı.
Konferansın açılış konuşmasını yapan İstanbul Barosu Başkanı Av. Mehmet Durakoğlu, 71 yıllık süreçte insan hakları konusunda herkesin kendince başarılı olma mücadelesi verdiğini, baroların da bu alandaki katkılarının yadsınamayacağını söyledi. 15-20 yıl önce Türkiye’de konuşulan işkence ve kötü muamelenin şimdi konuşulmuyor, ya da daha az konuşuluyor olmasının altında avukatların sürece dâhil olmasının katkıları bulunduğunu belirten Durakoğlu, bu tür değerlendirmeleri yaparken mücadele alanlarının somutlaştırılmasına, o alanlardaki kararlılıkların da çok etkili olacağına inandığını bildirdi.
Bu bağlamda özellikle bireysel başvurunun gelmiş olmasını, AİHS’in ifade ettiği değerlerin artık AYM tarafından içinin doldurulmaya başlanmasının da olağanüstü önemli olduğunu kaydeden Mehmet Durakoğlu, şöyle konştu: “Türk yargısının şu anda büyük bir bunalım içinde bulunduğunu söyleyebilirim. Bu aşamada AYM’nin özellikle bireysel başvurularla ilgili olarak aldığı kararlar belki de evrensel hukukun tutunabileceğimiz tek dal, hatta elimizde kalan tek dal olduğu kanısındayım”.
İçinde bulunduğumuz tablonun özellikle ifade ve basın özgürlüğü bakımından bir türlü durduramadığımız şekilde geriye gidişi açık açık ortaya serdiğini vurgulayan Durakoğlu, Türkiye’nin 2017’de rejim ya da sistem değişikliği sonrasında da çok ciddi hak kayıplarının yaşandığını anlattı.
İnsan haklarının mücadeleyi gerektiren bir alan olduğunun altını çizen Durakoğlu, “O nedenle de insan hakları mücadelemizi kararlılıkla sürdürmemiz gerekiyor. Bu ülkenin avukatı insan hakları mücadelesi vermek zorundadır. İnsan hakları onurlu yaşamak için gereklidir” dedi.
Açılış konuşmasından sonra konferans oturumlarına geçildi. OHAL sonrası yayınlanan KHK’ların ele alındığı ilk oturumu İstanbul Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Turgut Tarhanlı yönetti. Tarhanlı, OHAL sonrası Yürütmenin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Medeni Haklar Sözleşmesinin bazı yükümlülüklerinin yerine getirilemeyeceğini Avrupa Konseyine ilettiğini bildirdi. Tarhanlı, OHAL ilan edildikten sonra 2017ve 2018’de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine ihlal başvurularının arttığını söyledi.
Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Arş. Gör. Uğur Tabak, OHAL KHK’larıyla uygulanan tedbirlerin haklar üzerindeki etkileri üzerinde durdu.
Girne Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Korkut Kanadoğlu, OHAL Komisyonu ve OHAL sonrası iç hukuk yollarını değerlendirdi.
Avrupa İnsan Hakları Önceki Yargıcı, Kadir Has Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Işıl Ergüvenç, OHAL sonrası bireysel başvuru yollarının etkililiği konusunu ele aldı.
Konferansın ikinci oturumunu İstanbul Barosu İnsan Hakları Merkezinden Av. Yasemen Öztürkcan yönetti.
Bu oturumda konuşan İzmir Barosu Üyesi Av. Volkan Gültekin, kollukta yaşanan sorunlar ve hak ihlallerine karşı etkili soruşturma yükümlülüğü konulu bir sunum gerçekleştirdi.
İstanbul Barosu Adil Yargılama Takip Merkezi Başkanı Av. Aynur Tuncel Yazgan, savunma hakkına ve adalete erişime ilişkin sorunları ele aldı.
Ceza İnfaz Siteminde Sivil Toplum Derneğinden Hilal Başak Demirbaş, cezaevlerinden yaşanan sorunlara ilişkin örneklemeli açıklamalar yaptı.
Konferansın son oturumunu İletişim Uzmanı Prof. Dr. Yasemin Giritli İnceoğlu yönetti.
Bu oturumda İstanbul Barosu Üyesi Av. Abdülhalim Yılmaz OHAL uygulamalarının sığınmacılar üzerindeki etkileri hakkında bilgi verdi.
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Genel Sekreteri Fidan Ataselim, Kadına yönelik erkek şiddetinin, namus cinayetlerinin toplumsal cinsiyet eşitsizliğinden kaynaklandığını, bu alanda yasalar ve uluslararası sözleşmelerin uygulanması halinde sorunun çözülebileceğini vurguladı.
Konferansın son oturumunun son konuşmacısı Gazeteci Canan Coşkun, basın özgürlüğüne ilişkin sorunlar üzerinde durdu ve olağanüstü hallerde basının baskı altında tutulduğunu anlattı.
Oturum sonlarında konuşmacılara İnsan Hakları Merkezince derlenen İnsan Hakları Mevzuatı adlı kitap ve birer Teşekkür Belgesi ve Bağış Sertifikası sunuldu.
10 Aralık İnsan Hakları Günü nedeniyle Karikatürcüler Derneği tarafından baromuz altıncı katta karikatür sergisi açıldı.


