İstanbul Barosu LogoİSTANBUL BAROSU
“Herhalde dünyada bir hak vardır ve hak kuvvetin üstündedir.”M. Kemal ATATÜRK

İnsan Hakları İzleme Raporlama Ve Arşivleme (İhirap) Projesi

Türkiye Barolar Birliği ve İstanbul Barosu İnsan Hakları

İnsan Hakları İzleme Raporlama Ve Arşivleme (İhirap) Projesi

Türkiye Barolar Birliği ve İstanbul Barosu İnsan Hakları Merkezlerince ortaklaşa düzenlenen İnsan Hakları İzlemle Raporlama ve Arşivleme Projesi tanıtım toplantısı 2 Temmuz 2015 Perşembe günü saat 14.00’da Baro Kültür Merkezi konferans salonunda yapıldı.

Toplantının açılışında konuşan İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Av. Süreyya Turan, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Bildirgesinin altına imza koyan bir ülke olarak Türkiye’de sözleşmeyle belirlenen hakların kullanılamadığını, hak ihlallerinin önüne geçilemediğini söyledi. Avrupa’da insan hakları ihlallerinde Rusya ile yarış halinde olunduğunu belirten Turan, bunun övünülecek bir durum olmadığını bildirdi. Turan, gezi olaylarında, çocuk haklarında, kadın haklarında, basın ve ifade özgürlüğünde, eğitimde, cezaevlerinde, çalışma yaşamında ve LBGTİ haklarında ihlallerin yoğun yaşandığını vurguladı.

TBB İnsan Hakları Merkezi Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Durmuş Tezcan’ın yönettiği toplantıda, Türkiye Barolar Birliği İnsan Hakları Merkezi Başkanı Av. Serhan Özbek, Birliğin İnsan Hakları Merkezi tarafından yapılan çalışmaları anlattı ve İHİRAP’a neden ihtiyaç duyulduğu hakkında bilgi verdi. Bu projenin temelinde avukatların bulunduğunu, onların özverili çabalarıyla projenin bir anlam kazanacağını belirten Özbek, TBB olarak insan hakları birimi bulunmayan baroların birim kurma açısından teşvik edileceğini, kurulu birimlerin de güçlendirileceğini kaydetti.

Soma’da yaşananların yaşam hakkını, çalışma hakkını yakından ilgilendirdiği için bir sosyal proje olarak raporlandırdıklarını belirten Serhan Özbek, açılan ceza davasında bu raporun önemeli bir işlevinin bulunduğunu gördüklerini bildirdi. Projenin (İHİRAP) en önemli kaynağının İstanbul Barosu olduğunu hatırlatan Özbek, İstanbul’u bir Türkiye laboratuarı olarak niteledi ve İstanbul Barosu avukatlarıyla birlikte kurumsallaşmış bir Merkez yapılanmasını gerçekleştirme zorunluluğu bulunduğunun altını çizdi ve ‘Arazi çalışmaları yaparak hak ihlalleri ile mücadele etmeliyiz’ dedi.  

Türkiye Barolar Birliği İnsan Hakları Merkezinden Av. Özge Görel de İnsan Hakları İzleme, Raporlama ve Arşivleme projesinin nasıl kullanılacağını görsel olarak anlattı.

Toplantının ikinci bölümünde ‘Anayasa Mahkemesi kararları Çerçevesinde Hukuk Güvenliği’ konusu ele alındı.

İstanbul Barosu İnsan Hakları Merkezi Başkan yardımcısı Av. Kemal Polat, insan hakları alanında farkındalık yaratmak ve bu alanda çalışmalar yapmak gerektiğini belirtti ve İHİRAP’ı bu anlamda önemsediklerini bildirdi. Polat, bir başka önem taşıyan konunun ise hukuk güvenliği olduğunu ve bunun hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.

Oturumu yöneten Prof. Dr. Durmuş Tezcan, Anayasa Mahkemesinin kendisinden beklenen uygulamayı büyük ölçüde gerçekleştirme yolunda olduğunu, hukuk güvencesi açısından önemli bir işlevi yerine getirdiğini söyledi.

Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi İnsan Hakları Hukuku Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Osman Doğru konuşmasının başında Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru ve bu başvurulara yapılan işlem konusunda rakamsal bilgiler verdi. Doğru, hak ve özgürlükler iyi bilinmediği için avukatlı başvurularda avukatların hatalı davalar açtıklarını ve iyi bir performans gösteremediklerini söyledi. Doğru, bu bakımdan Anayasa Mahkemesi kararlarının iyi incelenmesi, dilekçelerin usulüne uygun iyi yazılması, kaliteli başvuru yapılması ve doğru dava açılması gerektiğini vurguladı.

Konuşmasında Yargıtay’a verilen dilekçelerle Anayasa Mahkemesine verilen dilekçeler arasındaki farklara değinen Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Anayasa Hukuku Araştırma Görevlisi Dr. Tolga Şirin, Anayasa Mahkemesine dava açarken Anayasa’nın 13. Maddesine göre hareket etmek gerektiğini belirtti ve Anayasa Mahkemesi Raportörünün dilekçeye bakış yöntemi üzerinde durdu. Şirin, dilekçe incelemesinde ‘kanuni dayanak’, ‘meşru bir müdahale var mı’, ‘ölçülülük var mı’ ilkelerinin arandığını bildirdi ve Anayasa Mahkemesinin ‘kanunilik dayanağına’ ilişkin verilmiş kararlarından örnekler sundu.

Oturum sonlarında soru cevap bölümü uygulandı ve bitimde konuşmacılara birer Teşekkür Belgesi verildi.

Galeri

Kategori:Haberler
İnsan Hakları İzleme Raporlama Ve Arşivleme (İhirap) Projesi | İstanbul Barosu