İstanbul Barosu LogoİSTANBUL BAROSU
“Herhalde dünyada bir hak vardır ve hak kuvvetin üstündedir.”M. Kemal ATATÜRK

Iı. Uluslararası Sağlık Hukuku Sempozyumu

İkinci Uluslararası Sağlık Hukuku Sempozyumu 13 – 14 Kasım Cuma ve Cumartesi günleri Kadir Has Üniversitesi Cibali Yerleşkesinde yapıldı. İstanbul Barosu ve Kadir Has Üniversitesinin birlikte düzenlediği Sempozyum, 7 oturum, iki özel oturum ve bir atölye çalışması biçiminde gerçekleşti.

Iı. Uluslararası Sağlık Hukuku Sempozyumu

İkinci Uluslararası Sağlık Hukuku Sempozyumu 13 – 14 Kasım Cuma ve Cumartesi günleri Kadir Has Üniversitesi Cibali Yerleşkesinde yapıldı. İstanbul Barosu ve Kadir Has Üniversitesinin birlikte düzenlediği Sempozyum, 7 oturum, iki özel oturum ve bir atölye çalışması biçiminde gerçekleşti.

Sempozyumun açılış bölümünde konuşan Kadir Has Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yücel Yılmaz, İstanbul Barosu ile ortaklaşa düzenlenen uluslararası Sempozyumun ikincisinde de yetkin bilim adamları ve uzmanlar tarafından sağlık hukukunun geniş çapta ele alınacağını söyledi. Çalışma alanlarının ortak paydası ‘insan’ olan hukuk ve tıp biliminin bu Sempozyumda birlikte ele alınacağını belirten Yücel, Türkiye’deki uygulamaların daha iyiye gitmesi için alınacak önlem ve yapılacak önerilerin belirlenmesinde Sempozyumda sunulacak bilimsel bildirilerin katkısı olacağına inandığını bildirdi.  

Kadir Has Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Güzel, hukuk ve tıp biliminin insanı ve toplumu ilgilendiren bir misyona sahip olduğunu, sağlık hukukunun dünyada ve Türkiye’de önem kazandığını belirtti. Sağlık hukukunun sadece hekim sorumluluğu ve hasta haklarını değil insanla ilgili her şeyi kapsadığını hatırlatan Güzel, Sempozyumda Türkiye’deki sağlık uygulamalarının Batı ülkelerindeki uygulamalarla karşılaştırılacağını ve bundan yararlı sonuçlar elde edileceğine inandığını söyledi.

İstanbul Barosu Başkanı Av. Muammer Aydın da açılış konuşmasında, “İstanbul Barosu olarak hak ve adalete ulaşma ve hukukun üstünlüğü yolundaki çabalarımız her alanda daima varlığını sürdürecektir, yeni kuşak hakları barındıran Sağlık Hukuku da bu alana dâhildir. Zira amacımız insana, insan haklarına, hukukun evrensel değerlerine ve adalete hizmettir” dedi.

Birey hukukunun gelişmesiyle dünyada sağlık sektöründe esen neoliberal politikalar gereği sağlık sektörünün özelleştirildiğine dikkati çeken Aydın, bu politikaların, hastayı müşteri, sağlık hizmetlerini kar amaçlı gördüğünü, hatta insan sağlığına zararlı ama son derece karlı, genetiği değiştirilmiş organizmalar, satılık hastalıklar, belki de salgınlar, pandemiler yaratmaktan çekinmediğini bildirdi.

ABD'de yılda en az 44.000 ila 98.000 hastanın tıbbi hatalar nedeniyle yaşamını yitirdiğine ilişkin raporlar bulunduğunu belirten Muammer Aydın, ülkemizde yayınlanmış bir rapor bulunmasa da insan hakları ihlalleri ile ilgili yapılmış araştırma raporlarına göre birinci sırayı aldığını, 2008 yılında il ve ilçe İnsan Hakları Kurulları ve Başkanlığına toplam 4785 başvuru yapıldığını, ihlal edilen haklara ilişkin başvurularda ilk üç sırayı 657 başvuru ile sağlık ve hasta hakkının aldığını kaydetti.

Muammer Aydın, İstanbul Barosu Sağlık Hukuku Merkeziyle sağlık sektörüne faydalı olmayı, sağlık hukuku alanında geniş ve etkin çalışmalar yapmayı hedeflediklerini sözlerine ekledi.

Türk Tabipler Birliği Başkanı Prof. Dr. Gencay Gürsoy ise konuşmasında Türkiye’nin sağlık ve hukuk alanında ağır sorunlarla yüz yüze olduğunu, sağlık konusunda siyasi iradenin başarılı bir performans gösteremediğini, Başbakan ve Bakanın aşı konusundaki kafa karışıklığı yaratan ters düşmeleri devam ederken 40’ın üzerinde vatandaşımızın hayatını kaybettiğini söyledi.

Türkiye’de sağlık hukukunun alt yapısında büyük boşlukların bulunduğuna dikkat çeken Gürsoy, Adli Tıp konusunun çok ciddi ve yakıcı bir sorun olduğunu, Adalet Bakanlığının bir dairesi olarak hizmet verdiğini, bunun sakıncalarının sık sık görüldüğünü, oysa Adli Tıp Kurumunun özerk olması ve bilimsel çalışması gerektiğini vurguladı.

Açılış konuşmalarından sonra Sempozyumun oturumlarına geçildi. Sempozyumda, yerli ve yabancı bilim adamları Klinik Araştırmalar, Domuz Gribi Aşısı, Türkiye'nin Sağlık Politikaları, Sigara Yasağı, Hasta Hakları, Hekim Hakları, Organ Nakli, Hekimin Hukuki ve Cezai Sorumluluğu gibi pek çok konuda bilimsel sunumlar yaptılar. 

Sempozyumun  ikinci gününde İstanbul Barosu Sağlık Hukuku Merkezi Başkanı Av. Sunay Akyıldız ile Prof. Dr. M. Akif İnanıcı ve Doç. Dr. Nesime Yaycı  tarafından gerçekleştirilen, “Atölye Çalışması, Olgudan Sonuca “ başlığıyla farazi olgudan yola çıkılarak tıbbi malpraktis davalarının multidisipliner özelliği vurgulanarak, çok yönlü tartışılarak, katılımcılarla birlikte sonuç ve çözümlere varıldı.

Galeri

Kategori:Haberler
Iı. Uluslararası Sağlık Hukuku Sempozyumu | İstanbul Barosu