Hukukçuların Gözünden Kadın Meselesine Bakış
9 Mart 2016 Çarşamba günü saat 14.00’da İstanbul Barosu Kültür Merkezi Konferans Salonunda

‘Hukukçuların Gözünden Kadın Meselesine Bakış’ konulu panel, 9 Mart 2016 Çarşamba günü saat 14.00’da İstanbul Barosu Kültür Merkezi Konferans Salonunda yapıldı.
Panelde konuşan Doç. Dr. Sevtap Metin, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Gününün tarihsel gelişimi hakkında bilgi verdi. Tarih boyunca bütün kültürlerde ve toplumlarda kadına yönelik şiddetin çeşitli şekil ve boyutlarda var olduğunu belirten Metin, bu nedenle kadına yönelik şiddetin evrensel bir sorun olduğunu bildirdi. Kadına yönelik şiddetin ataerkil ve gelenekçi toplumlarda daha sık görüldüğünün altını çizen Sevtap Metin, şiddetin aile içinde öğrenildiğini, devleti yönetenlerin eylem ve söylemlerinin erkek egemen toplumda kadına yönelik şiddeti artırdığını anlattı. Metin konuşmasında, çocuk gelinler, zorla evlendirme, töre saikıyla aile meclisi kararları hakkında bilgi sundu.
Panelde söz alan Av. Önay Alpago, cumhuriyetin bir kadın devrimi olduğunu, bu devrim sayesinde kadınların eşit birey olduklarını, seçme ve seçilme hakkına bazı Avrupa ülkelerinden çok daha önce kavuştuklarını söyledi.
Türkiye’de 4+4+4 eğitim sisteminin uygulanmasından sonra okuyan kız sayısında ilk dört yıldan sonra azalmaların görüldüğünü, bunun tersine çocuk gelinlerin sayısının arttığını belirten Alpago, bu eğitim sistemiyle cumhuriyetin kadınlar açısından kazanımlarının kaybedilme tehlikesinin yaşandığını bildirdi.
Kadın erkek eşitliğini insan hakları ve onurları temelinde görmek gerektiğinin altını çizen Alpago, laikliği ‘aklın özgürlüğü’ olarak tanımladı, “Laiklik varsa kadın özgürdür, laik devlet herkesin güvencesidir. Toplumda barış ve huzur ortamı ancak laik bir düzende sağlanır. Laiklik dini de korur” dedi.
Panelin son konuşmacısı İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyesi ve Kadın Hakları Merkezi Koordinatörü Av. Aydeniz Alisbah Tuskan, Türk Medeni Kanununun kadınların anayasası olduğunu söyledi. Kadınların Medeni Kanuna göre vatandaş olduklarını, evlenme ve boşanmada eşit haklara sahip olduklarını belirten Tuskan, eski ve yeni kanunda yer alan hükümleri karşılaştırdı.
Kadına yönelik şiddeti önleme amacıyla Birleşmiş Milletler tarafından kabul edilen ‘İstanbul Sözleşmesini’ imzalayan ilk ülkenin Türkiye olduğunu belirten Aydeniz Alisbah Tuskan, sözleşme hükümleri hakkında bilgi verdi ve şiddetin önlenmesinde devlete görev verildiğini ancak bunun uygulamaya geçirilmediği anlattı.
6284 sayılı yasayla Kadın Bakanlığı yerine Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı kurulduğunu, Bakanlığın adından kadın kelimesinin çıkarıldığını ve kadının aile içinde bir bireye dönüştürüldüğünü hatırlatan Tuskan, yasa bazı iyi hükümler taşısa da alt yapısı tamamlanmadığı için kadına yönelik şiddeti önlemede yetersiz kaldığını bildirdi.
CEDAW Hakkında da bilgilendirme yapan Aydeniz Alisbah Tuksan, Anayasanın yani iç hukukun üzerinde kabul edilen ve anayasamıza göre uygulanması gereken sözleşmelerin uygulanmadığını, bu olumsuzlukların aşılabilmesi için erkek farkındalığı yaratmanın ve olumlu ayrımcılığın şart olduğunu sözlerine ekledi.


