Hukuka Felsefi Ve Sosyolojik Bakışlar - Vııı
İstanbul Barosu ve Hukuk Felsefesi ve Sosyolojisi Arkivi (HFSA) tarafından

İstanbul Barosu ve Hukuk Felsefesi ve Sosyolojisi Arkivi (HFSA) tarafından iki yılda bir geleneksel olarak ortaklaşa düzenlenen ‘Hukuka Felsefi ve Sosyolojik Bakışlar” konulu Sempozyumun sekizincisi 4-7 Kasım 2014 tarihlerinde Beyazıt’taki İstanbul Üniversitesi Kongre ve Kültür Merkezinde başladı.
Sempozyumun açılışı 4 Kasım 2014 Salı günü saat 10.00’da Eczacılık Fakültesi Amfi A’da yapıldı.
Açılışta konuşan Toplantı Yönetmeni Prof. Dr. Yasemin Işıktaç, İstanbul Barosu ile birlikte düzenlenen HFSA Sempozyumlarının yedincisini gerçekleştirdiklerini bildirdi. Işıktaç konuşmasında, Sempozyumun hazırlık çalışmaları hakkında bilgi verdi ve Sempozyumun gerçekleşmesinde emeği geçenlere teşekkür etti. Işıktaç sözlerini ‘adil bir dünya neden olmasın’ sözleriyle tamamladı.
Mazereti nedeniyle toplantıya katılamayan HFSA Kurucusu Prof. Dr. Hayrettin Ökçesiz, Sempozyumun başarılı geçmesi için bir mesaj gönderdi. Ökçesiz mesajında, Sempozyumda değerli bildiriler sunacak akademisyenlere, bilim insanlarına ve uzmanlarla, Sempozyumun gerçekleşmesine emek verenlere teşekkür etti.
İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Adem Sözüer de ‘herkes için adalet’ sözleriyle konuşmasına başladı. Sözüer, bugün dünyada ve özellikle ülkemizde en çok adalete ihtiyaç duyulduğunu, Suriye’de yaşanan insanlık dışı olayların altını çizdi, Suriye’de pek çok insanın vahşice öldürüldüğünü, kadın ve çocukların büyük zarar gördüğünü ve Türkiye’nin de bu yüzden sıkıntıya düştüğünü belirtti.
Türkiye’de avukatların asgari ücretle çalışır hale geldiğini, avukatlık mesleğinin kalitesini bu gidişle korumanın mümkün olmadığını kaydeden Sözüer, bu gidişin kaynağında üniversitelerin bulunduğunu hatırlattı ve üniversitelerin bilimsel araştırmalardan uzaklaştığını, yönetsel sorunların ağırlaştığını, bu nedenle üniversitelerin ciddi bir yeniden yapılanmaya ihtiyacı bulunduğunu anlattı.
İstanbul Barosu Hukuku Felsefesi ve Sosyolojisi Komisyonu Başkanı Av. Sahir Bafra, felsefenin toplumsal hayata etkisinin önemi üzerinde durdu ve böylesine önemli bir Sempozyuma gösterilen ilgisizlikten yakındı. Bafra şöyle dedi: “Türkiye’nin dört bir tarafından buraya gelen bilim adamları, uzmanlar, akademisyenler, bilginler belki günlerce uğraştıkları bildirileri burada sunacaklar, yeni ufuklar açacaklar, bu nedenle bu salonun mahşer yerine dönmesi lazımdı. Oysa burada bir avuç insan bulunuyor. Böylesine önemli bir konuya ilsizlik çok büyük acıdır. Bilgi toplumunun ufuk açıcılığı bu toplantılarda ortaya çıkar.”
Sempozyumun açılışından sonra oturumlara geçildi.
Dört gün sürecek Sempozyum oturumları üç ayrı salonda eşzamanlı olarak gerçekleştirilecek. Sempozyumda 125 bilim insanı, uzman ve avukatlar birer bildiri sunacak. Sempozyumda ayrıca, İstanbul Barosu Hukuk Felsefesi ve Sosyolojisi oturumu, Türkiye Felsefe Kurumu Aristoteles, Kant, Rawis ve Hart oturumları düzenlenecek. Sempozyumun son günü ise ‘Hukuk Felsefesini Anlamak’ konulu bir yuvarlak masa toplantısı gerçekleştirilecek.


