İstanbul Barosu LogoİSTANBUL BAROSU
“Herhalde dünyada bir hak vardır ve hak kuvvetin üstündedir.”M. Kemal ATATÜRK

Hukuk Ve Ceza Yargılamasında İstinaf

İstanbul Barosu Avukat Hakları Merkezince düzenlenen

Hukuk Ve Ceza Yargılamasında İstinaf

İstanbul Barosu Avukat Hakları Merkezince düzenlenen ‘Hukuk ve Ceza Yargılamasında İstinaf’ konulu panel, 29 Nisan 2016 Cuma günü saat 14.00’da Anadolu Adliyesi Hakan Kılıç Konferans Salonunda yapıldı.

Sunumunu Avukat Hakları Merkezi Başkanı Av. Cem Kaya Karatün’ün yaptığı panelin açılışında konuşan İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Av. Hasan Kılıç, yargı sürecinin sürekli bir değişim içinde olduğunu, İstinaf mahkemelerinin devreye girmesinin yeni bir çalışma alanı olarak değerlendirileceğini, baro olarak bu tür etkinliklerle yeni gelişmelerle ilgili meslektaşlarımızı bilgilendirmeye çalıştıklarını bildirdi.

Yargıya güvenin oldukça azaldığı bir ortamda savunma açısından da zor bir dönemin yaşandığına dikkat çeken Kılıç, yargıya güvenin yükseltilebilmesi için savunma kadar hâkim ve savcılarımızdan da mücadelede aynı adımları atmalarını beklediklerini söyledi. Devlet Güvenlik Mahkemelerinin Özel Yetkili Mahkemelere evrildiğini, şimdi de Sulh Ceza Hâkimliği sorunu yaşadıklarını belirten Hasan Kılıç, bunların hukuk devletinin oluşumunda ciddi sıkıntılara yol açtığını, hukuk devletindeki bu yıpranma nedeniyle savunmanın da ciddi bir görev yapmasının mümkün olmadığını bildirdi.

Açılış konuşmasından sonra Avukat hakları Merkezi Başkan Yardımcısı Av. Zübeyde Çopur ve Avukat Hakları Merkezi Üyesi Av. Müşir Deliduman’ın yönettiği panele geçildi.

Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Evren Kılıçoğlu, Bölge Adliye Mahkemelerinin kurulmasından sonra yaklaşık 12 yıldır hep bu mahkemelerin göreve başlamasını beklediklerini, 2015 yılında mahkemelerin kurulması ve başlaması yönünde alınan karar gereği 20 Temmuz 2016 tarihi itibariyle de Bölge Adliye Mahkemelerinin yargılama görevine başlayacağını söyledi.

İstinaf aşamasını, ikinci derece kanun yolu olarak niteleyen Kılıçoğlu, sunumunda İstinaf Mahkemelerinin tarihi gelişimi, faydaları, sakıncaları nelerdir, yasal düzenlemeler üzerinden neler getiriyor, ne gibi güçlükler arz ediyor, bugünkü fiili uygulamaya göre, avukatlar yönünden dilekçe yazmada ne gibi farklılıklar olacak, yargılamada masraflar ne olacak, avukatlara müvekkilleri açısından ne gibi sorunlar getirir bunları da ele alacağını söyledi.

İstinafın yeniden başlama anlamına geldiğini, geniş anlamıyla istinafta ilk derece mahkemesinde olduğu gibi vakalar yönünden bir tekrarlanmayı icap ettirdiğini ancak dar istinaf modelini benimsemiş ülkelerde klasik anlamda istinafın söz konusu olmadığını belirten Kılıçıoğlu, Türkiye’nin de bu ülkelerle birlikte dar ve sınırlı anlamda istinaf dediğimiz modeli tercih ettiğini bildirdi.

Dar ve sınırlı istinafta ilk derece mahkemesindeki yargılamanın tamamen tekrarlanmasının gündeme gelmediğini kaydeden Kılıçoğlu, dar anlamda istinafta, yargılama aşamasında yeni delil getirilmesinin kabul edilmediğini, İstinafın sadece mahkeme hatalarına bakacağını, bu mahkemelerin hem vaka mahkemesi hem de hukuki denetim mahkemesi olarak şekillendiğini belirtti ve mahkemelerin işleyişini hukuk yargılaması açısından anlattı.

Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Mehmet Ali Alşahin de konuyu ceza yargılaması açısından ele aldı.

İlk derece mahkemelerince verilen kararların bir kısmının kesinleşmeden önce olağan kanun yollarına tabi tutulduğunu, bir kısmı kesinleştikten sonra olağanüstü kanun yolu dediğimiz bir takım yargı yollarına müracaat edilerek yeniden değerlendirildiğin belirten Alşahin, Temmuz ayında yürürlüğe girecek istinaf mahkemelerini uygulamada bir takım sıkıntılara sokacak hususların bulunduğunu bildirdi.

Adalet Bakanlığında bu sıkıntıları ortadan kaldırmak için çalışma yapıldığını haber veren Alşahin, istinaf kanun yolunun eksikliklerine ilişkin olarak kanun yürürlüğe girmeden önce bir takım yeni düzenlemelerin yapılacağını, bunların en başında şu anda Yargıtay’da görülmekte olan davaların akıbeti ile ilgili durum olduğunu kaydetti.  Yargıtay’ın kendisine gelen dosyaları hiç bir şekilde iade etmeden tamamen sonuçlandırıp, ondan sonra Bölge Adliye Mahkemelerinden gelen davalara bakmayı düşündüğünü hatırlatan Mehmet Ali Alşahin, ‘Bunun tersi istinaf mahkemelerini çok zora sokar. Yargıtay’ın böyle düşünmesinin amacı istinaf mahkemelerini rahatlatmaktır’ dedi.

Sunumların sonunda soru-cevap  bölümüne geçildi.

Kategori:Haberler