İstanbul Barosu LogoİSTANBUL BAROSU
“Herhalde dünyada bir hak vardır ve hak kuvvetin üstündedir.”M. Kemal ATATÜRK

Hukuk Muhakemeleri Kanun Tasarısı Değerlendirme Toplantısı Yapıldı

İstanbul Barosu’nun Koç Üniversitesi ile birlikte düzenlediği “Hukuk Muhakemeleri Kanunu Tasarısı Değerlendirme Toplantısında” Tasarının değiştirilmesi gereken yetersiz maddelerine değinildi.

Hukuk Muhakemeleri Kanun Tasarısı Değerlendirme Toplantısı Yapıldı

     İstanbul Barosu’nun Koç Üniversitesi ile birlikte düzenlediği “Hukuk Muhakemeleri Kanunu Tasarısı Değerlendirme Toplantısında” Tasarının değiştirilmesi gereken yetersiz maddelerine değinildi. İstanbul Barosu Başkanı Av. Kazım Kolcuoğlu Açış Konuşmasında Tasarıların yeterince tartışılmadan acele yasalaştığı bir sürecin yaşandığı, bu nedenle temel yasalar kabul edildikten kısa bir süre sonra birçok maddesinde değişiklik yapılma zorunluluğu ile karşı karşıya kalındığını belirtti. Tasarı ile getirilen yeniliklerden birinin avukatla temsil zorunluluğu olduğuna, ancak bu zorunluluğun belli bir miktarın üzerindeki uyuşmazlıklar için getirdiğine  dikkat çeken Kolcuoğlu, CMK. da yer alan zorunlu müdafilikten geri adım atılmaktadır,dedi. Kolcuoğlu, HUMK.nun uygulamanın temeli olduğunu, İstanbul barosu olarak yeni Tasarının 28 Haziran 2006 Çarşamba günü Galatasaray Üniversitesinde düzenlenen toplantıda Prof. Dr. Hakan Pekcanıtez, Prof. Dr. Oğuz Atalay ve Prof. Dr. Kamil Yıldırım tarafından tanıtıldığını, bu toplantıda ise eleştirel olarak ele alınacağını söyledi.


    Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Tuğrul Ansay’ın oturum başkanlığını yaptığı toplantıda konuşan Prof. Dr. Yavuz Alangoya, Tasarının dilinde yapılan yenileştirmede bir kısım kavramların olduğu gibi bırakılırken bazı Türkçeleştirmelerin ise bu kavramları tam  karşılanmamasını eleştirerek dilde yenileştirmede çok dikkatli davranılması gerektiğini vurguladı. Ayrıca maddeler arasındaki tutarsızlığa ve çelişkilere dikkati çeken Prof.Dr.Alangoya,  örneğin Tasarının 25/2 maddesinde “yetki itirazı esasa girilmeden ileri sürülür” dendiğini ancak diğer maddelerde ise “ilk itiraz” olarak ele alındığını, bu çelişkilerin giderilmesi gerektiği belirtti. Tasarının adeta hukuk öğretmek amacına yönelik olduğunu eleştiren Prof. Dr. Alangoya, oysa “Kanun öğretmez, düzenler” dedi. Prof. Dr. Kamil Yıldırım, Tasarı hazırlama Komisyonunda yer aldığını, Komisyonun 25 kişiden oluştuğunu, aslında az sayıda bir Komisyon tarafından hazırlanmasının ve ardından tartışılmasına yeterli süre tanınmasının daha doğru bir yöntem olacağına işaret etti. Tasarıda bir çok yenilik yapıldığını, örneğin ön inceleme safhasının getirildiğini, ön incelemenin amacına uygun yapılması, taraflar arasında sulh imkânını artıracak, hatta yargılama dışı uyuşmazlık çözüm yollarıyla da bağlantılı olarak tarafların doğrudan ya da arabulucu yardımıyla uyuşmazlığı çözmelerinin yolunu açacaktır, dedi. Prof. Dr. Yıldırım, Tasarının Dördüncü Kısmının İkinci Bölümünde “senet” yerine “belge ve senet” ibaresine yer verildiğini, bu Bölüm içinde delil olarak, “belge ve senet” şeklinde düzenlendiğini, ilk defa hukukumuzda belge kavramı ile senet kavramı birbirinden ayrılmış olduğunu belirtti. Bu konuda Türk Ticaret Kanunu Tasarısının göz önünde tutulmadığını eleştirdi. Prof. Dr. Nevhis Deren Yıldırım, Tasarının çok büyük bir kısmının gözden geçirilmesi ve yeniden düzenlenmesi gerektiği belirtti. Özellikle Tahkim konusuna değinen Prof. Dr. Nevhis Deren Yıldırım,  ihtiyati tedbir ile ihtiyati hacizle ilgili maddelerin de yetersiz olduğunu değişiklik önerileri getirdiğini açıkladı. Prof. Dr. Erdoğan Moroğlu, soru cevap bölümünde, Tasarıların hazırlanması sırasında diğer temel yasalar ve Tasarılarla bağlantı kurulamadığını eleştirdi. Ticaret Kanunu Tasarısınında “ticari defterlerle ispat konusuna yer verilmediğini ve HUMK uygulanır şeklinde yollama yapıldığını”, bu nedenle ticari defterlerle ispat hususunun Hukuk Muhakemeleri Kanun Tasarısında açıklığa kavuşturulması gerektiğini belirtti, oysa Tasarıda bu konuda bir düzenleme olmadığına dikkat çekti. Prof. Alangoya, Tasarının gözden geçirilmesi ve görüş bildirilmesi için verilen sürenin çok kısa olduğunu, HMK. Tasarının da diğer temel Kanunların geçirilmesinde olduğu gibi aceleye getirileceğinden endişe ettiğini ifade etti.

Galeri

Kategori:Haberler