İstanbul Barosu LogoİSTANBUL BAROSU
“Herhalde dünyada bir hak vardır ve hak kuvvetin üstündedir.”M. Kemal ATATÜRK

Hukuk Devleti Tesis Edilene, Yargı Bağımsız Olana Kadar, Bedeli Ve Pahası Ne Olursa Olsun Bu Mücadeleyi Birlikte Sürdüreceğiz

Hukuk Devleti Tesis Edilene, Yargı Bağımsız Olana Kadar, Bedeli Ve Pahası Ne Olursa Olsun Bu Mücadeleyi Birlikte Sürdüreceğiz

İstanbul Barosunun 136. Kuruluş yıldönümü ve 5 Nisan Avukatlar günü 5-6 Nisan 2014 Cumartesi ve Pazar günleri Baromuzun Kanlıca’daki Sosyal Tesisi Barobahçe’de düzenlenen törenlerle kutlandı.  

Açılış ve saygı duruşundan sonra İstanbul Barosu Genel Sekreteri Av. Hüseyin Özbek, günün programına ilişkin bir sunuş konuşması yaptı.

İlk kez baromuzun kuruluş yıldönümü ve 5 Nisan Avukatlar Günü’nün baronun kendi mekânında kutlandığını belirten Özbek, Baronun kuruluş yıldönümü ve Avukatlar Gününde verilmesi geleneksel hale gelen Hukuk Ödülü hakkında bilgi verdi. Özbek, İstanbul Barosu Yönetim Kurulu kararıyla her yıl hukuk ve yargı alanında emeği geçenlere verilmek üzere hukuk devrimimizin mimarlarından, seçkin hukukçu Mahmut Esat Bozkurt adına Hukuk Ödülü oluşturulduğunu belirtti. Özbek şöyle dedi: “Hukukun araçsallaştırıldığı, hukukun siyasetin trampleni yapılmaya çalışıldığı, hukukun örselendiği bir dönemde hukuk mücadelesi veren adalet savaşçılarına, yani avukatlara kolektif bir biçimde verilmesi kararlaştırıldı.  Bu anlamda bu ödül, İstanbul Barosu Üyesi avukatlarla, Türkiye’de hukuk mücadelesi yapan meslektaşlarımızın tümünündür”.

Açılışta konuşan İstanbul Barosu Başkan Yardımcısı Av. Mehmet Durakoğlu, konuşmasına, hukuk ve adalet savaşı veren ve bugün hayatta olmayan meslektaşları anarak başladı. Durakoğlu, Başkan Av. Doç. Dr. Ümit Kocasakal’ın rahatsızlığı nedeniyle sabahki toplantıya katılamadığını, Başkanın özür dilediğini ve öğleden sonra yapılacak toplantıya yetişmeye çalışacağını belirtti.

Türkiye cumhuriyeti tarihinde hiç olmadığı kadar bugün hukuk konuşulduğunu belirten Durakoğlu, ”İstanbul Barosu olarak biz Türkiye’nin yaşanan bu gündeminde hukuk bilgimizin bizi yücelttiği avukat gücüne güvenerek bir şeyler yapmaya çalışıyoruz” dedi.

Bu gündemin hiçbir şekilde teslim olmayan, boyun eğmeyen bir avukat tipi yarattığını, bunun son yıllarda yaratılan en önemli değer olduğunu belirten Durakoğlu, şöyle devam etti: “Biz artık bilgimizi bilincimize, bilincimizi dirence dönüştüren, bir mücadele mesleğinin sahipleriyiz.  Bu ülkede pahası ne olursa olsun hukuk devletini yaratmak, yargı bağımsızlığını sağlamak gibi bir görevle karşı karşıya olduğumuzun bilincinde bir mücadele götürmeye çalışıyoruz. İstanbul Barosu olarak bu uğurda sanık bile olduk. Bunlar bizi sindirmeye yetmez”.

Avukat gücünün baromuz üyesi avukatlardan, hatta Türkiye’deki tüm avukatlardan kaynaklandığını belirten Mehmet Durakoğlu, “Başkaları bize şöyle söylermiş, böyle söylermiş demiyoruz. Biz 5-6 yıldır ne söylüyorsak şimdi aynısını söylüyoruz.  Ama 5-6 yıl evvel bizim söylediklerimizin tam tersini söyleyenlerin bugün bizimle aynı çizgiye gelmiş olmalarını da ironiyle karşılıyoruz” dedi.

Söylendiği gibi sadece siyasetle uğraşmadıklarını kaydeden Durakoğlu, avukatın dik durması için ve sosyal yaşamı içerisinde ne yapılması gerekiyorsa onun uğraşları içerisinde olmaya çalıştıklarını ve avukatlığı adalet kavramının Türkiye’deki bekçileri ve direnişin önderleri olarak algıladıklarını sözlerine ekledi.

Açılış konuşmalarından sonra İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Av. Füsun Dikmenli’nin sunumuyla mesleklerinde 25 yılı dolduran avukatlara plaket verilmesine geçildi. 5 Nisan 2014 Cumartesi günü saat 10.00, 13.00 ve 16.00’da düzenlenen törenlerle 581 avukata plaket sunuldu.

Saat 16.00’da yapılan toplantının açılışında konuşan İstanbul Barosu Başkanı Av. Doç. Dr. Ümit Kocasakal, Baronun kuruluş yıldönümü ve Avukatlar Günü nedeniyle bazı gazetelere verilen ilanı hatırlatarak şöyle konuştu: “İlana bir ülke vardı diye başladık. Hukuk ayaklar altına alınmış, kuvvetler ayrılığı tamamen ortadan kalkmış, hukuk ve yargı bir silah haline dönüştürülmüş, her şey çökmüş, ülkenin ayarları tamamıyla değiştirilmiş, bozulmuş,  ülkenin kimyası ve genetiği değiştirilmiş, sistemin bütün sigortaları bir bir atmış, cumhuriyet, tarihinde hiç görülmedik ölçüde büyük bir saldırıya uğramış. Ana hatlarıyla tablo bu. En acısı da şu: eğer hukuksuzluk, haksızlık, zulüm, görünürde şekli bir yargı eliyle yapılırsa bundan daha vahim bir şey olamaz. Çünkü bu yurttaşlarımızda dışşal bir meşruiyet algısı yaratıyor. O zaman gideceğimiz bir yer kalmıyor”.

Böyle bir tabloda ayakta kalan yegâne gücün barolar ve avukatlar olduğun belirten Kocasakal, “Bugün sokaktaki vatandaşa sorun, en güvenilir kurumların başında barolar, özellikle de İstanbul Barosu gelir. Bu avukatların gücünün yansımasıdır ve onların eseridir” dedi.  

Bu süreçte avukatların birer adalet savaşçısı ve adaletin teminatı haline geldiklerini, avukatların verdiği hukuk mücadelesinin devam ettiğini kaydeden Kocasakal, konuşmasını şöyle sürdürdü: ”Hakkımızda soruşturmalar açtılar, dava açtılar, bize kurşun sıktılar olmadı, bizi yıldıramadılar. Dava açıldığında ‘kim kimi yargılayacak göreceğiz’ demiştim. Ve gördük. Biz beraat dahi talep etmedik. Çünkü biz kendimizi sanık olarak görmedik. Biz şunu söyledik: ‘Siz kendi kendinizi yargılıyorsunuz,  kendinizle ilgili bir karar vereceksiniz, tarihe nasıl geçeceğinize buyurun karar verin’. Mahkûmiyet mütalaasına rağmen beraat kararı verdiler”.

İstanbul Barosuna boyun eğdirmenin mümkün olmadığını belirten Kocasakal, hukuk devleti tesis edilene kadar, yargı bağımsız olana kadar, bedeli ve pahası ne olursa olsun bu mücadelenin birlikte sonuna kadar sürdürüleceğini sözlerine ekledi.  

İstanbul Barosunun 136. Kuruluş Yıldönümü ve 5 Nisan Avukatlar günü kutlamaları 6 Nisan 2014 Pazar günü saat 10.00 ve 14.00’da düzenlenen törenlerle devam edildi. Sabah düzenlenen törende mesleklerinde 30 yılını dolduran 287 meslektaşımıza, öğleden sonra düzenlenen törende ise mesleklerinde 35 yılını dolduran 222 meslektaşımıza plaket sunuldu. Böylece toplam 1090 meslektaşımız birer plaketle onurlandırılmış oldu.

Galeri

Kategori:Haberler
Hukuk Devleti Tesis Edilene, Yargı Bağımsız Olana Kadar, Bedeli Ve Pahası Ne Olursa Olsun Bu Mücadeleyi Birlikte Sürdüreceğiz | İstanbul Barosu