Hocalı Katliamı Ve Karabağ Sorunu
İstanbul Barosu Başkanlığınca düzenlenen “Uluslararası Hukuk ve İnsan Hakları Açısından

İstanbul Barosu Başkanlığınca düzenlenen “Uluslararası Hukuk ve İnsan Hakları Açısından Hocalı Katliamı ve Karabağ Sorunu” konulu panel, 27 Şubat 2014 Perşembe günü saat 14.00’da Orhan Adli Apaydın Konferans Salonunda yapıldı.
Panelin açılışında konuşan İstanbul Barosu Başkanı Av. Doç. Dr. Ümit Kocasakal, tarihin hukuk açısından önemli günlerini tarihe not düşmek, unutmamak ve unutturmamak adına bu tür toplantılar yapmaya devam edeceklerini söyledi. Kocasakal, Toplantıda yapılan konuşmaları kitap haline getirerek kaynak oluşturduklarını belirtti.
İnsanlığa karşı işlenen suçlarda 20. Yüzyılın en kanlı ayak izlerini taşıdığını kaydeden Ümit Kocasakal, tarihin en büyük soykırımını ABD’nin yaptığını, Avrupa’nın göbeğinde, Afrika’da, Ortadoğu’da yapılan kanlı katliam zincirinde Hocalı’nın bir halka oluşturduğunu ve insanlık tarihine kara bir leke olarak geçtiğini bildirdi. Bu katliamların siyasi bedelinin mutlaka ödenmesi gerektiğini vurgulayan Kocasakal, hukukçuların, baroların, tarihçilerin bu işin peşini bırakmamaları gerektiğini anlattı.
Av. Saide Ekmen’in yönettiği ilk oturumda konuşan Giresun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Aygün Attar, Karabağ’da yaşananların bir katliamdan çok soykırım olarak nitelenebileceğini belirtti ve olayın ortaya çıkış nedenlerini, Karabağ’da yaşananları ve sonrasını tarihsel bir perspektiften değerlendirdi.
Karabağ sorununun uluslararası platforma taşınmasının gereği üzerinde duran ve bu konuda öneriler sunan Attar, uluslararası lobilerin olumsuz tutumları yüzünden sorunun çözümünün engellendiğini bildirdi. Aygün Attar konuşmasını ‘soykırıma lanet, katillere lanet, Hocalı’ya adalet’ diyerek bitirdi.
Azerbaycan Milli Meclisi Milletvekili Ganire Paşayeva ise Karabağ’da süren işgal yüzünden 1 milyon insanının evlerine dönemediğini, modern dünyada buna akıl erdirmenin güç olduğunu, Hocalı’da büyük acılar yaşandığını, insanların sağlıklarını kaybettiğini, sakatlandıklarını, soykırımı yapan Ermenilere karşı dünyanın sessiz kalarak suçu kabullendiğini söyledi.
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin Karabağ sorunu ile ilgili 4 kararı bulunduğunu, ancak bunların hiç birinin uygulanmadığını hatırlatan Paşayeva, Ermenistan’a baskı yapılamadığı için kararların kâğıt üzerinde kaldığını, sorunun 22 yıldır sürüncemede bırakıldığını bildirdi. Paşayeva, “Gerçekleri bilgi ve belgelerde uluslar arası örgütlere daha fazla anlatmamız lazım” dedi.
Azerbaycan Barolar Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Muhtar Mustafayeer de konuşmasında, Barolar Birliğinin sorunun çözümü için yaptığı hukuksal çalışmalar hakkında bilgi verdi.
Panelin ikinci oturumunu yöneten İstanbul Barosu Genel Sekreteri Av. Hüseyin Özbek, Osmanlı döneminden günümüze Ermenistan’la yaşanan olayları özetledi ve özellikle 1915 olayları üzerinde durdu. Ermenistan Diasporasının sorunun çözümünü engelleme çabalarını ve soykırım iddialarını anlatan Özbek, 1915 olaylarında üçüncü dönem kampanya başlatıldığını ve soykırım inkârının suç olması için çaba gösterildiğini vurguladı. Hüseyin Özbek, Hocalı katliamını ise Türk dünyası için ortak bir dram olarak niteledi.
Bu oturumda konuşan İzmir Ekonomi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Meltem Dikmen Caniklioğlu, Azerbaycan’ın özerk bölgesi olan Karabağ’ın nüfus yapısının değiştirilerek Ermenistan’a bağlanmasının hedeflendiğini söyledi. Ermenistan’ın, nüfus yapısını değiştirdiği Karabağ’ın Ermeni toprağı olduğu iddiasıyla zor kullanarak işgal ettiğini belirten Caniklioğlu, intikam amaçlı yapılan bu işgal ve katliamın uluslararası hukuka aykırı olduğunu bildirdi. Uluslararası hukuka aykırı suçları yargılamak amacıyla kurulan Mahkemelerin kararlarının uygulanmadığına ve bu nedenle de bir sonuç alınamadığına dikkat çeken Meltem Dikmen Caniklioğlu, uluslararası güçlerle hukuk arasında bir çelişki olduğunu, uluslar arası hukukun güçlünün hukuku olmaya devam ettiğini anlattı.
Prof. Dr. Anar İskenderli toplantıda çok kısa ve şiirsel bir konuşma yaptı.
Panelin son konuşmacısı Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Cavit Abdullahzade Karabağ ve Hocalı olaylarını uluslararası hukuk açısından şöyle değerlendirdi: “Uluslar arası hukukta Hocalı katliamı Karabağ ile Azerbaycan arasında görülüyor. Ermenistan ‘ben garantörüm’ deyip kenardan bakıyor. Böylesi işine geliyor. Oysa Ermenistan esas aktör olarak işin içine girse uluslar arası hukuk devreye girer ve Azerbaycan’ın eli güçlenir. Çünkü uluslar arası hukuka göre, güç kullanarak, nüfus yapısını değiştirerek, başka bir ülkenin toprağını işgal etmek suçtur. Karabağ tarihin hiçbir döneminde bağımsız olmadı. Sovyet işgalinden önce de, işgal altında da, işgal sonrasında da Azerbaycan Cumhuriyetinde özerk bir bölgedir”.
Hocalı katliamının önceden planlanarak yapıldığını belirten Abdullahzade, Azerbaycan’ın yapabileceği tek şeyin meşru müdafaa olduğunu, bu çabalarını sürdürmesi gerektiğini sözlerine ekledi.
Oturum sonlarında konuşmacılara birer Teşekkür Belgesi ve plaket verildi.


