İstanbul Barosu LogoİSTANBUL BAROSU
“Herhalde dünyada bir hak vardır ve hak kuvvetin üstündedir.”M. Kemal ATATÜRK

H.K.G. Davası Laik Cumhuriyetin Önemini Ortaya Koymuştur

H.K.G. Davası Laik Cumhuriyetin Önemini Ortaya Koymuştur

6 yaşından itibaren cinsel istismara uğrayan H.K.G.’nin davasında Mahkeme, H.K.G.’yi istismar eden hakkında 30 yıl, baba hakkında 20 yıl, anne hakkında 16 yıl 8 ay hapis cezasına hükmetti.
Baromuz, Başkan, Yönetim Kurulu Üyesi, Kadın Hakları ve Çocuk Hakları Merkezleri ile kamuoyuna yansıdığı ilk günden bu yana olayın takipçisi olmuş, kemik yaşı tespiti raporunun sahteliği sebebiyle suç duyurusunda bulunmuş, yargılamayı gözlemci sıfatı ile takip etmiştir.

Bilindiği gibi tarikat yapılanmaları 677 sayılı Devrim Kanununa ve laik Cumhuriyet düzenine aykırıdır. Anayasa’ya göre kimse din duygularını istismar edemez.
H.K.G. davası, din istismarını yasaklayan, hukuk birliğini sağlayan ve toplumun gruplara ayrıştırılmasını önleyen laik hukuk düzenine karşı yasa dışı yapılanmaların hangi boyutlara ulaştığını göstermektedir.
30 Kasım 1925 tarihli ve 677 sayılı Devrim Kanunuyla bütün tarikatlar ve şeyhlik, müritlik, gibi unvanların kullanılması yasaklanmış, tekke ve zaviyeler kapatılmıştır. Bu yasa çocukların aileleri ile birlikte sağlıklı ve çağdaş koşullarda yaşama hakları için önemlidir.
3 Mart 1924 tarihli ve 430 sayılı Devrim Kanunuyla da medreseler kaldırılmış, eğitim birliği sağlanmış, çocukların ulusal, bilimsel, laik ve çağdaş eğitim görme haklarının yasal alt yapısı hazırlanmıştır.
Çağdaş çocuk ve kadın haklarına ilişkin gelişmeler büyük önder Atatürk’ün kurduğu laik hukuk düzeni yönündedir. Yargı ise her durumda insan haklarını ve laik Cumhuriyet düzenini korumakla yükümlüdür.
H.K.G. davası Laikliğin, sosyal hukuk devletinin CUMHURİYET’in kadın ve çocuk için ne kadar kıymetli olduğunu bu süreçte bir kez daha göstermiştir.

Kamuoyuna saygılarımızla duyururuz.

İstanbul Barosu

Kategori:Haberler