Hilafet Ve Şeriat Özlemcilerini Uyarıyoruz!
İstanbul Barosu olarak, Cumhuriyetin kazanımlarından, çağdaşlıktan, demokrasiden, hukuktan yana uğraşılarımıza bundan sonra da aynı kararlılıkla

İstanbul Barosu olarak, Cumhuriyetin kazanımlarından, çağdaşlıktan, demokrasiden, hukuktan yana uğraşılarımıza bundan sonra da aynı kararlılıkla devam edeceğimizi, iç ve dış çıkar çevrelerinin desteğini alan gericiliğe karşı mücadelemizi sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.
23 Aralık 1930 tarihinde Menemen’de Derviş Mehmet önderliğindeki gerici kalkışma genç Türkiye Cumhuriyeti’ne açık bir meydan okumaydı.1925 Şeyh Sait ayaklanmasından 5 yıl sonra Türkiye Cumhuriyetinin anayasal düzenini, rejimini, Cumhuriyet devrimlerini, çağdaşlığı hedefleyen ayaklanmadan bu yana 76 yıl geçti.
Yedek subay öğretmen Mustafa Fehmi Kubilay’la birlikte bazı güvenlik görevlileri de devrimlerin, genç cumhuriyetin yaşaması için bu kalkışmada canlarını verdiler. Türk ulusu tarafından nefretle karşılanan, lanetlenen bu kalkışmaya karşı Türkiye Cumhuriyeti tüm kurumlarıyla birlikte kesin tavır aldı. Çağdaşlıktan, uygarlıktan, cumhuriyetin kazanımlarını korumaktan yana devrimci tavrını ortaya koydu. Türk yargısı da çağdaşlık ve aydınlanma düşmanlarına karşı Cumhuriyetin yasalarını işletti.
Hilafet ve şeriat özlemi içindeki emperyalist destekli gericilik, Atatürk’le, cumhuriyetle, çağdaşlıkla kavgasını 76 yıl sonra hala sürdürmektedir. Emperyalizme karşı verilen kurtuluş savaşından sonra tercihini çağdaş uygarlıktan yana kullanan, çürümüş saltanat ve hilafeti tasfiye eden Atatürk’ ü ve emaneti ulus devleti, devrimleri hala içlerine sindirememişlerdir. Atatürk ve devrimlere karşı tükenmez kinlerinin nedeni, bilim dışı, çağdışı bir anlayışı sürdürerek, sonsuza kadar halkın sırtından geçinmek istemelerine engel olmasıdır.
Asıl üzücü olan, 83. yıldönümünde bazı makam sahiplerinin ve bazı siyasilerin cumhuriyetin korunması konusunda duyarsızlıktan da öte, çağdışı anlayışları cesaretlendirici bir tavır içinde olmalarıdır. Türkiye Cumhuriyeti 1930’daki gerici kalkışmaya karşı halkıyla ve tüm kurumlarıyla birlikte devlet olarak kararlılığını göstermişti. Günümüzde bırakın aynı kararlılığın devletin bazı kurumları tarafından gösterilmesini, tam tersine gericiliği cesaretlendirici tavırları ulusumuz ibretle ve endişeyle izlemektedir.
İstanbul Barosu olarak, Cumhuriyetin kazanımlarından, çağdaşlıktan, demokrasiden, hukuktan yana uğraşılarımıza bundan sonra da aynı kararlılıkla devam edeceğimizi, iç ve dış çıkar çevrelerinin desteğini alan gericiliğe karşısı mücadelemizi sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.
İSTANBUL BAROSU BAŞKANLIĞI


