İstanbul Barosu LogoİSTANBUL BAROSU
“Herhalde dünyada bir hak vardır ve hak kuvvetin üstündedir.”M. Kemal ATATÜRK

Hayvanlar Barınaklarda Değil Aramızda Yaşamalı

İstanbul Barosu Hayvan Hakları Komisyonunca

Hayvanlar Barınaklarda Değil Aramızda Yaşamalı

İstanbul Barosu Hayvan Hakları Komisyonunca düzenlenen ‘Bahar Paneli’ 3 Nisan 2011 Pazar günü saat 13.00 – 18.30 arasında Orhan Apaydın Konferans Salonunda yapıldı.

 

Panelin açılış konuşmasını yapan İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Av. Özlem Aksungar, Hayvan Hakları Komisyonunun İstanbul Barosu bünyesinde kurulan ilk komisyonlardan biri olduğunu söyledi.

 

Hayvanları ‘yaşam dostları’ olarak niteleyen Aksungar, hayvanların bir mal gibi görülmemesi, hayvan haklarının korunması ve genişletilmesi gerektiğini, hayvanlara verilen zararlarda İstanbul Barosunun daima müdahil olarak destek vermeye hazır olduğunu bildirdi.

 

Aksungar, “Nerede haksızlık varsa, nerede hukuksuzluk varsa, nerede hak mücadelesi varsa İstanbul Barosu orada olacaktır” dedi.

 

Panelin sunumunu yapan ve yöneten İstanbul Barosu Hayvan Hakları Komisyonu Başkanı

Av. Hülya Yalçın, hayvanlara karşı her türlü istismarın önlenmesi için TCK’ya madde bazında hüküm konulacağını, bunun beklentisi içinde olduklarını, TBMM’den olumlu sinyaller aldıklarını söyledi.

 

İnsanlarımızda hayvan hakları ve hayvanlarla birlikte yaşama bilincinin tam yerleşmediğine dikkat çeken Yalçın, “Hayvanların barınaklarda değil, aramızda yaşamalarını istiyoruz” dedi.    

 

Panelde konuşan Veteriner Hekim İsmet Çolakel, hayvanları koruma mevzuatına ilişkin bilgi verdi. Çolakel, 2004 yılında çıkarılan 5199 sayılı Hayvan Hakları Kanununun hayvanları, Kabahatler Kanunu çerçevesinde mal olarak gördüğünü, oysa hayvanlara karşı yapılan istismarların TCK kapsamına alınması gerektiğini vurguladı.

 

5199 sayılı kanunun uygulama yönetmeliğinde kısırlaştırma ve aşıların taşeron firmalar tarafından yapıldığına dikkat çeken Çolakel, bu tür çalışmaların hayvanlara büyük zarar verdiğini, aşı ve kısırlaştırmanın ancak sağlık koşulları yerinde iyileştirme merkezlerinde yapılması gerektiğini söyledi.

 

İstanbul’da 15 hayvan barınağı bulunduğunu, buralarda veteriner hekimlerin yer almadığının altını çizen İsmet Çolakel, sorunun çözümü için mobil kısırlaştırmalara son verilmesini, Çevre ve Orman Bakanlığınca veteriner hekim sayısının artırılmasını, taşeron firmalardan hizmet alınmamasını, yerel yönetimlerce hayvan hastanelerinin daha işlevsel hale getirilmesini istedi.

 

Veteriner Hekimleri Odası Başkanı Prof. Dr. Murat Aslan da konuşmasında, 5199 sayılı Hayvan Hakları Kanununu ‘ucube’ olarak niteledi. Söz konusu kanunu uygulayacak merciin belli olmadığını belirten Aslan, hayvan haklarının öneminin toplumda tam anlaşılamadığını böylesine önemli bir konuda Veteriner Hekimleri Odası olarak orta öğretim kurumlarında eğitim çalışması başlattıklarını ve herkesten destek beklediklerini bildirdi.

Prof. Dr. Murat Aslan, “Hayvan severliğin çağdaş olmakla bir ilgisi yoktur, hayvan sevgisi insani bir şeydir. Hayvanı mal gibi gören ‘altı üstü bir hayvan’ anlayışına da şiddetle karşı çıkıyoruz” dedi.

 

 Beyoğlu İlçe Emniyet Müdür Yardımcısı Tuncay Öztürk de, hayvan hakları konusunda çeşitli yayın araçlarıyla halkı bilgilendirme ve bilinçlendirme çalışmaları yaptıklarını, bu projelerine herkesten destek beklediklerini söyledi.

 

Hayvan Hakları Komisyonu Başkan Yardımcısı Av. Deniz Tavşancıl Kalafatoğlu da konuşmasında, hamilelik sürecinde ve sonrasında evdeki hayvanlarla ilişkiler hakkında ayrıntılı bilgi veren bir sunum yaptı.

 

İstanbul Üniversitesi Veteriner Fakültesi Parazitoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Meltem Ulutaş Esatgil de, hayvanlardan insanlara geçen hastalıklar, hidatik kist ve toksoplazma konusunda bilgi verdi ve kendi yaşamından örnekler sergiledi.

 

Veteriner Hekim Nilay Tezsay ise yaban hayvanların tedavisi ve yeniden doğaya salıverilmesi konusunda deneyimlerini anlattı. Vahşi Hayvanlar Kulübü kurduklarını hatırlatan ve bu kulübün yaptığı çalışmaları anlatan Tezsay, Türkiye’nin çok verimli bir coğrafyaya sahip olduğunu, yaban hayatın yeteri kadar korunamadığını, ruhsatsız avcıların doğada yaşayan hayvanlara büyük zarar verdiklerini bildirdi. 

 

Yedikule Hayvan Barınağı Gönüllüsü, Mimar Meral Olcay da, yöneticisi olduğu barınak hakkında ayrıntılı bilgi verdi. 11 yıl önce kurulan Hayvan Barınağında yerel yönetimle uyumlu çalışmalar yaptıklarını belirten Olcay, hayvan barınağının hayvanın son durağı olmadığını, sağlıklı ve özgür bir yaşam için geçici bir istasyon olduğunu vurguladı.

 

Panelin sonunda katılımcılar konuya katkıda bulunmak amacıyla değerlendirmeler yaptılar. Daha sonra İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Av. Özlem Aksungar, konuşmacılara birer Teşekkür Belgesi verdi.

 

Galeri

Kategori:Haberler
Hayvanlar Barınaklarda Değil Aramızda Yaşamalı | İstanbul Barosu