Hastalar Haklarının Bilincinde Olmalı
İstanbul Barosu Sağlık Hukuku Komisyonu Başkanı Av. Sunay Akyıldız, sağlıklı yaşam hakkının en temel insan hakkı olduğunu, ancak ülkemizde siyasal ve sosyal haklar kadar ön plana çıkarılamadığını söyledi.

İstanbul Barosu Sağlık Hukuku Komisyonu Başkanı Av. Sunay Akyıldız, sağlıklı yaşam hakkının en temel insan hakkı olduğunu, ancak ülkemizde siyasal ve sosyal haklar kadar ön plana çıkarılamadığını söyledi.
28 Kasım 2007 Çarşamba günü saat 13.20’de SKY TÜRK Televizyonunda yayınlanan Hakkınızı Arayın programının canlı yayın konuğu olan Av. Sunay Akyıldız program sunucusu Begüm Özkan’ın hasta hakları ve sağlık hukukuna ilişkin sorularını yanıtladı.
Anayasamızın ikinci maddesinin devletimizi, laik, demokratik ve sosyal bir hukuk devleti olarak tanımladığını belirten Akyıldız, sosyal devlet anlayışının vatandaşın sağlıklı yaşama hakkının güvence altına alınması demek olduğunu vurguladı.
Devletin hasta hakları ve sağlık konusunda proje üretmeye 2003 yılında AB’ye uyum süreciyle yoğunlaştığını, 81 ilde 415 devlet hastanesinde Hasta Hakları Kurulları oluşturulduğunu anlatan Sunay Akyıldız, ne yazık ki bu Hasta Hakları Kurullarında bir hukukçunun yer almadığını, sayıları devlet hastanelerine yaklaşan özel hastanelerde ise Hasta Hakları Kurullarının bulunmadığını bildirdi.
Hasta haklarının, küreselleşen sermaye sisteminde hastayı korumak amacıyla ortaya çıktığını, batı ülkelerinde bunun yasal dayanaklarının bulunduğunu kaydeden Akyıldız, Ülkemizde hasta hakları yasasının bulunmadığını, bu işin yönetmeliklerle yürütülmeye çalışıldığını, zaten Türkiye’de sağlık mevzuatının çok eski ve dağınık olduğuna dikkat çekti.
Hasta haklarının hiçbir zaman hastayla hekimi karşı karşıya getiren haklar olmadığını hatırlatan Av. Sunay Akyıldız, “bu hakların, bilgilenme hakkı, mahremiyet hakkı, hastanede yatıyorsak dini vecibelerimizi yerine getirme hakkı, rıza, aydınlatılmış onam hakkı, koruyucu tedbirlerin alınması hakkı, güncel tedavi teknolojisine erişim hakkı gibi çok önemli haklar olduğunu söyleyebiliriz” dedi.
Son yıllarda sağlıkta dönüşüm programından söz edildiğini, yasasının sürekli ertelendiğini belirten Akyıldız, sağlıkta dönüşüm programına göre, sağlık hizmetlerinin tamamen özelleştirilmesinin ön görüldüğünü, ödeme güçlüğü içindeki vatandaşlar için bunun bir kazanç değil kayıp olacağı yönünde endişeler taşıdıklarını savundu.
Sosyal güvenlik kurumlarının tek çatıda birleşmesini, aile hekimliği uygulamasının başlamasını güzel gelişmeler olarak niteleyen İstanbul Barosu Sağlık Hukuku Komisyonu Başkanı, ancak bunların yeterli olmadığını belirtti.
İstanbul Barosu Sağlık Hukuku Komisyonunun çalışmaları hakkında da bilgi veren Akyıldız şöyle konuştu: “komisyon olarak meslektaşlarımız arasında bilgi paylaşımında bulunmak, farkındalık yaratmak, toplumu bilinçlendirmek, çeşitli etkinlikler düzenlemek, yayınlar yapmak ve en önemlisi de maddi gücü olmayan insanlara ücretsiz adli yardımda bulunmak ve onlara destek olmaktır”.
Geleneksel olarak her yıl sağlık hukukuyla ilgili sempozyumlar düzenlediklerini söyleyen Akyıldız, tüm sağlık mevzuatını içeren bir kitap hazırladıklarını, bunun Baro tarafından yayınlandığını, tüm hekimlere, sağlık personeline ve hastalara salık verdiklerini sözlerine ekledi.


