Görme Engelli Avukatlar Yok Sayılamaz

İstanbul Barosu Engelli Hakları Merkezi’nin sosyal medyadan yaptığı çağrı üzerine İstanbul Adalet Sarayı’nda bir araya gelen meslektaşlarımız, Cumhuriyet Savcısının görme engelli Av. Mümin Özeken’e yönelik ayrımcılığını protesto etti.
Görme engelli meslektaşımız 5 Nisan 2022 Salı günü ‘Avukatlar Günü’, bir suç duyurusunda bulunmak için asistanıyla gittiği İstanbul Adalet Sarayı’nda, soruşturma dosyasını yürüten Cumhuriyet Savcısı tarafından, görme engelli olması nedeniyle iki tanık huzurunda ifadesinin alınabileceği söyledi.
Meslektaşımız bu duruma itiraz edince, Cumhuriyet Savcısının “iki tanık bulamadın mı?”, “körsün, okuyamazken neden hazirun oluşturmamakta ısrar ediyorsun?” söylemlerine maruz kaldı. Yanında asistanın olduğunu belirten meslektaşımız, tanımadığı bir başka kişinin varlığına gerek duymadığını, müşteki olarak ifade vermek istediğini belirtti. Cumhuriyet Savcısı da iki tanık olmadan müşteki ifadesini alamayacağını belirterek, meslektaşımızı odasından çıkardı.
Bu nedenle, İstanbul Barosu Engelli Hakları Merkezi’nin sosyal medyadan yaptığı çağrısı üzerine meslektaşlarımız, 7 Nisan 2022 Perşembe günü saat 14.00’de Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı girişindeki Atrium’da Themis Heykelleri önünde buluştu. Yaklaşık 60 avukatın katılımıyla “Görme Engelli Avukatlar Yok Sayılamaz” başlıklı basın açıklaması yapıldı.
İstanbul Adalet Sarayı girişindeki Atruim’da yapılan basın açıklamasına, İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyeleri Av. Lütfi Topraç, Av. Ali Gürbüz, Av. Selahattin Meriç, Av. Sinan Naipoğlu, İstanbul Barosu Disiplin Kurulu Başkanı Av. Atilla Erdoğmuş, Engelli Hakları Merkezi Başkanı Av. Hüseyin Varol, Başkan Yardımcısı Av. Mustafa Keskin, Genel Sekreter Av. Zeynep Çakır, Yürütme Kurulu Üyeleri Av. Deniz Yazgan, Av. Songül Göreci, Engelli Hakları Merkezi önceki Başkanı Av. Mahmut Günday, Kadın Hakları Merkezi Başkan Yardımcısı Av. Birsen Baş Topaloğlu, İstanbul Barosu Genç Avukatlar Merkezi Başkanı Av. Kerem Donat, Başkan Yardımcısı Av. Ferhat Çiçekli, Spor ve Spor Hukuku Komisyonu Başkanı Av. Tutku Dinçer, Başkan Yardımcısı Av. Bayram Gündoğdu, Genel Sekreteri Av. İlteriş Emiroğlu, Kadın Futbol Takımı Sorumlusu Av. Ecem Çetin ve Su Sporları Sorumlusu Av. Deniz Akbıyık; eski İstanbul Barosu Genel Sekreteri Av. Mert-Er Karagülle, eski Yönetim Kurulu üyesi Av. Hasan Kılıç, eski Adil Yargılama Takip Merkezi Başkanı Av. Aynur Tuncel Yazgan'ın da aralarında bulunduğu avukatlar katıldı.
İstanbul Barosu Engelli Hakları Merkezi Yürütme Kurulu Üyesi Av. Deniz Yazgan tarafından okunan basın açıklaması:
GÖRME ENGELLİ AVUKATLAR YOK SAYILAMAZ
“ 5 Nisan 2022 Salı, Avukatlar Günü’nde, görme engelli meslektaşımız Avukat Mümin ÖZEKEN bir suç duyurusunda bulunmak üzere İstanbul Çağlayan Adliyesi’ne gitmiş ve suç duyurusu bağlamında dosyadan sorumlu Cumhuriyet savcısının “İki tanık bulamadın mı? ”, “Körsün, okuyamazken neden hazirun oluşturmamakta ısrar ediyorsun?” gibi aşağılayıcı ve damgalayıcı söylemlerine maruz kalmıştır. Meslektaşımız, asistanının yanında olduğunu ve tanımadığı bir başka kişinin varlığına gerek duymadan işlemi tamamlayabileceğini belirtse de Cumhuriyet savcısı, müşteki ifadesi almayı reddetmiş ve diyaloğun sonunda meslektaşımızı odasından çıkarmıştır.
Belirtmek isteriz ki, Türk Borçlar Kanunu’nun 15. maddesi uyarınca, “Görme engellilerin talepleri halinde imzalarında şahit aranır. Aksi takdirde görme engellilerin imzalarını el yazısı ile atmaları yeterlidir.”
Noterlik Kanunu’nun 73. maddesi uyarınca, “Noter, ilgilinin işitme, konuşma veya görme engelli olduğunu anlarsa, işlemler engellinin isteğine bağlı olmak üzere iki tanık huzurunda yapılır. İlgilinin işitme veya konuşma engelli olması ve yazı ile anlaşma imkânının da bulunmaması hâlinde, iki tanık ve yeminli tercüman bulundurulur.”
Tapu Tüzüğü'nün 24. maddesi de "İstem sahibinin, işitme, konuşma veya görme engelli olması hâlinde, işlemler isteğe bağlı olarak iki tanık huzurunda yapılır. Engellinin tanık istememesi hâlinde, bu husus istem belgesinde veya resmî senette belirtilir. İlgilinin işitme veya konuşma engelli olması ve yazı ile anlaşma imkânının da bulunmaması hâlinde, işaret dilinden anlayan yeminli bilirkişi bulundurulur." demektedir. Keza ‘Bankacılık Hizmetlerinin Erişilebilirliğine Dair Yönetmelik'in 8. maddesinin 4. fıkrası da "Görme engelli müşteriler, bankacılık hizmetlerine ilişkin sözleşmelerle ilgili bilgi edinme ve inceleme haklarını kullanmaları akabinde sözleşmeye imza atabilirler. Bu kapsamda, kişinin talebi olmaksızın, engelli müşterilere yönelik farklı bir uygulamaya gidilmez." demektedir.
Tarafı olduğumuz uluslararası sözleşmeler ve ulusal normlardan açıkça anlaşılmaktadır ki engelli bir kişi, desteğe gereksinim duymadığını belirtiyor ise o kişinin edilgenleştirilerek, adeta bir nesne yerine koyularak, tanımadığı kişilerin içinde bulunduğu bir hazirun ile işlem yapmaya zorlanması hukuka aykırıdır ve bir Cumhuriyet Savcısının açık olan yasa sözünü bilmemesi gibi bir durum kabul edilemez.
‘Türk Yargı Etiği Bildirgesi’ne göre, “Hâkimler ve savcılar, görevlerini yerine getirirken adaletin en hassas ve doğru şekilde dağıtıldığından emin olan, meslekî sorumluluk içinde davranan, bütün işlemleri ile karar ve davranışlarında insan ve toplum hayatına tesir edeceklerinin ve toplum nezdindeki saygınlıklarının korunmasının Türk yargısının itibarını da yükselteceğinin bilincinde olan ‘hakîm, fehîm, müstakîm, emîn, mekîn ve metîn’ insanlardır. Anayasa ve kanunlardan aldıkları yetki çerçevesinde, hür vicdanları ile evrensel değerleri şiar edinerek bağımsız ve tarafsız olarak görevlerini yürütürler. Bu bildirgede belirtilen etik ilkeleri içtenlikle benimser, gerek meslekî gerekse sosyal hayatlarında bu ilkeler doğrultusunda davranmaya onurları ve vicdanları üzerine söz verirler.”
Savcılar İçin Etik ve Davranış Biçimlerine İlişkin Avrupa İlkeleri, kısaca Budapeşte İlkeleri ’nin “Genel olarak mesleki davranışlar” başlığı altında ise savcılar, “Tüm kişilerin kanun önünde eşit olma hakkına saygı duymalı; cinsiyet, ırk, renk, dil, din, siyasi veya diğer görüşler, cinsel yönelim, ulusal veya sosyal köken, ulusal azınlığa mensup olma, mülkiyet, doğum, sağlık, engellilik ve diğer her türlü statü temelinde herhangi bir kişiye karşı ayrımcılık yapmaktan sakınmalıdırlar.”
63 yaşında, görme engelli bir avukatın, engelliliği dolayısıyla ayrımcılığa uğraması, avukatlık mesleğine başlarken ettiği yeminden ayrı ve aşağıda düşünülerek, hak arama özgürlüğünden yoksun bırakılması engelli ayrımcılığıdır; sağlamcılıktır, Hakimler Savcılar Kurulu Kanunu bağlamında yaptırıma tabidir ve suç oluşturur.
Avukatlık mesleğinin, engelli kişilerce bağımsız biçimde yapılamayacağına ilişkin söylemler, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi ve Anayasamız bağlamında ayrımcılık yasağına aykırıdır.
Yasalara açıkça aykırı olan, engelli kişinin istemi ve rızası hilafına şahit bulundurma istemini kabul etmiyoruz. Ancak kendimizden emin bir şekilde belirtiyoruz ki bugün, görme engelli bir avukatın aşağılandığına, ayrımcılığa uğradığına şahidiz. Hukuksuzluğa şahidiz. Görme engelli avukatları gerçek bir avukat gibi değerlendirmeme teşebbüsüne şahidiz.
Meslektaşımızı aşağılayıcı muamelede bulunan Cumhuriyet savcısını Hâkimler Savcılar Kurulu’na şikâyet ettiğimizi, olayın takipçisi olduğumuzu kamuoyuna saygı ve kararlılıkla bildiririz.”
İstanbul Barosu Engelli Hakları Merkezi


