İstanbul Barosu LogoİSTANBUL BAROSU
“Herhalde dünyada bir hak vardır ve hak kuvvetin üstündedir.”M. Kemal ATATÜRK

Gelinen Aşamada Ermeni Sorunu

Kastamonu Üniversitesince düzenlenen “Gelinen Aşamada Ermeni Sorunu” konulu panel, 10 Mayıs 2008 Cumartesi günü üniversitenin 400 kişilik 3 Mart Konferans salonunda yapıldı.

Gelinen Aşamada Ermeni Sorunu

Kastamonu Üniversitesince düzenlenen “Gelinen Aşamada Ermeni Sorunu” konulu panel, 10 Mayıs 2008 Cumartesi günü üniversitenin 400 kişilik 3 Mart Konferans salonunda yapıldı.

Panele konuşmacı olarak Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu, Türk Tarih Kurumu Ermeni Masasından Prof. Dr. Kemal Çiçek, Kanal B Televizyonu Dış Haberler Editörü, Siyaset Bilimci Gürbüz Evren, İstanbul Barosu Genel Sekreteri

Av. Hüseyin Özbek ve İstanbul Barosu üyesi Av. Kegam Karabetyan katıldı.

Büyük ilgi gören paneli, salonda yer bulamayan 200’ü aşkın kişi de salonun dışına konulan büyük ekrandan izledi.

Ermeni sorununun başlangıcından günümüze kronolojisini sergileyen Prof. Halaçoğlu ve Prof. Çiçek, 1915 yılının savaş koşullarında, Osmanlının savaş halinde bulunduğu hasımlarınca desteklen Ermeni Taşnak çetelerinin ayaklanması üzerine uygulanan zorunlu göç konusunda bilgi verdiler. Osmanlı devletinin bir imha politikasının olmadığının altını çizen

Prof. Dr. Halaçoğlu ve Prof. Dr. Çiçek, Osmanlının, ordunun ikmal yollarını kesen, düşmanla işbirliğine giren, cephe gerisindeki sivil halka yönelik katliam uygulayan çetelere ve toplu kalkışmaya karşı zorunlu göçü uygulamak zorunda kaldığını açıkladılar.       

Ermeni Diasporasını emperyalizmin yönlendirdiğini, Osmanlının meşru müdafaa durumunda kaldığını, katliam ve soykırımın asla söz konusu olmadığını belirten İstanbul Barosu Genel Sekreteri Av. Hüseyin Özbek, Diasporanın tarihsel gerçekleri çarpıtarak kin kuşakları yetiştirdiğini bildirdi.

Dışarıda 20 parlamentodan geçen sözde soykırım yasasıyla Türk ulusundan ve Türkiye Cumhuriyeti’nden aslında Ulusal Kurtuluş Savaşı sonucu kurulan çağdaş, bağımsız Türkiye Cumhuriyeti’nin hesabının sorulduğunu anlatan Özbek, Türk ulusunun Sevr teslimiyeti yerine Lozan’ı elde etmesini bir türlü unutmadıklarına işaret etti.

Dışarının yönlendirmesiyle, Diaspora tezlerine paralel olarak ülkemizde bazı üniversitelerde düzenlenen bilimsellikten ve tarafsızlıktan uzak, önyargılı konferanslarla Türk ulusunun tarih algısında, sağduyusunda, derin bilinçaltında gedikler açılmasının amaçlandığını kaydeden Özbek, Diaspora ve emperyalist destekli, yanlı tezler üreterek sözde bilimsel görünümlü akademik verilere dönüştürülecek etkinliklerle Diasporanın elinin güçlendirilmesinin amaçlandığını, Fonlu akademisyenlerin bilim dışı tezlerinin yurt dışında saygın Türk akademisyenlerinin de soykırımı kabul etmesinin belgeleri olarak kullanılacağına işaret etti.

Özbek, Diaspora tezlerinin, ülkemizdeki bazı sermaye guruplarına bağlı medya organlarında dillendirilmesinin, bilim dışı, sübjektif, çarpıtılmış, tarihsel gerçeklerle örtüşmeyen görüşlerle kamuoyu oluşturmaya, kitlelerde teslimiyet psikolojisi yaratamaya yönelik kampanyaların dikkat çekici bir biçimde sürdüğünü belirtti.

Yurt dışında ilkokuldan üniversiteye kadar her kademede sözde soykırım tezlerinin okutulduğunu, bu nedenle de insanların önyargılı yetiştiklerini anlatan Gürbüz Evren de, bizde eğitim programlarının bu açıdan eksik olduğunu, objektif olarak bu konunun bizde de tüm eğitim kurumlarında işlenmesinin önemine değindi.

Geçtiğimiz yıllarda Türkiye’de bazı üniversitelerde yapılan Ermeni konferanslarına, konuyla ilgili araştırmalar yapmış, kitaplar yazmış bir bilim adamı olarak katılma isteminde bulunduğunu belirten Evren, hepsinden ret cevabı aldığını, bu üniversitelerde yapılan konferanslarda Diaspora tezlerine uygun tebliğ sunan akademisyenlerle ilgili olarak, yabancı basın mensuplarının uluslararası ajanslara “Türkler soykırımı kabul etti” şeklinde haber geçtiklerine tanık olduğunu anlattı.

Diaspora tezlerinin çarpıklığına işaret eden Av. Kegam Karabetyan da, yaşanan trajedinin asla bir soykırım olmadığını, emperyalist devletlerin kışkırtmaları sonucu Ermenilerin ve Türklerin zarar gördüğünü anlattı.

Paneli baştan sona büyük bir ilgiyle izleyen dinleyiciler ve özellikle gençler, katılımcıları soru yağmuruna tuttular.

Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bahri Gökçebay’ın ev sahipliğinde gerçekleşen panel, Kastamonu Valisi Nurullah Çakır ve Kastamonu Belediye Başkanı Turan Topçcuoğlu başta olmak üzere ilçelerden gelenlerin de katılımıyla büyük bir kalabalık tarafından ilgiyle izlendi.

Galeri

Kategori:Haberler