İstanbul Barosu LogoİSTANBUL BAROSU
“Herhalde dünyada bir hak vardır ve hak kuvvetin üstündedir.”M. Kemal ATATÜRK

Fikri Ve Sınaî Haklarda İhlal Halleri Ve Davaları

İstanbul Barosu Fikri ve Sınai Haklar Komisyonunca düzenlenen “Fikri ve Sınai Haklarda İhlal Halleri ve Davaları” konulu sempozyum 11 Ocak Cuma günü İstanbul Ticaret Üniversitesi Eminönü Kampusu İsmail Özaslan Konferans Salonunda yapıldı.

Fikri Ve Sınaî Haklarda 
İhlal Halleri Ve Davaları

İstanbul Barosu Fikri ve Sınai Haklar Komisyonunca düzenlenen “Fikri ve Sınai Haklarda İhlal Halleri ve Davaları” konulu sempozyum 11 Ocak Cuma günü İstanbul Ticaret Üniversitesi Eminönü Kampusu İsmail Özaslan Konferans Salonunda yapıldı.

Büyük ilgi gören ve başarıyla gerçekleşen akademik toplantının açılışında konuşan İstanbul Barosu Başkan Yardımcısı Av. Mehmet Durakoğlu, günümüzde fikri haklar hukukunun çok önemli bir yere geldiğini, fikri haklar alanındaki uluslararası gelişmelerin ihmal edilmemesi gerektiğini belirterek, böylesine önemli bir sempozyumu hazırlayanlara, İstanbul Ticaret Üniversitesi Yetkililerine, akademisyenlere ve katılımcılara teşekkür etti.

İstanbul Barosu Fikri Haklar Komisyonu Başkanı Av. Vehbi Kahveci de fikri haklar konusunda meslektaşlarımızın eğitimine büyük önem verdiklerini, bugüne kadar 1300 meslektaşın sertifika programlarını tamamladığını, bu yıl bu rakamı 2000’e çıkarmayı amaçladıklarını, İstanbul Barosu Dergisini iki özel sayı olarak hazırladıklarını, bu sempozyumun da kitap haline getirileceğini bildirdi.

Açılış konuşmalarından sonra Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Üyesi Levent Yavuz yönetiminde sempozyumun birinci oturumu açıldı.

İstanbul Ticaret Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sami KarahanSınaî Haklarda Hükümsüzlük Davaları” konulu bir bildiri sundu.

Hükümsüzlük davalarının %3’ünün patent, %14’ünün Endüstriyel tasarımlar, %82’sinin ise marka konusunda açıldığını belirten Prof. Dr. Karahan bildirisinde, şu ana başlıklar üzerinde durdu:”Aynı türün tespiti, tasviri işaretlerle ilgili açılan davalar, tanınmış marka ne demektir? Tanınmış marka ölçütleri, toplumda tanınmışlık düzeyine erişmiş markalar, tescilsiz markanın korunması, markanın kullanılmaması, zaman aşımı, sessiz kalma yoluyla hak kaybı”.

Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Tamer Pekdinçer de bildirisinde “Ticari vekil veya Temsilci Tarafından Sınaî Hak İhlali” üzerinde durdu. Pekdinçer, konuya ilişkin Paris Sözleşmesi hakkında açıklamalar yaptı.  

Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Hâkimi Türkay Alıca, ekonomide yaşanan küreselleşmenin markayı çok önemli hale getirdiğini söyledi. Fikri ve Sınaî mülkiyet alanında uluslararası sözleşmeler ve ülkemizdeki mevzuat hakkında bilgi veren Alıca, marka ihlallerinde ülkemizde öngörülen cezaların çok yüksek olduğunu, bu alanda çok sık yasa değişikliği yapıldığını, etkin markanın korunması amacıyla uygulanabilir, makul bir ceza sisteminin getirilmesi gerektiğini vurguladı.

İkinci Oturum İstanbul Ticaret Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nevzat Koç yönetiminde açıldı. Bu oturumda bildirisini sunan İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Serap Keskin Kiziroğlu, ülkemizde fikri ve sınaî mülkiyet konusunun kanun hükmünde kararnamelerle (KHK) düzenlendiğini belirtti ve patent hakları, coğrafi işaretler ve marka suçları konularını ceza hukuku açısından değerlendirdi.

İzmir Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi Hakimi Önder Bayrak,   fikri ve sınai mülkiyet haklarında soruşturma ve kovuşturmanın şikayete bağlı olduğunu, bandrol suçlarının ise şikayete bağlı suçlardan olmadığını bildirdi ve uygulamadan örnekler verdi.

Bakırköy Cumhuriyet Savcısı Ali Cengiz Hacıosmanoğlu da sınaî haklar bakımından savcılık uygulamasında araka konusu üzerinde durdu ve arama konusunun CMK’da düzenlendiğini, Anayasanın 20. maddesinin arama ve el koyma eylemine sınırlamalar getirdiğini, arama kararının hâkim tarafından verilmesi gerektiğini anlattı ve aramada bulunacak kişiler hakkında bilgi verdi.

Sempozyumun öğleden sonraki 3. oturumu İstanbul Barosu Başkan Yardımcısı Av. Mehmet Durakoğlu yönetiminde açıldı. 

Prof. Dr. Gürsel Öngören, konuşmasında mimari eser sahiplerinin yapı maliklerine karşı hakları üzerinde durdu. Öngören, bu alanda pek çok çatışma yaşandığını, mimari eser üzerinde yapı maliklerinin yaptıkları değişikliklerin dava konusu olduğunu, bu alanda yazılmış eser sayısının az olması nedeniyle de Yargıtay kararlarından yararlandıklarını, ancak bu kararların da bazen adil olmadığını savundu.

İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Azra Arkan Serim de sempozyumda “Fikri Hak İhlalleri ve Davaları” konulu bir bildiri sundu. Fikri ve sınaî hak ihlallerinde ceza ve hukuk davaları açılabildiğini, hukuk davalarının; Tespit Davası, Tecavüzün Önlenmesi ve Kaldırılması Davası, Maddi ve Manevi Tazminat Davası, Kazanç Devri Talebi Davası olarak belirlenebileceğini söyledi. Serim, Fikir ve Sanat Eserleri Yasası’nın eser ve eser sahibinin yanı sıra bağlantılı hakları da koruduğunu anlattı.

Yıldız Teknik Üniversitesi İktisadi ve Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Arş. Gör. Gökmen Gündoğdu da, coğrafi işaretlerin kullanımı ve denetimi hakkında açıklayıcı bilgiler verdi.

Sempozyumun son oturumu olan 4. oturum İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyesi

Av. Muammer Aydın yönetiminde açıldı. Fikri ve Sınaî Haklar Komisyonu Sekreteri

Av. Pınar Sür, komisyonun 2007 Çalışma Raporunu katılımcıların bilgisine sundu. Daha sonra sempozyumun soru – cevap bölümüne geçildi.

Sempozyumun genel değerlendirmesini yapan Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Üyesi Levent Yavuz, akademik düzeyi yüksek bir sempozyum gerçekleştirildiğini belirtti. Yavuz, AB’ye uyum sürecinde imzalanan uluslararası sözleşmeler, AB hukuku ve bunun iç hukukumuza yansımaları konusunda ciddi çalışmalar yapılması gerektiğini anlattı ve sınır tanımayan internet ortamında küreselleşme hukuku ile de karşı karşıya kalındığının altını çizdi. Yavuz, teknolojik gelişmelerden elden geldiğince yararlanılması ve kişinin kendini sürekli yenilemesi gerektiğini sözlerine ekledi. 

Konuşmalardan sonra Fikri ve Sınaî Haklar Komisyonunda 17 – 21 Ekim 2007 tarihleri arasında düzenlenen ve sınavda başarılı olan katılımcılara sertifikaları törenle verildi. Her oturum sonunda da konuşmacılara oturum başkanları tarafından birer plaket sunuldu.

Galeri

Kategori:Haberler