İstanbul Barosu LogoİSTANBUL BAROSU
“Herhalde dünyada bir hak vardır ve hak kuvvetin üstündedir.”M. Kemal ATATÜRK

Fikri Ve Sınai Haklar İki Gün Boyunca Tartışıldı

İstanbul Barosu Fikri ve Sınai Haklar Komisyonunca 14 Nisan Cumartesi ve 15 Nisan Pazar günleri Gayrettepe’deki Şişli Belediyesi Konferans Salonunda sempozyum düzenlendi.

Fikri Ve Sınai Haklar İki Gün Boyunca Tartışıldı


İstanbul Barosu Fikri ve Sınai Haklar Komisyonunca 14 Nisan Cumartesi ve 15 Nisan Pazar günleri Gayrettepe’deki Şişli Belediyesi Konferans Salonunda sempozyum düzenlendi.

Sempozyumun 14 Nisan Cumartesi günü yapılan oturumlarında Özel Hukuka ilişkin sorunlar, 15 Nisan Pazar günü yapılan oturumlarında ise ceza hukukuna ilişkin sorunlar ele alındı.

Sempozyumun ilk gün açılış konuşmasını İstanbul Barosu Başkan Yardımcısı Av. Mehmet Durakoğlu yaptı.

Konuşmasında küresel ekonomiyle bütünleşmiş ülkelerin en önemli varlıklarından birinin marka olduğunu belirten Durakoğlu, sadece önemli bir ekonomik değer olarak kalmayan bu ekonomik değerin hak ettiği hukuksal güvenliğe kavuşabilmesinin de olağanüstü önemli olduğunu bildirdi.

Uzun bir süreçten bu yana marka kavramına bakış açımızı temellendiren yaklaşımın yabancı ülkelerde oluşan hakların korunmasıyla bunların taklit edilmesinin önlenmesi yönünde geliştiğini anlatan Av. Durakoğlu, şimdi artık Türk markalarının gerek ülkemizde gerekse başka ülkelerde yaşadığı sorunlar da ilgi alanının içinde bulunduğu söyledi.

Ülkemizde henüz gelişmekte olan marka patent hukukuna yoğun bir ilginin bulunduğunu, Türk Patent Enstitüsüne yapılan başvuruların %500 arttığını kaydeden Mehmet Durakoğlu, bu denli yoğun bir talebin marka ve patent haklarına gösterilen ilginin göstergesi olduğunu vurguladı.

Avukatların Türk Patent Enstitüsünden doğrudan vekâlet alamamaları, işlemlere müdahil olamamalarının çözüm bekleyen sorunlardan biri olduğunu hatırlatan Durakoğlu, konuşmasını şöyle tamamladı: “Yargıya intikali olası bulunan işlemlerde avukatların vekalet alabilmelerinin sağlanması gerektiği kanısındayız. Avukatların aynı zamanda marka vekili oldukları durumlarda baro dışında bir başka meslek örgütüne üye olmaları hususu da avukatlık mesleğiyle bağdaşmazlık olarak ortaya çıkmaktadır. Bu sorunun geleceğe çok ciddi tartışmalar taşıyacağı şimdiden teslim edilmelidir. Meslektaşlarımızı yakından ilgilendiren bu konuların tartışılması gerektiğini düşünüyoruz.”

Fikri ve Sınaî Haklar Komisyonu Başkanı Av. Vehbi Kahveci de açılışta yaptığı konuşmada komisyon olarak sürdürdükleri çalışmalar hakkında bilgi verdi.

Komisyon olarak bir mail ağı oluşturduklarını, halen 400 dolayında üyeleri bulunduğunu belirten Kahveci, bu ağda yapılan hukuksal tartışmalara katılmak isteyenlerin adreslerini info@istanbulbarosu.org.tr adresine gönderebileceklerini ve böylece fikri haklar mail ağına dahil olabileceklerini bildirdi.

Haziran ayında düzenlenecek sempozyumda eser ve müzik yayınlarının tartışılacağını, Temmuz ayında bir kitap yayınlayacaklarını, Ekim ayında da marka ve patent yasalarına ilişkin çalışmaların eleştirileceği bir toplantı düzenleyeceklerini belirten Av. Vehbi Kahveci, 2008 yılında ise uluslararası çapta bir sempozyum düzenleyeceklerini anlattı.

Kahveci, her ayın ikinci ve dördüncü pazartesi günleri baro merkezi 7. kattaki toplantı salonunda fikri ve sınaî haklar konusunda hukuksal söyleşiler yapıldığını ve konuyla ilgilenenlerin bu toplantıya katılarak katkıda bulunabileceklerini sözlerine ekledi.

Daha sonra sempozyumun özel hukuka ilişkin sorunlar oturumlarına geçildi. İlk gün sorunda katılımcılara birer plaket verildi.

Sempozyumun ikinci gününün açılış konuşmasını İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyesi
Av. Muammer Aydın yaptı.

Ülkemizde fikri ve sınaî mülkiyete dayalı sorunların çözümünde geç kalındığını, kaybedilen zamanı telafi etmek için hızlı davranmak gerektiğini belirten Av. Aydın, tasarım kültürüyle yaratıcı fikirlerin geliştirilmesi ve korunması yönünde acil önlemler alınması gerektiğini, bunun bir zorunluluk olduğunu vurguladı.

Küreselleşmenin kısalttığı mesafeler nedeniyle üretilen her fikir ve değerin tüm dünyanın malı haline geldiğini anlatan Av. Muammer Aydın, “Böyle olunca da üretiminizi ve markanızı koruma ihtiyacınız daha da artmaktadır. Son 10 yıldan bu yana tartıştığımız ve korumaya çalıştığımız bu değerlerimizi daha çağdaş yasalarla yapmak zorundayız” dedi.

Sorunların çözümünde toplumsal bilince ulaşmamız ve pazardan daha fazla pay almamız gerektiğine değinen Aydın, bu durumda ekonominin gelişeceğini, milli gelirin artacağını bildirdi.

Fikri ve sınaî mülkiyet hakları konusunda ülkemizin çok büyük çıkarları bulunduğuna inandığını hatırlatan Av. Muammer Aydın,  bu çıkarların korunması için bütün ilgili kurum ve kuruluşların işbirliği yapmaları gerektiğini, bu çerçevede düzenlenen meslek içi eğitim semineri ve sempozyumların konuya büyük katkı sağlayacağını sözlerine ekledi.

Açılış konuşmasından sonra sempozyumun ceza hukukuna ilişkin sorunlar oturumlarına geçildi.

Sempozyumun kapanış konuşmasını İstanbul Barosu Başkanı Av. Kazım Kolcuğlu yaptı. Kolcuoğlu, kısa konuşmasında fikri ve sınaî mülkiyet hakları konusunun hem özel hukuka ilişkin hem de ceza hukukuna ilişkin sorunlarının iki gün boyunca çok değerli katılımcılar tarafından değerlendirildiği söyledi.

Kolcuoğlu, sempozyumun hazırlanmasında ve değerli görüşleriyle katkı sağlayan katılımcılara teşekkür etti.

Kolcuoğlu, daha sonra sempozyuma katkıda bulunan bilim adamları ve uzmanlara birer plaket verdi. Katılımcıların sertifikaları ise kendilerine daha sonra posta ile gönderilecek.

Galeri

Kategori:Haberler