İstanbul Barosu LogoİSTANBUL BAROSU
“Herhalde dünyada bir hak vardır ve hak kuvvetin üstündedir.”M. Kemal ATATÜRK

Federal Alman Parlamentosu Milletvekilleri İstanbul Barosu’Nu Ziyaret Etti

Federal Alman Parlamentosu

Federal Alman Parlamentosu Milletvekilleri İstanbul Barosu’Nu Ziyaret Etti

Federal Alman Parlamentosu’ndan milletvekilleri ve Almanya İstanbul Başkonsolosluğu’ndan temsilciler, 21 Nisan Perşembe günü saat 09.30’da İstanbul Barosu’nu ziyaret ederek İstanbul Barosu Başkan Yardımcısı Av. Mehmet Durakoğlu ile görüştüler.

CDU/CSU Federal Parlamento Milletvekili Michael Stübgen başkanlığındaki, Matern von Marschall (CDU/CSU Federal Parlamento Milletvekili ), Gabriele Groneberg (SPD Federal Parlamento Milletvekili), Dr. Dorothee Schlegel (SPD Federal Parlamento Milletvekili), Sevim Dağdelen (DIE LINKE Federal Parlamento Milletvekili), Manuel Sarrazin’den (BÜNDNIS 90/DIE GRÜNEN Federal Parlamento Milletvekili ) oluşan heyete, Almanya İstanbul Başkonsolosu Vekili Dr. Philipp Deichmann, Almanya İstanbul Başkonsolosluğu Protokol Sorumlusu Charlotte Kuntze-Fechner, Federal Alman Parlamentosu Avrupa Komisyonu Sekreteryası’ndan Heike Baddenhausen ve Livia Puglisi eşlik etti.

Heyeti İstanbul Barosu’nda ağırlamaktan duydukları memnuniyeti dile getiren Durakoğlu, Türkiye’nin içinde bulunduğu hassas dönemde görüş paylaşımının önemine değindi. Durakoğlu, Türkiye için terör sorununun yaşamsal öneme sahip olduğunu, İstanbul Barosu olarak devletin terör ile olan savaşımına, bu mücadelenin hukuk sınırları içinde yapılması kaydıyla, destek verdiklerini vurguladı.

Türkiye’de yargı bağımsızsızlığı konusuna da değinen Durakoğlu, Türkiye’de artık bağımsız bir yargıdan söz edilemeyeceği belirterek, 2010 referandumu sonrası HSYK’da gidilen yapısal değişiklik ile siyasi iktidarın yargıya egemen olma algısının kuvvetlendiğinin, iktidarın cemaatle yürüttüğü operasyonlarla yargıyı önemli ölçüde ele geçirdiklerinin ve o dönemde AB’nin de ilerleme raporları ile siyasi iktidara destek verdiğinin altını çizdi.

İstanbul Barosu için temel sorunun yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı ekseninde olduğunu kaydeden Başkan Yardımcısı Durakoğlu, siyasal düşüncenin liyakatin önüne geçtiğini, siyasi iktidara sadakatin liyakatten önemli hale geldiğini, aynı durumun hakimlik sınavlarında da açıkça görüldüğünü sözlerine ekledi.

Yeni Anayasa çalışmalarını değerlendiren Durakoğlu, İstanbul Barosu olarak mevcut Anayasa ile ilgili rezervleri olmasına rağmen, yeni Anayasa yapılmasını desteklemediklerini, yeni Anayasa hevesinin daha demokratik bir Türkiye hedefinden değil, başkanlık sistemi ile baskıcı ve otoriteryan bir rejim hevesinden kaynaklandığını ifade etti. Mevcut Anayasa‘da yer alan basın hürriyeti ile toplantı ve gösteri yürüyüşleri hürriyetine ilişkin düzenlemelere değinen Durakoğlu, söz konusu özgürlüklerin uygulamada var olmadığını belirterek, çözümün yeni Anayasa yapmak olmadığını, iktidarın yeni Anayasa ile sistem değişikliğini ortaya koyan Başkanlık sistemine geçişi amaçladığını söyledi.

Soru-Cevap bölümü ile devam eden toplantıda, HSYK’nın yapısı, 2010 referandumu sonrası dönemde yargı ve yargı bağımsızlığı, Adalet Bakanlığı’nın ve cemaatin yargıya etkisi, Özel Yetkili Mahkemeler, Baro yöneticilerinin yargılandığı davalar, vb. konuları ele alındı.

Galeri

Kategori:Haberler