Farklı Disiplinlerin Perspektifinden Asteroid Madenciliği
İstanbul Barosu Havcılık ve Uzay Hukuku Komisyonunca düzenlenen

İstanbul Barosu Havcılık ve Uzay Hukuku Komisyonunca düzenlenen ‘Farklı Disiplinlerin Perspektifinden ASTEROİD MADENCİLİĞİ’ konulu panel, 7 Ocak 2016 Perşembe günü saat 10.00’da Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı Konferans Salonunda yapıldı.
Panelin açılışında konuşan Havacılık ve Uzay Hukuku Komisyonu Başkanı Av. Nazlı Can, Vesta asteroidinden kopup Bingöl’ün Sarıçiçek Köyüne düşen meteoridle ilgili gelişmeler üzerine düzenledikleri bu panelde, farklı disiplinler açısından konunun enine boyuna ele alınacağını, uzayla ilgili çalışmaların giderek artığı bir ortamda, uzay hukuku açısından değerlendirmeler yapılacağını söyledi.
Panel oturumunda konuşan İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Leyla Ateş, Sarıçiçek Köyüne düşen meteroid alım satımında vergisel sorunlarla ilgili kamuoyunda ve basında tartışma yapıldığını, bu alım satımın ticari kazanç amacıyla yapılmadığını, o nedenle vergilendirilemeyeceğini belirtti ve nitekim Maliye Bakanlığı’nın da göktaşı satışından vergi alınamayacağı kararına vardığını bildirdi. Ateş konuşmasında, asteroid madenciliği konusu üzerinde durdu ve mülkiyet konusunun tartışmalı olduğunu belirtti ve dünyadan örnekler verdi.
İstanbul Teknik Üniversitesi Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Âlim Rüstem Aslan, uzay madenciliği ve küçük uydular üzerine bir sunum yaptı. Aslan sunumunda, uzay teknolojileri ve dünyadaki gelişmeler, havacılık ve uzay çalışmaları, küçük uyduların önemi, giderek artan haberleşme uyduları, insanlı uzay keşfi, uzay madenciliği konuları üzerinde durdu. Aslan, tüm uzay çalışmalarını ekonominin yönlendirdiğini ve ticari firmaların bu alandaki teknolojiye katkılarının arttığını ve uzay çalışmalarının çok disiplinli ve çok uluslu olarak yürütüldüğünü söyledi.
Sabah oturumunun son konuşmacısı Prof. Dr. Fuat İnce, ‘Asteroid Madencilği, Olurluluk ve Etik Açıdan Bir Değerlendirme’ konulu bir sunum yaptı. İnce, 17 Ekim 1957’de başlayan uzaya açılma çalışmalarının artarak süreceğini belirtti ve o tarihten bu yana olan gelişmeleri anlattı. İnsanın uzaya asteroidlerle gideceğini belirten İnce, asteroidlerin su kaynağı olduğunu, bu özelliğin uzay turizmini geliştireceğini söyledi. İnce konuşmasında, ay toprağının özellikleri, aydaki su kaynakları, asteroidlerin kullanım alanları üzerinde durdu. Asteroidlerle uzaya gitmenin bilimsel amaçla olması gerektiğinin altını çizen Fuat İnce, uzay kaynaklarının da uzayda kalması ve uzay çalışmalarında kullanılmasına vurgu yaptı.
Panelin öğleden sonraki oturumunda konuşan İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Fizik Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ozan Ünsalan, ‘Sarıçiçek Meteoridleri ve Asteroid Madenciliği’ konulu bir sunum yaptı. Sarıçiçek’te inceleme yapan ve bunları ayrıntılarıyla anlatan Ünsalan konuşmasında, meteor bilimi, buna ilişkin bazı kavramlar ve gözlemleri, çarpma ölçütleri, Türkiye’de meteor takip sistemleri ve teknik özellikleri hakkında bilgi sundu.
İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Fatih Elcil de konuya 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu açısından yaklaştı. Kanunun ilgili hükümlerini ele alan Elcil, meteroidleri bu mevzuat açısından değerlendirdi.
Panel oturumlarının son konuşmacısı İstanbul Barosu Havacılık ve Uzay Hukuku Komisyonu Başkanı Av. Nazlı Can, uzayla ilgili çalışmaların 1957’de fırlatılan Sputnik ile başladığını, o tarihten bu yana Birleşmiş Milletlerce düzenlenen anlaşmalarla uzay hukukunda bir takım gelişmelerin yaşandığını bildirdi.
Bu anlaşmalarda bir takım boşlukların ve yetersizliklerin bulunduğunu belirten Nazlı Can, anlaşmaları tek tek ele alarak değerlendirmelerde bulundu. Geçtiğimiz Kasım ayında ABD Başkanının uzaydan ve asteroidlerden madencilik yapılabilmesine ilişkin bir yasayı imzaladığını belirten Can, “Bu yasanın uzaydaki madencilik faaliyetlerinin dikkatle izlenmesi gerektiğini bize bir kez daha göstermiştir” dedi. Nazlı Can şöyle devam etti: “Bugün artık titanyum, platinyum, altın, iridyum gibi çok sayıda element açısından belki de milyarlarca dolarlık geniş bir rezerve sahip asteroidlerin, ay ve uzayın bu kaynaklarından yararlanılarak bunların toplanıp yeryüzünde satılabilmesi ile ilgili teknolojik ve hukuki alt yapı çalışmaları yapılmaktadır. Konunun önem arz ettiği kanısında olduğum için ilk kez 2013’de yapılan 6. Uluslararası Uzay Teknolojilerindeki Son Gelişmeler Konferansında konunun hukuki boyutunu ele alarak şahsi kanımın Asteroid Madenciliğinin uzay hukuku kurallarına aykırı olduğunu ifade etmiştim.”
Oturumlarda sunum sonunda soru-cevap bölümü uygulandı. Panelde sunum yapan katılımcılara birer Teşekkür Belgesi verildi.


