İstanbul Barosu LogoİSTANBUL BAROSU
“Herhalde dünyada bir hak vardır ve hak kuvvetin üstündedir.”M. Kemal ATATÜRK

Ekümeniklik İddiası Laik Cumhuriyet Hukukuna Aykırıdır

Ekümeniklik İddiası Laik Cumhuriyet Hukukuna Aykırıdır

Yunanistan Anayasası’nın 105. maddesinde,“manevi açıdan Athos Yarımadası bölgesiEkümenik Patrikhane’nin aracısız yetkisi altındadır” denilmektedir. Yunanistan Anayasası’nın 3. maddesinde ise Büyük Konstantinopolis Kilisesi’nden söz edilmektedir.  Dolayısıyla Yunan hukuku,Türk hukukunun hakimiyetindeki bir din kurumununuluslararası yetki/ egemenlik sahibi olduğu iddiasındadır. Bu iddia laik Cumhuriyet hukukuna ve Anayasada belirlenen ulusal egemenlik ilkesine aykırıdır.

Prof. Dr. Sibel Özel,İstanbul Barosu Yayınlarından çıkan Heybeliada Ruhban Okulu ve Patrikhane isimli kitabında Patrikhanenin hukuksal konumunu şöyle özetlemiştir:

“Çok hukuklu teokratik bir İmparatorlukta Millet başı sıfatıyla bazı siyasi ve idari yetkileri bulanan Patrikhane, tek hukuklu laik demokratik Cumhuriyette sadece dini yetkilerle donatılmış, tüzel kişiliği olmayan bir din kurumudur.”

Nitekim Patrikliğin bir ceza davasını temyizen inceleyen Yargıtay 4. Ceza Dairesi kararında ekümeniklik iddiasının yasal dayanağının olmadığı vurgulanmıştır.

Laik Cumhuriyet hukukuna bağlıbir din kurumununlaik hukuk düzenine aykırı iddiaları ve faaliyetleri bugün de kabul edilemez.

Anadolu Ajansı’nın 16 Haziran 2024 tarihli haberinde, “İsviçre'deki Ukrayna Barış Zirvesi, Bürgenstock Bildirisi ile son buldu. Zirve, 90'dan fazla ülke ve kuruluşun katılımıyla gerçekleşirken, ortak bildiri 80 ülke ve 4 kuruluş tarafından onaylandı” denilmektedir.

Ortak Bildiriyi onaylayanlar arasında Patrikliğin de bulunduğu haberlerinin kamuoyuna yansıması üzerine açıklama yapan Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, “Fener Rum Patrikhanesi’nin, 15-16 Haziran 2024 tarihlerinde İsviçre’de düzenlenen Ukrayna Barış Zirvesi’ne devlet statüsünde katıldığı yönündeki haberlerin gerçeği yansıtmadığını” açıklamıştır.

Laik Cumhuriyet hukukuna bağlı olan Patriklik İsviçre’deki zirveye hangi statüde katılmıştır? 80 devletin onayladığı bildiriyi onayladı ise hangi sıfatla onaylamıştır?

Lozan Barış Konferansında Türk temsilci heyeti, Patrikliğin bütün organları ve kurullarıyla İstanbul’dan uzaklaştırılmasını istemiştir. Patrikliğin siyasi ve idari işlerle bundan böyle hiç uğraşmayacağı konusunda Yunanistan ve diğer müttefik temsilci heyetlerinin yapmış oldukları konuşmalar üzerine bu talepten vazgeçilmiştir.

KısacasıPatriklik uluslararası hukuk alanına dahil edilmemiş, ekümeniklik iddiasıhiçbir zaman kabul edilmemiştir. Patriklik,siyasi-idari yetkileri olmayan laik Cumhuriyet düzenine bağlı tüzel kişiliği olmayan bir din kurumu olarak konumlandırılmıştır.

Cumhuriyetimizin kurucusu Atatürk’ün önderliğinde TBMM’de kabul edilen devrim kanunlarından 3 Mart 1924 tarihli ve 429 sayılıKanunungerekçesinde“din ve ordunun politika akımları ile ilgilenmesi birçok sakıncalar doğurur” denilmiştir.

1924 Anayasası iledin ayrımı yapılmaksızın kanun önünde eşitlik getirilmiş, her türlü zümre, sınıf, aile ve fert imtiyazları yasaklanmıştır.

Bugün de Anayasanın Başlangıç Bölümüne göre laiklik ilkesi gereği kutsal din duyguları devlet işlerine karıştırılamaz. 10. maddesindekikanun önünde eşitlik ilkesigereği hiçbir kişi veya gruba imtiyaz verilemez, dolayısıyla dinsel bir gruba farklı hukuk uygulanarak özel statü ayrıcalığıtanınamaz.24. maddesindeki laiklik ilkesi gereği kimse, devlet düzenini kısmen de olsa din kurallarına dayandırma amacıyla hareket edemez. 6. maddesindekiulusal egemenlik ilkesi gereği egemenliğin kullanılması hiçbir kişiye, zümreye veya sınıfa bırakılamaz.

Dolayısıyla Patrikhanenin ekümenik olduğu iddiası Anayasada belirlenen laiklik, kanun önünde eşitlik ve ulusal egemenlik ilkelerine aykırıdır.

Laik Cumhuriyet hukukuna bağlı bir din kurumu olan Patrikliğin Ukrayna Barış Zirvesi’ne katılması gibi Anayasal hukuk düzenine aykırıfaaliyetlerikabul edilemez.

İstanbul Barosu Cumhuriyet Araştırmaları Merkezi

 


 

 

Kategori:Haberler