Dünya İnsan Hakları Gününde Kadının İnsan Hakları
İnsan haklarının anayasası olarak tanımlanan “İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi”

İnsan haklarının anayasası olarak tanımlanan “İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi” dünyada özgürlük, adalet ve barışın temelinin, insanlık ailesinin bütün üyelerinin doğal yapısındaki onuru ile eşit ve devredilemez haklarını tanımak olduğunu bildirir. İnsanların insan olarak doğmakla kazandığı, elde etme konusunda eşit değere sahip olduğu kişisel hak ve özgürlükleri tanımlar.
Birleşmiş Milletler Kuruluş Belgesinde ise: Birleşmiş Milletler halklarının, temel insan haklarına, kişinin onuruna ve değerine, erkekler ile kadınların hak eşitliğine olan inançlarını teyit ettiklerini ve daha geniş özgürlük içinde toplumsal gelişme ve daha iyi bir yaşam düzeyini sağlamaya kararlı olduklarını taahhüt ettikleri belirtilir.
Ülkemiz BM’in kurucu üyelerinden biri olarak bu bildiriye ilk imza atan ülkelerdendir. Ayrıca BM'nin bu bildiri temelli pek çok temel insan hakları sözleşmesi vardır ve Türkiye, Birleşmiş Milletler çerçevesinde oluşturulan temel insan hakkı sözleşmelerinin tümüne de taraftır. Tüm bu sözleşmelerde temel olan “İnsan Hakları Evrensel Eşitlik İlkesinin” diğer bir ifadesi ayrımcılık yasağıdır.
Ancak eşit insan hakları tartışılamaz evrensel hukuki zemine dayanan kadına karşı, ülkemizdeki erkek egemen kimliğin ayrımcı, ötekileştirişi, cinsiyetler arası kalıplaşmış rollere dayanan “toplumsal cinsiyete dayalı” bakış açısı ile bir yandan kadınların toplumsal ve aile içindeki konumunda hızlı bir dönüşüm yaşanırken diğer yandan kadınların daha etkin, daha eşit ve özgür bir kimlik edinme yönündeki çabaları şiddetle bastırılmakta, kadınlar, yalnızca kadın olduklarından dolayı ayrımcılığa maruz kalmaktadırlar.
Evrensel İnsan Haklarında toplumsal bilinç- yukarıdan aşağıya doğru-tüm toplumda sağlanmadıkça kadının evrensel insan hakları da sağlamayacaktır. Bu bilinç ise ancak eğitimle sağlanacaktır. Bu konuda başta 2011 tarihli İstanbul Sözleşmesi’nin Madde 14 /1 maddesine madde 14 /1 dayanarak, müfredata “KADININ İNSAN HAKLARI, KADIN ERKEK EŞİTLİĞİ” DERSLERİNİN KONULMASINA DAİR ULUSLARARASI YÜKÜMÜMÜZÜ TEKRAR HATIRLATIRIZ. Ki İnsan Hakları Evrensel beyannamesinde insan hakları sağlamada eğitimin önemi vurgulanarak;
· BM İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi başlangıç bölümü : “Her birey ve toplumun her organı bu Bildirgeyi daima göz önünde bulundurarak, bu hak ve özgürlüklere saygının yerleşmesini amaçlayan eğitim ve öğretim yoluyla; ve hem üye Devletlerin halklarında hem de egemenlikleri altındaki halklarda bu hak ve özgürlüklerin evrensel ve etkin olarak tanınmasını ve gözetilmesini amaçlayan ulusal ve uluslararası tedrici önlemler alarak çaba göstersinler” ,
· Beyanname madde 26/2-3 de ise : “İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi Eğitim, insan kişiliğinin tam geliştirilmesine, insan haklarına ve temel özgürlüklere saygıyı güçlendirmeye yönelik olmalıdır. Eğitim, bütün uluslar, ırklar ve dinsel gruplar arasında anlayış, hoşgörü ve dostluğu yerleştirmeli ve Birleşmiş Milletlerin barışı koruma yolundaki etkinliklerini güçlendirmelidir. Ana-babalar, çocuklarına verilecek eğitimi seçmede öncelikli hak sahibidir.” denilmektedir.
Uluslararası hukuk, devletleri sadece kendi ülkesinin vatandaşlarının insan haklarını korumakla yükümlü tutmamaktadır. Ülkemizde büyük çoğunluğunu mülteci kadın ve çocukların oluşmakta olduğu bir mülteci ve sığınmacı nüfus hareketi söz konusudur. Mülteci erkeklerden farklı olarak bu kesimin özel koruma ihtiyaçları bulunmaktadır. Kadının insan hakları bağlamında ülkemizdeki özellikle kadın çocuk mültecilerin Türkiye’de bulundukları süre içinde insan onuruna yakışır bir şekilde hayat sürdürmelerinin, güvenlik ve insan onurlarının ihlallerine karşı korunmasının da sorumluluğu ve yükümlülüğündeyiz. Bir hukuk devletinde ise bu sorumluluk devlet ve yasa uygulayıcılarında olup, misafirperverlik veya erkeklerin sorumluluğuna bırakılamaz.
Ülkemizde temel hak ve özgürlüklerin geliştirilmesi ve var olan hak ve özgürlüklerden de geri adım atılmaması için devlet erklerinin: temel insan haklarına, kişinin onuruna ve değerine, erkekler ile kadınların hak eşitliğine olan inancını, daha geniş özgürlük içinde toplumsal gelişme ve daha iyi bir yaşam düzeyini sağlamaya kararlı olduğunu, insan haklarının ve temel özgürlüklerin evrensel olarak saygı görmesi ve gözetilmesini sağlamayı teyit eder eylem ve söylemlerde bulunması gerekmektedir.
İSTANBUL BAROSU KADIN HAKLARI MERKEZİ


