İstanbul Barosu LogoİSTANBUL BAROSU
“Herhalde dünyada bir hak vardır ve hak kuvvetin üstündedir.”M. Kemal ATATÜRK

Dünden Bugüne Basın Ve Toplum

İstanbul Barosu Cumhuriyet Araştırmaları Merkezince (CUMER) düzenlenen

Dünden Bugüne Basın Ve Toplum

 

İstanbul Barosu Cumhuriyet Araştırmaları Merkezince (CUMER) düzenlenen ‘Dünden Bugüne Basın ve Toplum’ konulu panel 19 Haziran 2013 Çarşamba günü saat 16.30-20.00 arasında Orhan Adli Apaydın Konferans Salonunda yapıldı.

 

Panelin açılış konuşmasını yapan Cumhuriyet Araştırmaları Merkezi Başkanı Av. Ertuğrul Kazancı, matbaanın icadı, Türkiye’ye getirilmesi, ilk gazeteler, cumhuriyet öncesi ve sonrası basın faaliyetleri konusunda bilgi verdi ve günümüz basınının içinde bulunduğu durumu anlattı. Kazancı, Demokrat Parti döneminde besleme basın yaratıldığını, bugün ise yandaş basından söz edildiğini ve basının ticarileştiğini bildirdi.  Kazancı, halkın aydınlanma ve haber alma özgürlüğünün kanalı olan basının ticari bir alan haline gelmesinin var olma nedenine aykırı olduğunu söyledi.

Paneli CUMER Kurucu Başkanı Av. Burhan Öğütçü yönetti.

 

Panelde konuşan Cumhuriyet Gazetesi yazarı Şükran Soner, 27 Mayıs anayasasının getirdiği özgürlük ortamında çağdaş sıçramalar olduğunu, basın özgürlüğünün geliştiğini, 212 sayılı Fikir İşçileri Yasasıyla gazetecilerin güvenceye kavuştuğunu, sendikaların güçlendiğini, örgütlü toplum olma yolunda ciddi adımlar atıldığını, ancak bunun 12 Eylül darbesine kadar sürdüğünü söyledi.

 

12 Eylül darbesi sonrası yapılan anayasa ile deformasyon dönemi yaşandığını, tüm demokratik kazanımların giderek kaybedildiğini belirten Soner, medyanın da yapısının ve işlevinin değiştiğini, insan beynine el koyma döneminin başladığını ve medyanın yaşanan hukuksuzlukları sorgulayacak gücünün bulunmadığını kaydetti ve “Bu gidişi kırmak zorundayız” dedi.

 

Ulusal Kanal ve Aydınlık Gazetesi Kültür – Sanat Yönetmeni Hayati Asılyazıcı, basının büyük bir kesiminin güdümlü ve belli kanallardan beslendiğini, kamuoyunu aydınlatma görevini tam olarak yapamadığını, siyasi baskılar yüzünden yolsuzlukların ve hukuksuzlukların üzerine gidemediğini söyledi.

 

Taksim Gezi Parkı olaylarında medyanın üç maymunları oynadığını belirten Asılyazıcı, bunun en büyük halk hareketi olmasına rağmen siyasi iktidarın medya üzerindeki faşizan baskısı yüzünden medyanın görevini yeterince yapamadığını bildirdi.

 

Yeniçağ Gazetesi Yazarı Arslan Bulut, basının günümüzde İstanbul merkezli küresel sermayenin emrine girdiğini söyledi. 27 Mayısla özgürleşen basının 12 Mart ve 12 Eylül darbeleriyle gücünü ve etkisini yitirdiğini, büyük darbe yediğini belirten Bulut, küresel sermayenin aslında Yahudi sermayesi olduğunu, bunu gizlemek için ‘küresel’ kelimesinin kullanıldığını bildirdi. Basında cemaat yapılaşmasına da dikkat çeken Aslan Bulut, ‘bunlar parayı veren düdüğü çalar’ mantığıyla küresel sermayenin sözcülüğünü yaptıklarını belirtti.

 

İstanbul Barosu Genel Sekreteri Av. Hüseyin Özbek, Türkiye’deki basın yapılanmasının kökeninde 24 Ocak 1980 kararlarının yattığını söyledi. 24 Ocak kararlarıyla sermayenin değişim geçirdiğini, basındaki bozulmanın da bu tarihte başladığına dikkat çeken Özbek, Türkiye’de milli kalmış sermayenin tekelci aşamadan sonra uluslararası sermayeye eklemlenmesiyle mili olmaktan çıktığını bildirdi.

 

Basının bugünkü işlevi karşısında mütareke basınının çok masum kaldığına vurgu yapan ve bu alanda çeşitli örnekler veren Hüseyin Özbek, bugün bir takım olumsuzlukların ve hukuksuzlukların kamuoyuna sermaye medyası tarafından aktarılmadığına işaret etti. Sermaye medyasının kamuoyunu tek yönlü koşullandırması sonucu adeta baldıran zehrini Hacı Bekir lokumu gibi yutturarak Türk halkının bilincinin çarpıtıldığını vurguladı. Mütareke medyasının müzakere medyasına dönüşme sürecinin yaşandığına işaret eden Özbek, özgür ve bağımsız medyanın önemine değinerek sözlerini bitirdi.

 

Panelin sonunda konuşmacılara teşekkür belgeleri verildi.

 

Galeri

Kategori:Haberler
Dünden Bugüne Basın Ve Toplum | İstanbul Barosu