İstanbul Barosu LogoİSTANBUL BAROSU
“Herhalde dünyada bir hak vardır ve hak kuvvetin üstündedir.”M. Kemal ATATÜRK

Doç. Dr. Şahin Filiz: “Türk Ulusuna Arap Kültürü Ve Yaşam Tarzı Dayatılıyor”

Konya Selçuk Üniversitesi İslam Felsefesi Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Şahin Filiz, 8 Şubat Cuma günü saat 16.00’da Orhan Apaydın Konferans Salonunda “Din İstismarından Dinin Siyasallaştırılmasına” konulu bir konferans verdi.

Doç. Dr. Şahin Filiz: “Türk Ulusuna 
Arap Kültürü Ve Yaşam Tarzı Dayatılıyor”

Konya Selçuk Üniversitesi İslam Felsefesi Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Şahin Filiz, 8 Şubat Cuma günü saat 16.00’da Orhan Apaydın Konferans Salonunda “Din İstismarından Dinin Siyasallaştırılmasına” konulu bir konferans verdi.

Konferansın sunumunu yapan İstanbul Barosu Genel Sekreteri Av. Hüseyin Özbek, tarihimizde Osmanlıcılık, İslamcılık ve Batıcılık akımlarının bir imparatorluğu ayakta tutmaya yetmediğini, imparatorluğun yıkılmasından sonra da kültürel anlamda Türklük bilinciyle ulus bilincinin geliştirilerek uluslaşma sürecinin başlatıldığını söyledi.

2000’li yıllarda yeniden cemaatçilik, tarikatçılık ve etnik ayrımcılık anlayışına dönülmekte olunduğunu hatırlatan Özbek, bunun AB ve ABD tarafından dayatıldığını, son günlerde yaşanan türban tartışmalarıyla da Kıbrıs sorunu, Lozan, Patrikhane ve Ruhban Okulu gibi konuların üstünün örtülmesine çalışıldığını anlattı.

Konya Selçuk Üniversitesi İslam Felsefesi Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Şahin Filiz, konuşmasına İslam felsefesi ile ilgili bir ön sunum yaparak başladı.

Dilde, tarihte ve kültürde yapılan din istismarlarına ilişkin örnekler sunan Filiz, günümüzde bu istismarların daha yoğun yaşandığını ve Türk ulusuna Arap kültürü ve yaşam tarzının dayatıldığını söyledi.

Türbanı bu anlamda bir “koçbaşı” olarak niteleyen Şahin Filiz,  türbanla ilahiyatçılar ve sosyologlar dışında herkesin ilgilendiğini, bir ‘Truva Atı” niteliğindeki türbanın siyasetin dinselleşmesiyle birlikte bu kesimin fetvacılarınca 1970 yılında farz kılındığını bildirdi.

İslam Rönesans’ında tanrı ile insan arasında hiçbir şeyin bulunmadığını, Gazali ile birlikte İslam Rönesans’ının “makas değiştirdiğini” ve insanla tanrı arasına dinsel bürokrasinin (tarikatlar – cemaatler) girdiğini anlatan Doç. Dr. Şahin Filiz, “Oysa İslam dini laiktir, bir din devleti öngörmemiştir” dedi.

1970’li yıllarda ülkemizde İslamcılık-Osmanlıcılık gibi ümmet anlayışının yeniden hortladığını, Şii lider Musa El Sadr’ın fetvasıyla türbanın üniforma olarak ortaya çıktığını kaydeden Şahin Filiz, Seyyit Kutub önderliğindeki Marksist diyalektiğe dayalı devrimci İslam anlayışıyla da Arap Milliyetçiliğinin ortaya çıktığını ve “Post Modern” Arap kültürünün İslam ülkelerine dayatılmaya çalışıldığını savundu.

Arap yazarların kitaplarının kampanyalar biçiminde Türkçeye çevrildiğini, bu dönemde Türk olmak ve Atatürk’ü sevmenin “küfür” sayıldığını belirten Doç. Dr. Şahin Filiz, bu kampanyalar sonucu 1980’lerde türbanı da yetersiz gören çarşaflıların ortaya çıktığını anımsattı.

Şahin Filiz, “Türban ulusal karşıtıdır. İnancın gereği olarak sergilendiği için de bölücü ve ayırıcıdır. Türban inancın gereği ise, türbansızların durumu nedir? Çok tehlikeli bir sürece giriyoruz” dedi. 

Doç. Dr. Şahin Filiz, konferansından sonra kendisine yöneltilen soruları yanıtladı.

Galeri

Kategori:Haberler