İstanbul Barosu LogoİSTANBUL BAROSU
“Herhalde dünyada bir hak vardır ve hak kuvvetin üstündedir.”M. Kemal ATATÜRK

Diyarbakır Barosu: İstanbul Barosu Başkanı Ve Yöneticilerine Karşı Yapılan Hukuksuzluğa Karşıyız

Diyarbakır Barosu: İstanbul Barosu Başkanı Ve Yöneticilerine Karşı Yapılan Hukuksuzluğa Karşıyız
İstanbul Barosu Başkanı ve yöneticilerine karşı yapılan hukuksuzluğa karşıyız, meslektaşlarımızla dayanışma içinde olacağız.

Demokratik bir toplumda hak arama özgürlüğünün ve hukuk devletinin başta gelen güvencesi, avukatlar ve onların meslek örgütleri olan barolardır. Avukatlık meslek faaliyetinin tam bir serbesti içinde icra edilemediği, avukatların kitlesel tutuklamalara ve baskı altına alınma amaçlı ceza soruşturmalarına maruz kaldığı, Baroların ve yöneticilerinin yasal usullere ve hukuk ilkelerine aykırı uygulamalara uğradığı ve sindirilmeye çalışıldığı bir toplumda hiç kimse için hukuk güvenliğinden söz edilemeyecektir.

İstanbul Barosu ve Baro yöneticilerine ilişkin birkaç gündür kamuoyuna yansıyan bazı bilgi ve açıklamalar, avukatlık meslek faaliyeti, savunma dokunulmazlığı, avukatın ve baronun bağımsızlığı bakımından endişe vericidir. Dünyanın en çok üyeye sahip barolarından İstanbul Barosu yöneticilerinin, hukuki temelleri zayıf iddialarla ve yasal usulü hükümler göz ardı edilerek ceza soruşturmasıyla karşı karşıya kalmaları, haklarında dava açılarak yargılanmak istenmeleri, bu hukuksuz uygulamalar gerekçe gösterilerek, İstanbul Barosu Genel Kurulunda üyelerinin büyük çoğunluğunun oyuyla seçilmiş Baro Başkanı ve Yönetim Kurulu üyelerinin konumlarının tartışma konusu yapılması kabul edilemez bir durumdur.

İstanbul Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemelerinden birinde yapılan bir yargılama sırasında, sanık avukatlarının adil yargılama hakkına ve bağımsız savunmayı temsil eden avukatlara yönelik, Mahkeme Başkanı veya üyelerinin hukuka aykırı tutumuna ilişkin şikâyetleri üzerine Baro Başkanı ve yöneticileri, Baro organlarındaki görevleri ve bu görev çerçevesinde Mahkeme heyetiyle sorunu çözme ve şikâyete konu hukuka aykırı duruma dikkat çekme girişimleri ceza soruşturması konusu yapılmıştır. Avukatlık Yasasının hükümlerine, bu yasanın avukatlar ve baro yöneticileri için öngördüğü güvencelere aykırı şekilde, emir ve talimat verme yetkisine sahip kamu görevlileri dışında, biz avukat ve meslek örgütü yöneticilerinin yasal unsurlar bakımından “faili” olamayacağımız Türk Ceza Kanunun (TCK) 277. maddesinde yazılı “yargı görevini yapanı etkilemeye teşebbüs” suçundan İstanbul Barosu Başkanı ve yöneticileri hakkında kamu davası açılmış olması, hatalı bir hukuki değerlendirmeden öte, Diyarbakır Barosunca da dikkat çekici bulunmuştur. Zira avukatların ve meslek örgütü olan baro yöneticilerinin yapacakları açıklama ve “yargıyı etkileme” iddialarına konu olabilecek eylemleri olsa olsa adli para cezasını öngören TCK’NIN 288. maddesindeki düzenlemeye konu olması gerektiğinden kuşku bulunmamaktadır. Bu güne kadar, uygulama da hep böyle olmuştur.

Hukuki temelleri tartışmalı, yasal usulü hükümlere de aykırı şekilde açılan haksız ve hukuksuz bir dava nedeniyle üyelerinin kahir ekseriyetinin desteğiyle seçilmiş, İstanbul Barosu Başkanı ve Yönetim Kurulunun bu görevlerinin sona erebileceği tartışmalarını, Türkiye’de insan haklarının, hukukun üstünlüğünün ve demokrasinin geleceği bakımından endişe verici ve kabul edilemez buluyoruz. Böyle bir durum, savunma hakkına, hak arama özgürlüğünün garantörlüğü olan avukatlık meslek faaliyetinin dokunulmazlığına, baroların bağımsızlığı ilkesine onarılması güç bir darbe indirecektir.

Diyarbakır Barosu duraksamadan bu hukuksuzluğun karşısında yer alacak ve İstanbul Barosu yöneticileri hakkında açılan davada meslektaşlarıyla dayanışma içinde olacaktır.

Kamuoyuna saygıyla sunarız.

Diyarbakır Barosu

Yönetim Kurulu adına

Av. Tahir ELÇİ 

Diyarbakır Barosu Başkanı.

Kategori:Haberler
Diyarbakır Barosu: İstanbul Barosu Başkanı Ve Yöneticilerine Karşı Yapılan Hukuksuzluğa Karşıyız | İstanbul Barosu