Din ve Vicdan Özgürlüğü Çocuklar İçin Temel Haktır

İSTANBUL BAROSU
ÇOCUK HAKLARI MERKEZİ
BASIN AÇIKLAMASI
Televizyon programlarında çocukların sıklıkla kullanıldığı ve birçok programın çocukların temel hak ve özgürlüklerine özen gösterilmeksizin, istismara neden olduğu görülmektedir.
Son olarak geçen hafta Ramazan ayı nedeniyle gerçekleştirilen bir sohbet programında 13 yaşında bir çocuğun dini değiştirilmiş buna ilişkin canlı tören gerçekleştirilmiştir.
Din ve vicdan özgürlüğü çocuklar için temel haktır. Bu nedenle yaşanan bu durum insan hakları ihlali olduğu gibi Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi ve Anayasa ile korunan çocuklara dair temel haklarının da ihlalidir.
Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesinin 14.maddesine göre Taraf Devletlerin “..çocuğun düşünce, vicdan ve din özgürlükleri hakkına..” saygı göstermeleri gerekir. Sözleşmenin 2 maddesi “Taraf Devletler, bu Sözleşmede yazılı olan hakları kendi yetkileri altında bulunan her çocuğa, kendilerinin, ana babalarının veya yasal vasilerinin sahip oldukları, ırk, renk, cinsiyet, dil, siyasal ya da başka düşünceler, ulusal, etnik ve sosyal köken, mülkiyet, sakatlık, doğuş ve diğer statüler nedeniyle hiçbir ayrım gözetmeksizin tanır ve taahhüt ederler. Taraf Devletler, çocuğun ana-babasının, yasal vasilerinin veya ailesinin öteki üyelerinin durumları, faaliyetleri, açıklanan düşünceleri veya inançları nedeniyle her türlü ayırıma veya cezaya tabi tutulmasına karşı etkili biçimde korunması için gerekli tüm uygun önlemi alırlar.” ifadesi ile ayrımcılık yasağını getirmiştir. Anayasa’nın 10.maddesi “Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir. Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür” ve Anayasa 24. madde “Herkes, vicdan, dini inanç ve kanaat hürriyetine sahiptir.” düzenlemeleri de dikkate alındığında, 13 yaşında bir çocuğun canlı yayında din değiştirme törenine dahil edilmesi çok açık bir çocuk istismarıdır.
Çocuğun teşhiri, görüntülerinin yayınlanması, ebeveynlerinin haberinin olmaması çocuğun yararı aykırı olup kabul edilebilecek davranışlar değildir.
Reyting ve popülizm uğruna yapılan bu tarz programların tamamı çocuğun üstün yararına aykırıdır ve çocuk istismarıdır. Bu nedenle söz konusu programa ilişkin ilgili ve yetkili makamlarca çocuk haklarının korunması için gereğinin yapılmasını bekliyoruz.
İSTANBUL BAROSU ÇOCUK HAKLARI MERKEZİ


