Devletler Özel Hukukunda Çocuk Kaçırma, Velayet Ve Nafaka
İstanbul Barosu Çocuk Hakları Merkezince düzenlenen

İstanbul Barosu Çocuk Hakları Merkezince düzenlenen ‘Devletler Hukukunda Çocuk Kaçırma, Velayet ve Nafaka’ konulu panel 4 Aralık 2015 Cuma günü saat 13.30’da Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı Konferans Salonunda yapıldı.
Panelin açılışında konuşan Çocuk Hakları Merkezi Başkanı Av. Aşkın Yaşar Topuzoğlu, panelde çocuk haklarının devletler özel hukuku açısından ele alınacağını söyledi. Uluslararası ilişkilerin gelişmesi sonucu yabancılarla yapılan evliliklerin de arttığını ve bu evliliklerin zamanla boşanmayla sonuçlandığını belirten Topuzoğlu, bu durumda çocuklarla ilgili uluslararası çocuk kaçırma, velayet, nafaka gibi sorunlar ortaya çıktığını, bu davalarda en çok çocukların psikolojik olarak zarar gördüklerini bildirdi.
Uluslararası mevzuatta bu sorunlara ilişkin düzenlemeler yapıldığını, çocuklarla ilgili uluslararası sözleşmelerin bulunduğunu hatırlatan Topuzoğlu, bu sözleşmelerin çocuğun üstün öncelikli yararının gözetilmesi ve çocuğun gelişimiyle orantılı olarak kendisini ilgilendiren konularda görüşlerinin alınmasının temel ilke olarak belirlendiğini ve bu durumun uygulamaya da yansıtılması gerektiğini vurguladı.
İstanbul Barosu Çocuk Hakları Merkezi Başkan Yardımcısı Av. Ayşenur Demirkale de açılışta, panel hazırlıkları hakkında bilgi verdi. Demirkale, özellikle son yıllarda yabancılarla yapılan evliliklerde çocukların durumu ile ilgili hukukta ciddi sıkıntılar yaşandığını ve bu panelde bunların belli başlılarının ele alınmasını istediklerini belirtti.
Çocuğun şiddetten korunması ve soybağının da ayrıca tartışılması gerektiğinin altını çizen Demirkale, “Sadece çocuk kaçırma, velayet ve nafaka konularına takılmamak gerekir. BM Çocuk Hakları Sözleşmesi çocuğun üstün yararını gözetse bile özellikle milliyetçilik ve dini duyguların içersine girdiği bir alan da önem kazanmaktadır” dedi. Bazı konuların iç hukukta karşılığı bulunmadığını öne süren Demirkale, örneğin ortak velayet, evlat edinme ve çocuk ticaretinin önüne geçecek şekilde uluslararası mevzuatta düzenlemeler yapılmasının gerektiğini anlattı.
Panelin ilk konuşmacısı İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Milletlerarası Hukuk Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bahadır Erdem uluslararası çocuk kaçırma davalarını ele aldı. Türk Medeni Kanununda olduğu gibi Uluslar arası mevzuatta da boşandıktan sonra ortak velayet sisteminin bulunmadığını belirten Erdem, bunun ciddi bir eksiklik olduğunu belirtti. Çocuk Kaçırma Sözleşmesi hükümleri hakkında ayrıntılı bilgi veren Erdem, sözleşmede çocuğun üstün yararına ters hükümlerin bulunduğunu anlattı. Çocuk Kaçırma Sözleşmesini taraf devletlerin ‘bilek güreşi’ olarak niteleyen Erdem, aile mahkemelerinin çocuğun üstün yararını dikkate almak zorunda olduklarını, 7 bölgede en az 12-13 çocuk kaçırma mahkemesi kurulması gerektiğini ifade etti.
Panelin diğer konuşmacısı İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Milletlerarası Hukuk Ana Bilim dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Faruk Kerem Giray da konuşmasında velayet ve nafaka davalarını ele aldı. Uluslar arası velayet uyuşmazlıkları üzerinde duran Giray, aile ve şahsın hukukunda ‘atıf’ın önemi, boşanma ve ayrılık, soybağı hükümleri, soybağını kuran hukuk, velayete ilişkin davalarda Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi, velayete ilişkin davaların tanınması ve tenfizi konularına açıklık getirdi. Giray, konuşmasının ikinci bölümünde nafaka çeşitleri, nafaka yükümlülüğüne uygulanacak kanuna dair sözleşme ve nafaka alacağının tahsili usulünü ele aldı.


