Destekten Yoksun Kalma Tazminat Hesaplamalarında Yaşanan Sıkıntılar
İstanbul Barosu, İstanbul Ticaret Üniversitesi ve Aktüerler Derneğince ortaklaşa düzenlenen “Destekten Yoksun Kalma Tazminat Hesaplamalarında Yaşanan Sıkıntılar” konulu panel

İstanbul Barosu, İstanbul Ticaret Üniversitesi ve Aktüerler Derneğince ortaklaşa düzenlenen “Destekten Yoksun Kalma Tazminat Hesaplamalarında Yaşanan Sıkıntılar” konulu panel
14 Mart 2009 Cumartesi günü saat 11.00 – 18.00 arasında İstanbul Ticaret Üniversitesi Eminönü Merkez Yerleşkesinde yapıldı.
Açılış konuşmalarını İstanbul Barosu Sigorta Hukuku Komisyonu Başkanı Av. İsmet Demirağ, Aktüerler Derneği Başkanı Ömür Şengün ve İstanbul Barosu Geçen Dönem Yönetim Kurulu Üyesi Av Zeki Yıldan yaptı.
Av. İsmet Demirağ’ın yönettiği panelin sabah oturumunda Maltepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Kadir Emre Gökyayla, destekten yoksun kalma tazminatı ile zararı birbirine karıştırmamak gerektiğini, zarar hesaplandıktan sonra tazminatın hesaplanmasının daha doğru olduğunu söyledi.
Borçlar Kanununun 45. maddesinde destekten yoksun kalma tazminatının “ölüm sonucunda desteğin yardımından yoksun kalanın talep edeceği tazminat” olarak tanımlandığını belirten Gökyayla, bunun bağımsız bir tazminat talebi ve istisnai bulunduğunu, yansıma yoluyla uğranılan maddi tazminat olduğunu, talep edilmesi için mirasçılık sıfatına gerek duyulmadığını bildirdi.
Tazminata hak kazanmak için desteğin ölmesi gerektiğini, gerçek, farazi ya da kanuni destek sıfatının kazanılmasının şart olduğunu belirten Gökyayla, destek ile destek alan arasında bakım ilişkisinin bulunması ve desteğin ölümünden sonra da bakıma ihtiyaç duyulması gerektiğini kaydetti.
Destekten yoksun kalma zararının hesaplanmasında dikkate alınacak hususlar hakkında ayrıntılı bilgi veren Gökyayla, bu hesaplamadan sonra tazminat hesabının yapılabileceğini, tazminatın da zarar miktarından fazla olamayacağını söyledi.
Panelin öğleden sonraki oturumunda konuşan Aktüer Belkıs Sema Erşen “Destekten Yoksun Kalma Tazminatının Hesaplanmasında Aktüeryal yöntem ve uygulamada yaşanan sorunlar” konusunu anlattı.
Tazminat hesaplamaları için bilirkişilere bazı verilerin aktarılması beklendiğini, veriler için aktüerlerce yorum yapılmaması gerektiğini belirten Erşen, hesaplamaların hukuksal bir zemine oturtulmasının doğru bir yaklaşım olacağını bildirdi.
Aktüerlerin verilerin güvenliğinden değil, kullanılan varsayımlar ve formüllerden sorumlu olduklarını kaydeden Erşen, uygulanacak formüller konusunda ayrıntılı bilgi verdi. Erşen, “Aktüeryal metotla yapılan hesaplama ile aktüeryal olmayan metotla yapılan hesaplama arasındaki sapma, başlangıçta az farklı olmasına rağmen giderek açılmaktadır” dedi.
İstanbul Ticaret Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nevzat Koç adına konuşan Doç. Dr. Şükran Şıpka, destekten yoksun kalma tazminatının belirlenmesine ilişkin yeni Borçlar Kanunu Tasarısı’nda yer alan 55. madde hakkında bilgi verdi.
Prof. Dr. Koç’un yeni Borçlar Kanunu Tasarısı Komisyonunun başkanlığını yürüttüğünü belirten Şıpka, Destekten Yoksun Kalma Tazminatı için Yargıtay içtihadının bulunduğunu, Yargıtay içtihadının kanun hükmünde bulunduğunu, ancak Danıştay tarafından da aynı konuda içtihadın tersine bir karar verildiğini, 55. maddenin ise bu hukuki çelişkiyi ortadan kaldırmak için düzenlendiğini bildirdi.
Panel sonunda konuşmacılar katılımcıların sorularını yanıtladılar.
Borçlar Kanunu Tasarısı 55. madde:
“Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu nevi zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez. Hesaplanan tazminat hakkaniyet düşüncesiyle arttırılamaz yahut azaltılamaz.
Bu kanun hükümleri, her türlü idari eylem ve işlemler ile idarenin sebep olduğu diğer sebeplerin yol açtığı vücut bütünlüğünün kısmen veya tamamen yitirilmesine yahut kişinin ölümüne bağlı zararlara ilişkin talep ve davalarda dahi uygulanır.”


