DEPREM DAVALARINDA ADALET ÇAĞRISI: ‘ÖLDÜLER DEĞİL, ÖLDÜRÜLDÜLER’

İstanbul Barosu Afet Hukuku ve Koordinasyon Merkezi’nin düzenlediği basın toplantısında, 6 Şubat depremlerine ilişkin yargı süreçlerindeki gecikmeler ve “cezasızlık” eleştirileri sert sözlerle gündeme taşındı. Depremde yakınlarını kaybeden ailelerin çığlığı ise “Bir mezarım bile yok… Adalet istiyorum!” oldu.
“Cezasızlık Kurumsallaşıyor”
İstanbul Barosu Başkanı Av. Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu, deprem davalarında adil yargılanma hakkının hayati önemine dikkat çekerek, sürecin yalnızca hukuki değil aynı zamanda vicdani bir sınav olduğunu vurguladı. Kaboğlu, depremzedeler için “pozitif ayrımcılık” çağrısı yaparak, yargının daha hızlı ve etkin işlemesi gerektiğini söyledi.
Deprem öncesi denetimsizlik, imar afları ve kamu politikalarının yarattığı risklere de işaret eden Kaboğlu, “Mevzuat eksik değil, uygulanmıyor. Uygulansaydı bu kadar yıkım yaşanmazdı” ifadelerini kullandı.

“Deprem Değil, İhmal Öldürdü”
Toplantının en çarpıcı anları, yakınlarını kaybeden yurttaşların sözleriyle yaşandı.
Hatay’da ailesini kaybeden Yiğit Göktuğ Torun, yaşananları şu sözlerle anlattı:
“Ben annemle babamın depremden değil, ihmallerden öldüğünü düşünüyorum. Şantiye şefi yok, denetim yok, sorumluluk yok… Bu bir felaket değil, göz göre göre gelen bir ölüm.”
İskenderun’da yakınlarını kaybeden Selin Sümbültepe ise yargı sürecindeki gecikmelere tepki gösterdi:
“Sanıklar duruşmalara gelmiyor bile. Biz her seferinde aynı travmayı yaşıyoruz. Adalet geciktikçe umut da tükeniyor.”

“Bir Mezarı Bile Yok”
Adıyaman’daki İsias Otel’de oğlunu kaybeden Ali Ekber Tan’ın sözleri ise salonda derin bir sessizlik yarattı:
“Daha nasıl bir kanıt istiyorlar? Yüzlerce insan öldü. Ama sorumlular hâlâ dışarıda. ‘Öldüler’ değil, ‘öldürüldüler’ demek zorundayız.”
İddianamesiz Dosyalar, Bitmeyen Bekleyiş
Baro tarafından yapılan ortak açıklamada, deprem davalarında yalnızca yavaş ilerleme değil, sistematik sorunlar olduğu belirtildi.
- Bazı dosyalarda hâlâ iddianame hazırlanmadığı
- Kamu görevlilerinin etkili biçimde soruşturulmadığı
- Sorumluluk zincirinin parçalandığı
vurgulanarak, “cezasızlığın kurumsallaştığı” ifade edildi.
İskenderun Devlet Hastanesi’nde 125 kişinin hayatını kaybettiği dosyada bile üç yılı aşkın süredir iddianame hazırlanmadığı bilgisi, tartışmaları daha da büyüttü.
“Adalet Gecikirse, Yeni Felaketler Kaçınılmaz”
Toplantıda en güçlü mesaj ise geleceğe dair uyarıydı:
Deprem davalarında gerçek sorumlular ortaya çıkarılmazsa, benzer ihmallerin ve yeni felaketlerin kaçınılmaz olacağı vurgulandı.
Ailelerin ortak talebi ise net:
“Adalet gecikmesin, sorumlular hesap versin.”


