Denizcilik ( Kabotaj ) Bayramını Buruk Kutluyoruz
KABOTAJ; Bir devletin kendi limanları arasında yük ve yolcu taşıyan tüm gemilerinin kendi bayrağını taşıyan ve kendi vatandaşları ile donatılan gemiler olmasına ve yer hizmetlerinde limanlarda da tamamen kendi vatandaşların çalışabileceğine hükmedilmesi hakkıdır.

KABOTAJ; Bir devletin kendi limanları arasında yük ve yolcu taşıyan tüm gemilerinin kendi bayrağını taşıyan ve kendi vatandaşları ile donatılan gemiler olmasına ve yer hizmetlerinde limanlarda da tamamen kendi vatandaşlarının çalışabileceğine hükmedilmesi hakkıdır.
Osmanlı Devleti’nin önem vermediği veya veremediği kabotaj imtiyazı, 1535 yılında Türk gemilerinden tamamen alınmıştır. Ancak, 1923 yılında imzalanan Lozan Antlaşması ile, kabotaj imtiyazı yabancı gemiler için kaldırılmış, 1 Temmuz 1926 gününden itibaren de Türk kıyılarındaki kabotaj imtiyazı, Türk gemilerine tanınmıştır. 19 Nisan 1926 tarih ve 815 sayılı “Türkiye Sahillerinde Nakliyatı Bahriye (Kabotaj) ve Limanlarla Karasuları Dahilinde İcrayı Sanat ve Ticaret Hakkındaki Kanun ile Türk kıyılarında kabotaj hakkı, Türk Bayrağını taşıyan gemilere ve Türk vatandaşlarına hasredilmiş bulunmaktadır.
Kabotaj Kanunu; Türkiye Limanlarında her türlü yük ve yolcu taşıma hakkının Türk bayraklı gemilere ve Türk vatandaşlarına ait olmasına dair bir kanundur. İşte bu kanunun yürürlük tarihi olan Temmuz ayının ilk günü bu nedenle Kabotaj ve Denizcilik Bayramı olarak kutlanır. Osmanlı İmparatorluğu dönemin en güçlü imparatorluklarından birisi olması nedeni ile Akdeniz ve Karadeniz’i Türk gölü haline getirilmesine rağmen denizlerdeki ticaret hakkını elinde tutamamış ve 18. yy başlarında kapitülasyonların verdiği haklara dayanarak yabancı ülkeler tüm ticaret hayatını ele geçirmişlerdir. Kabotaj hakkı, devletler hukukuna göre 1921 Barcelona Sözleşmesinde, 1944 Chicago konvansiyonunda açıkça belirtilmektedir.
1 Temmuz 1926 tarihinden itibaren kutlamakta olduğumuz Kabotaj Bayramının Ulusal Egemenliğimiz açısından büyük önemi tartışılmaz bir gerçektir. 13 Nisan 1926 tarihinde yürürlüğe giren 815 sayılı “Türkiye Sahillerinde Nakliyatı Bahriye (Kabotaj) ve Limanlarla Karasuları Dahilinde İcrayi Sanat ve Ticaret Hakkında Kanun”un Türk Denizciliği ve Deniz Ticaretine kazandırdığı faydaların yanında Türk Vatandaşlarına sağladığı ayrıcalıklı katkılar da önemlidir.
Zira, Kabotaj Kanununun 1. maddesi ile, Türk kıyılarında bir noktadan başka bir noktaya yük ve yolcu taşıma ticareti, kıyılarda limanlarda çeki römorkaj kılavuzluk hizmetleri ile tüm liman hizmetleri yerine getirme hakkı Türk bayrağına sahip gemiler ve deniz vasıtalarına aittir.
Yine Kabotaj Kanununun 3. maddesi ile yabancılara yasaklanan meslekler sayılmıştır.
Bu meslekler arasında balık istiridye, midye,inci, mercan, sedef avcılığı, kum, çakıl ihracı kazazede gemi kurtarma, enkaz kaldırma, batık çıkarma, dalgıçlık arayıcılık, kaptanlık, çarkçılık, tayfalık, amelelik, rıhtım hamallığı ve bilumum deniz esnaflığı yabancılara yasaklanmıştır.
Kabotaj Kanununun 4. maddesi kurtarma-yardım hizmetlerinde dahi yabancı gemilerin çalışması yabancı kaptan gemi adamı mütehassıs eleman istihdamı Bakanlar Kurulunun iznine tabidir.
Hal böyle iken yabancı şirketlerin çoğunluk hisseyle ihaleye katılmasında hiçbir sakınca görmeyen Özelleştirme İdaresi Başkanlığı, Kabotaj Kanunu'nu farklı şekilde yorumluyor. ÖİB yetkilileri, liman ihalelerinde her şeyin yasal olarak düzenlendiğini belirterek "Bu kanun, seyr-ü sefer ile ilgili konuları kapsıyor, liman işletmeciliğini değil. Yabancı şirketlerin ihaleye katılmasında hiçbir sakınca görmedik. Yabancılar tek başına ya da Türk ortakla liman ihalesine katılabilir. Yabancıların liman işletmesinde yasal hiçbir sakınca yok" diyor. Pek çok siyasetçi, bürokrat ve akademisyen de bu görüşe katılmaktadırlar. Hatta Kabotaj hakkının kaldırılmasını isteyen ve “bu kabotaj bayramı değil sabotaj bayramıdır” diyenler bile vardır. Liman hizmetlerinin çok uluslu şirketlere devredilmesi halinde; cer ve kılavuzluk hizmetleri ve her türlü liman hizmeti vermenin, Türk bayraklı gemilerin tekelinde bırakılmasının nasıl olacağı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından açıklanmalıdır.
Limanların Özelleştirme ile Karasuları egemenliği de, işletme hakkının devredildiği çok uluslu şirketlerin etkisi altına girmiş olacağı açıktır. Osmanlı İmparatorluğu’nun İngiltere’ye verdiği kapitülasyonlar ve imtiyaz hakları ile önce İngiliz gemileri bir süre Ege’de bayrak dolaştırmaya başlamış ve bir süre sonra da İzmir limanı ve gümrük idaresi Osmanlıdaki azınlıkların kontrolü altına girmiştir. ABD’nin Karadeniz’e açılması da 1825 yılında yapılan bir anlaşmanın sonucunda gerçekleşmiştir. Şimdi globalleşme adı altına özelleştirme ile İzmir ve Samsun limanlarını devralacak çokuluslu şirketler arasında örtülü olarak Ermeni Diasporası ve Yunan Şirketlerinin olduğu söylenmektedir.
1950 öncesi İstanbul bağlantılı Akdeniz Ege ve Karadeniz limanlarımız arasında yapılan yolcu gemisi seferilerinin bugün hiçbiri kalmamıştır. Yani yabancıların kanunen yapamadığı bu işi artık biz de fiili olarak yapamamaktayız.
Kabotaj hakkının getirdiği iki önemli sınırlamanın biri Türk limanları arasında çalışma hakkının Türk bayraklı gemilere ait olması iken diğeri de Türk bayraklı gemilerde Türk vatandaşı personelin çalışması idi. 21.12.1999 tarihinde yürürlüğe giren 4490 sayılı Türk Uluslar arası Gemi Sicili kanunu ile zaten kabotaj hattında Türk bayraklı gemilerde yabancı uyruklu personel çalıştırılmasına imkan sağlanmıştır.
Bugün pek çok Avrupa Birliği ülkesinin Avrupa Birliğine dahil diğer ülkelere karşı bile koruduğu kabotaj hakkı, bugünkü uygulaması ülkemizde delik deşik edilmiş durumdadır.
Büyük Atatürk’ün Kasım 1937’de TBMM’yi açarken söylemiş olduğu “Denizciliği Türk’ün Milli ülküsü olarak düşünmeli ve onu az zamanda başarmalıyız” direktifi doğrultusunda ulusal denizciliğimizi, ülkemiz ve milletimizin gelişmesi ve refahı için çok ileri düzeylere ulaştırmanın azmi ve kararlılığı Kabotaj Kanunu ve bu kanun nedeniyle kutlanan Kabotaj ve Denizcilik Bayramına sahip çıkmakla ortaya konabilir.
Büyük Türk Denizcilerinin, şehitlerimizin ve denizciliğe emek verenlerin ruhlarını bu vesile ile yad eder, kutlanması, uygulanmasının önüne geçmiş olan Denizcilik ( Kabotaj ) Bayramını nostalji olarak kutlarız.
İSTANBUL BAROSU BAŞKANLIĞI


