İstanbul Barosu LogoİSTANBUL BAROSU
“Herhalde dünyada bir hak vardır ve hak kuvvetin üstündedir.”M. Kemal ATATÜRK

Demokrasi İnancımızı, Resmi İnternet Sitemizden En Yüksek Sesle Haykırdık…

İstanbul Barosu Baro Meclisinin

Demokrasi İnancımızı, Resmi İnternet Sitemizden En Yüksek Sesle Haykırdık…

İstanbul Barosu Baro Meclisinin 41. Olağan Genel Kurul toplantısı 24 Eylül 2016 Cumartesi günü saat 11.00’da Baro Kültür Merkezi Konferans Salonunda yapıldı. Bu toplantının 16 Temmuz 2016 tarihinde yapılması kararlaştırılmış, ancak 15 Temmuz darbe kalkışması üzerine ileri bir tarihe ertelenmişti.

Toplantının açılışında konuşan Baro Meclisi Divan Başkanı Av. İrfan Akyürek, gündem hakkında bilgi verdi. Daha sonra saygı duruşu yapıldı ve İstiklal Marşı söylendi.

Gündemin ikinci maddesine geçildi. Bu aşamada, mazereti nedeniyle toplantıda hazır bulunamayan İstanbul Barosu Başkanı Av. Doç. Dr. Ümit Kocasakal’ın yerine Başkan Yardımcısı Av. Mehmet Durakoğlu Baro çalışmaları hakkında bir sunum gerçekleştirdi.

Durakoğlu konuşmasında, darbe kalkışması ve baronun tutumu, baronun kurumsallaşmasına ilişkin çalışmaları ve mücadelesi, baronun omurgalı duruşu, baroyu itibarsızlaşma çalışmaları, mesleğin ciddi sorunları ve baronun yaptığı hizmetler konusunda açıklamalarda bulundu.

Konuşmasında, İstanbul Barosunun, bu darbe girişimi karşısındaki övünç ve kıvanç vesilesi olacak tavrını özellikle dile getirmek istediğini belirten Durakoğlu şöyle konuştu: “Henüz, tepemizde alçakça sortiler yapılırken, herkesin ihtimaller üzerindeki derin değerlendirmeleri devam ederken, saat 01.25’de İstanbul Barosunun web sitesinde, açıkça darbelere karşıtlığımızı ve demokrasiye bağlılığımızı belirten bildirimiz yer aldı. Sosyal medyada değil, yakınlara atılan maillerde değil, vatan kurtaran sohbetlerde değil, klavye kabadayılıklarında değil, en yüksek sesle resmi internet sitesinden haykırdık demokrasi inancımızı… İddiayla ve araştırma sonuçlarıyla ifade ediyoruz ki, an itibariyle başka hiçbir kurumsallık, henüz bu yolda bir bildirimde bulunmamıştı. Bir tek İstanbul Barosu, bu yürekliliği göstermiş ve karanlık saatlerin ışımasını beklemeden, ışıtmıştı demokrasiyi…”

Gelişen süreçte, ilan edilen OHAL’den KHK’lere kadar her aşamayı, aynı demokratik duyarlılıkla değerlendirip, 7 ayrı kapsamlı bildiriyi de, Türk Hukuk Tarihine not düşürdüklerini hatırlatan Durakoğlu, özellikle KHK’larla savunma hakkının yok edilmesine ilişkin düzenlemeden vazgeçilmesi gerektiğine işaret ederek, “Savunma hakkının ihlali anlamına gelen uygulamalardan vazgeçilmesi yönündeki taleplerimizi yükseltmemiz gerektiğinin farkındayız. Avukat/şüpheli görüşmelerinin gözlem altında yapılması, belge alış-verişine olanak tanınmaması, görüşme tutanaklarına el konulması, kendisini “hukuk devleti” diye tanımlayan bir ülkenin arkasından ancak güldürmesine – ya da ağlatmasına- neden olacak uygulamalardır” dedi. Mehmet Durakoğlu, bu tutumum AİHS’in 15. Maddesi kapsamında Avrupa Konseyine yapılan başvurunun içeriği de, BM Sözleşmesi gereğince BM Daimi Temsilciliği tarafından yapılan bildirim de, bu türden bir kısıtlamaya olanak vermediğini bildirdi.

Bu kısıtlılıklar içinde yürütülen soruşturmaların ve nihayet yargılamaların AİHM’nden “ihlal kararları” ile dönmesi halinde, bu “akılsızca” uygulamayı yapanların, aslında bir başka planın mimarları olduğunu düşüneceklerinin belirten İstanbul Barosu Başkan Yardımcısı, Savunma hakkına getirilen bu kısıtlamanın doğurabileceği sonuçları görmeyenlerin, bunu akli melekelerindeki bir takım eksiklikler nedeniyle yapmıyorlarsa, geriye bir tek, alçak darbecileri AHİM nezdinde aklamak yatıyor olabileceğini vurguladı.

İstanbul Barosu’nun “bir baronun çok ötesindeki” bir kurumsallığa dönüştüğünü, Baromuzun “demokratik hukuk devletinin bu ülkedeki güvencesi” olarak görüldüğünün altını çizen Durakoğlu, bu noktaya gelinmesi, böyle bir imajın verilebilmesi ve onun yaygınlaşmasının kolay olmadığını, ancak, bu yapının oluşmasındaki en etkin bakış açısının ödünsüz biçimde sergiledikleri  “omurgalı yapı” olduğunu bildirdi.  Durakoğlu bu çerçevede, yargının siyasallaşması ve yürütmenin yargıyı ele geçirmesine ilişkin verilen mücadeleyi, Ergenekon/Balyoz sürecinde yaşanan hukuksuzluklara karşı direnme ve buna karşılık Baro yönetimi hakkında açılan soruşturmalar ve yargılama, 17-25 Aralık olayına karşı baronun sağlam duruşu, her türlü terör eylemine karşı hukukun savunulması çalışmalarına dikkat çekti. Durakoğlu, “Bu yüzden İstanbul Barosu kurumsal kimliğinin, tarihinin pek nadir dönemlerinde yaşadığına benzer bir saygınlığı, toplumun tüm kesimlerinde pekiştirdiği bir zaman dilimindeyiz. Bu gerçekliğin Baromuzdan beklentileri olağanüstü arttırdığına tanık oluyoruz” dedi.

İstanbul Barosunun omurgalı duruşunun bazı odaklarda rahatsızlık yarattığını belirten Mehmet Durakoğlu, ‘Avukat İmajına’ saldırıların Çağlayan Adliyesinde bir savcımızın şehit edilmesiyle yoğunlaştığını, alınan bir takım önlemlerle avukatlık mesleğinin itibarsızlaştırılmaya çalışıldığını söyledi. Bütün bu provakasyonlara karşı kararlı tutumu sürdüreceklerini belirten Durakoğlu şöyle konuştu: “Biz siyaset yapmaya da devam edeceğiz. Ülkenin bunca hukuk konuştuğu, siyasetin hukukla, yargıyla yatıp kalktığı bir konjonktürde, avukatların da Baroların da siyaset konuşmaması beklenmemelidir. Böyle bir dönemde siyasetten uzaklaşmak, siyaset konuşmamayı tercih etmek tam da siyasetin kendisidir. Siyaset konuşmamayı önermek, olup bitene ses çıkarmamaktır. Boyun eğmektir, ram etmektir, rıza göstermektir, siyaset konuşmamak… Her konuda olduğu gibi bu konuda da net bir tavır içindeyiz”.

Durakoğlu konuşmasının ikinci bölümünde meslek sorunları üzerinde durdu. Durakoğlu bu bölümde, Türk adalet sisteminde avukatın öngörülmediğini, Bakanlık bürokrasisinde avukatın yer almadığını, yürütmenin yargıyı da kuşattığını ve böyle bir ortamda avukatların meslek sorunlarının giderilmesinin beklenemeyeceğini örnekleriyle anlattı.

İstanbul Barosu Başkanı Yardımcısı Av. Mehmet Durakoğlu, Baro Meclisinde yaptığı sunumun son bölümünde Baro yönetiminin yaptığı çalışmalar hakkında özet bilgiler verdi. Bu çerçevede, sağlık alanında sorunların büyük ölçüde halledildiğini, Adli Yardım’a büyük bir potansiyel aktarıldığını, CMK Servisince zorunlu müdafilik kapsamındaki görevlendirmelerde ücretlerin arttırılmasına yönelik bir gelişme sağlanamasa da, görev alan meslektaşlarımızın özverili çalışmaları ile rutin giderlerinin karşılanabildiği bir fon sağlandığını, avukat yanında çalışan meslektaşlar için TBB Genel Kurulunda Yönerge önererek alt sınır belirlemesi ile önemli bir adım atıldığını, mesleğin yapılmasındaki teknik donanımlarla Adliyeleri bu alanda tam anlamıyla doyum sağlayan merkezler konumuna getirildiğini, meslektaşlarımızın meslek içi eğitimleri bağlamında üniversiteler tarafından sağlanan, sertifika, yüksek lisans gibi programlarda anlaşmalar yaparak % 50’den aşağı olmamak üzere indirimler sağladıklarını, Servis hizmetlerinin cüz’i bir ücretle gerçekleştiğini, Bakırköy’de açılan çocuk yuvası ile kadın meslektaşlar için kolaylık sağlandığını anlattı.

Tesislerle ilgili gelişmeleri de aktaran Durakoğlu şunları söyledi: “Kanlıca’daki Sosyal Tesisimizin yanına önümüzdeki dönem içinde Balmumcu’daki tesisimizi da ekleyeceğiz. Bizi Baro tarihinin onurlu geleceğine taşıyacak en önemli hizmetlerden birisi olarak İstiklal Caddesindeki Baro Hizmet Binamızı da önümüzdeki yıl açmış olacağız. Şimdi yeni hedef Huzurevi projesidir”.

Üç aydır geliştirilerek sürdürülen Barovizyon uygulaması ile kaliteli bir yayın sunulduğunu, meslektaşlarımızın, kalıcı eğitici bilgiler içeren gün içindeki panelleri ve hukuk söyleşilerini diledikleri zaman ve diledikleri yerde ve hatta diledikleri yerden, dilerlerse akıllı telefonlarından bile izleyebilecekleri bir duruma getirildiğini kaydeden Durakoğlu, İBARO ve Baro Bilgi Bankasındaki yeni gelişmeleri de anlattı ve yeni dönemi, yeni bir WEB sitesiyle karşılamanın alt yapı çalışmalarını tamamladıklarını söyledi.

Merkezler ve Komisyonların, Staj Eğitim Merkezinin çok zor koşullara rağmen başarılı çalışmalar yaptıklarını belirten Durakoğlu, Kartal’daki eski Ceza Adliyesinin bulunduğu mahalde gerçekleştirilecek İstinaf Bölge Mahkemesi inşaatında Baro olarak alt yapı çalışmalarına başladıklarını, Bölge Mahkemesi olduğu için bunun İstanbul Barosu avukatları için ayrı bir iş alanı olabileceğini vurguladı.

Yönetim Kurulu’nun geçen yıl başlattığı ve bu yıl da devam eden en fazla aidat borcu olan meslektaşların kayıtlarının üzülerek silindiğini belirten Durakoğlu, “Bu kararları çok zorlanarak aldığımızı bilmenizi isteriz. Avukatın meslek kuruluşunun, avukata ilişkin böyle bir ağır kararı almak zorunda kalması, hepimizi düşündürmesi gereken bir boyutu ifade etmektedir” dedi.

Durakoğlu’nun sunumundan sonra gündemin diğer maddelerine geçildi.

Meclis Divan Başkanı Av. İrfan Akyüz, daha etkin bir Baro Meclisi için çalışmaların büyük ölçüde tamamlandığını, elde edilecek metnin Baro Yönetim Kurulu’na sunulacağını ve daha sonra Mecliste tartışılacağını bildirdi. Akyüz, daha sonra toplantıda konuşmak isteyen Meclis üyelerine teker teker söz verdi.

İlk sözü Av. Sahir Bafra aldı. Bafra, Baro Meclisinin kurulması aşamasını anlattı. Av. Yalçın Tura, Baro Yardımlaşma Sandığı Yönetim Kurulu ile Baro Yönetim Kurulu’nun aynı kişilerden oluştuğunu belirtti ve bunun ayrılmasını istedi. Av. Haluk Burcuoğlu Baro Dergisi için yazdığı yazının yayınlanmaması gerekçesini eleştirdi. Yayın kurulu Başkanı Av. İsmail Gömlekli, cevap hakkını kullandı ve yazının yayınlanmaması gerekçesine açıklık getirdi. Av. Abdullah Arar, konuşmasında 15 Temmuz’da İstanbul Barosunun yürekli bir tavır ortaya koyduğunu belirtti ve çeşitli konularda eleştirilerde de bulundu. İstanbul Barosu Genel Sekreteri Av. Hüseyin Özbek, Av. Arar’ın konuşmasında geçen bir iddiayı cevap hakkını kullanarak yanıtladı. Av. Nizar Özkaya, huzur evi ihtiyacına değindi, bunun ileri yaştaki meslektaşlar için önemi üzerinde durdu ve 15 Temmuz darbe kalkışması, FETÖ soruşturmaları ve yaratılan mağduriyetler hakkında görüşlerini belirtti.  Av. Mehmet Kaya vergi konusunda açıklamalarda bulundu. Av. İsmail Altay ise yeni kurulan Tahkim Merkezi hakkında bilgi verdi. Av. Tayfun Topuz Akçay’ın konuşmasından sonra toplantı sona erdi.

SN. DURAKOĞLU’NUN KONUŞMASININ TAM METNİ İÇİN TIKLAYINIZ.

Galeri

Kategori:Haberler