İstanbul Barosu LogoİSTANBUL BAROSU
“Herhalde dünyada bir hak vardır ve hak kuvvetin üstündedir.”M. Kemal ATATÜRK

Delil Elde Etme Kuralları

İstanbul Barosu Adil Yargılanma Takip Merkezince düzenlenen ‘Adil Yargılanma Hakkı’ konulu

Delil Elde Etme Kuralları

İstanbul Barosu Adil Yargılanma Takip Merkezince düzenlenen ‘Adil Yargılanma Hakkı’ konulu eğitim seminerlerinin altıncısı 10 Mayıs 2014 Cumartesi günü saat 13.30’da Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi 3. Kat Konferans Salonunda yapıldı.

Seminerde, adil muhakeme hakkı kapsamında delil elde etme kuralları ele alındı.

Seminerin açılışında konuşan Adil Yargılanma Takip Merkezi Başkanı Av. Aynur Tuncel Yazgan, Anayasa 38/6'nın yanı sıra 5271 sayılı CMK ve 6100 sayılı HMK ile de hukuka aykırı yollarla elde edilen delillerin kullanılmasının yasaklandığını, buna karşın Yargıtay içtihatları ile Hukuka Aykırı Deliller Teorisine istisnalar getirildiğini, bu seminerde, uygulamadaki sorunlara çözüm aranacağını bildirdi. Yazgan, seminerin gelecek haftaki bölümünde Hakkaniyetli muhakeme (gerekçeli karar alma) hakkının inceleneceğini belirtti.

Semineri yöneten İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Av. Turgay Demirci, hukuka aykırı olarak elde edilmiş delillerin dava dosyasında tutulmasını eleştirdi ve Anglosakson hukukunda bu tür delillerin dikkate alınmadığını ve dosyadan çıkarıldığını kaydetti. Bizim sistemimizde hukuka aykırı elde edilmiş delillerin dosyada kaldığını, savunmanın bunların dosyadan çıkarılması taleplerinin mahkemece kabul edilmediğini belirten Demirci, ceza yargılamasında maddi gerçeğe ulaşmak için delil bulunmadığı hallerde yan delillere yani hukuka aykırı elde edilmiş delillere dayanarak karar verilebildiğini, bunu doğru bulmadığını bildirdi.

 

Panelde Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Osman Doğru,AİHM Kararları Işığında Delil kuralları” konulu bir sunum yaptı.

Delil kurallarının İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesinde yer almadığını, bu konuda yorum yapma yetkisinin yerel mahkemelere bırakıldığını belirten Doğru, AİHM”in delillerin nasıl toplandığıyla ilgilendiğini bildirdi.

Konuşmasında delil ve hukuka aykırı delil tanımı yapan Osman Doğru, AİHM kararlarında yer alan hukuka aykırı delil değerlendirmelerine ilişkin örnekler verdi. Doğru, özel yaşamın ihlal edilerek, ya da işkence altında elde edilen delillerin hukuka aykırı delil olacağını ve bu delillerin dava dosyasına konulmaması gerektiğini hatırlattı.

İstanbul Barosu Üyesi Av. Naim Karakaya da, “Hukuka Aykırı Deliller Teorisi ve Uygulama” konulu bir sunum yaptı. Karakaya, Anayasanın 38. Maddesinin hukuka aykırı delillerin kabul edilemeyeceğini belirtmesine rağmen, uygulamada buna dikkat edilmediğini ve “kabul edilmezliğin” sözde kaldığını, söyledi. Karakaya, “hukuka aykırı deliller hükme esas alınmaz” anlayışıyla delillerin dosyada tutulduğunu ve “hastalığın” davanın başından sonuna kadar taşınmış olduğunu bildirdi.

Türkiye”de uygulanan yargılama sisteminde hukuka aykırı delilleri tartışmakta geç kalındığını belirten Naim Karakaya, bunun nedenlerini CMK”nın ilgili maddelerini irdeleyerek anlattı. Karakaya, kovuşturma aşamasında delillerin yeterince tartışılmadığını, oysa her delilin tek tek tartışılması gerektiğine vurgu yaptı. Kolluğun yaptığı soruşturmanın “ipucu” yakalamayla sınırlı kalması gerektiğinin altını çizen Karakaya, oysa uygulamada, kolluğun aldığı ifade hâkim huzurunda alınmış bir ifade gibi kabul edildiğini kaydetti ve uygulamanın yanlış olduğunu bildirdi.

Panelde konuşan Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Feridun Yenisey, Mart 2014”de CMK”da yapılan değişiklikle, bu tarihten önce ve sonra elde edilen delillerin Ağır Ceza Mahkemesinin denetimine alındığını ve delillerin sağlığının yeniden denetlendiğini söyledi.

Delili “yaşanmış bir olayın dünyada bıraktığı bir iz” olarak tanımlayan Yenisey, bu delilin sağlam olması, temsil edici olması ve hukuka uygun olması gerektiğinin altını çizdi. Hukuk aykırı delillerin bazı hallerde kullanıldığını belirten ve buna ilişkin AİHM kararlarından örnekler veren Yenisey, bu uygulamanın Avrupa hukukunda görüldüğünü, Anglosakson ve ABD hukukunda hukuka aykırı elde edilmiş delillerin asla kullanılmadığına işaret etti.

Delillerin soruşturma evresinde incelenmesinin esas olduğunu belirten Feridun Yenisey, ancak Türk hukukunda bu konuda bir açıklık bulunmadığını, hukuka aykırı delil incelemesinin işlem bazında yapılması gerektiğini bildirdi. Durdurma, arama ve yakalamada elde edilen delillerin hukuka uygun olması gerektiğini kaydeden Yenisey, Alman Yüksek Mahkemesinin bir kararında belirtildiğine göre, dava dosyasında hukuka aykırı bir delil bile varsa öteki delillerin kullanılmaması gerektiğini, çünkü işine içine “şüphe” girdiğini anlattı.

Konuşmaların tamamlanması üzerine soru-cevap bölümüne geçildi. Panel sonunda konuşmacılara birer TEŞEKKÜR BELGESİ verildi.

Galeri

Kategori:Haberler
Delil Elde Etme Kuralları | İstanbul Barosu