Danıştay, İletişimin Denetlenmesiyle İlgili Yönetmeliğin Bazı Maddelerinin Yürürlülüğünün Durdurulması Kararına Karşı İtirazı Reddetti
İstanbul Barosu Başkanlığının, Adalet Bakanlığınca yayınlanan ve müdafiin bürosu, konutu ve yerleşim yerindeki telekomünikasyon araçlarının tespiti, dinlenilmesi ve kayda alınmasına da olanak veren Ceza Muhakemesi Kanununda Öngörülen Telekomünikasyon Yoluyla Yapılan İletişimin Denetlenmesi, Gizli Soruşturmacı ve Teknik Araçlarla İzleme Tedbirlerinin Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin bazı maddelerinin iptali ve yürütmenin durdurulması talebiyle açtığı davada, Danıştay 10. Dairesi tarafından 16.10.2007 tarihinde bazı maddelerin yürürlüğünü durdurma kararı verilmişti.

İstanbul Barosu Başkanlığının, Adalet Bakanlığınca yayınlanan ve müdafiin bürosu, konutu ve yerleşim yerindeki telekomünikasyon araçlarının tespiti, dinlenilmesi ve kayda alınmasına da olanak veren Ceza Muhakemesi Kanununda Öngörülen Telekomünikasyon Yoluyla Yapılan İletişimin Denetlenmesi, Gizli Soruşturmacı ve Teknik Araçlarla İzleme Tedbirlerinin Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin bazı maddelerinin iptali ve yürütmenin durdurulması talebiyle açtığı davada, Danıştay 10. Dairesi tarafından 16.10.2007 tarihinde bazı maddelerin yürürlüğünü durdurma kararı verilmişti.
Karara yapılan itiraz neticesi 15.05.2008 tarihinde, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca; Ceza Muhakemesi Yasasının, İletişimin denetlenmesi, gizli soruşturmacı ve teknik araçlarla izlemeye ilişkin 135 -140. maddelerinde, idareye yönetmelik düzenleme yetkisi veren bir kural bulunmadığı, 167. maddede adli kolluk görevlilerinin nitelikleri ve bunların uzmanlık dallarına göre hangi bölümlerde çalıştırılacakları ve diğer hususların Adalet ve İçişleri Bakanlıkları tarafından çıkarılacak yönetmelikte belirlenmesinin öngörüldüğü, 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Yasasının Ek -7. maddesinde, gerek bu maddede belirtilen telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişime ilişkin işlemlerin, gerek Ceza Muhakemesi Yasası kapsamında yapılacak dinlemelerin, Telekomünikasyon İletişim Daire Başkanlığı adıyla kurulan tek bir merkezden yapılması esasının benimsendiği, aynı maddenin son fıkrasında, bu maddenin uygulanmasına ilişkin esas ve usullerin ise Adalet, İçişleri ve Ulaştırma Bakanlıkları’nın görüşü alınarak Başbakanlık tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceğinin belirtildiği, bu doğrultuda 10.11.2005 gün ve 25989 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Telekomünikasyon Yoluyla Yapılan İletişimin Tespiti, Dinlenilmesi, Sinyal Bilgilerinin Değerlendirilmesi ve Kayda Alınmasına Dair Usul ve Esaslar ile Telekomünikasyon İletişim Başkanlığının Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Yönetmeliğin” 12 ila 15. maddelerinde, dava konusu yönetmelikte olduğu gibi, Ceza Muhakemesi Yasası gereğince iletişimin tespiti, denetlenmesi, sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi ve kayda alınması hakkında kurallara yer verildiği, yönetmelik kurallarının hukuka uygunluğunun denetimi için, öncelikle davalı idarenin düzenleme yetkisinin sınırlarının ortaya konulması ve bu çerçevede yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmesi gerektiğinden yürütmenin durdurulması isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin kararın kaldırılmasına karar verilmişti.
Danıştay 10. Dairesince yeniden yapılan inceleme neticesinde 14.10.2008 tarihli karar ile, yürütmenin durdurulmasının kısmen kabulü ve kısmen reddine karar verilmişti.
Yürütmenin Durdurulmasına Karar Verilen Maddeler:
a) 7. maddenin 4. fıkrasının 2. cümlesi
“Ceza Muhakemesi Kanununun 135. maddesinde belirtilen yasal şartlar varsa, suç işleme şüphesi altındaki tanıklıktan çekinme hakkı olan şahıslar hakkında da hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet Savcısının kararıyla bu tedbire başvurulabilir”.
b) 7. maddenin 5. fıkrasında yer alan “suç şüphesi olmayan haller” ibaresi
“Şüpheli veya sanığa yüklenen suç dolayısıyla suç şüphelisi olmayan müdafiin bürosu, konutu ve yerleşim yerindeki telekomünikasyon araçları hakkında, Ceza Muhakemesi Kanununun 135. madde hükmü uygulanmaz”.
c) 12. maddenin 4. fıkrası
“Dinleme veya mobil telefonun yerinin tespiti kararlarında süre, kararın Başkanlıkta sisteme tanıtıldığı andan itibaren başlar”.
d) 28. maddenin 2. fıkrasının 1. cümlesi ve 3. fıkrası
Gizli soruşturmacının çalışma ilkeleri
MADDE:28 - (2) Gizli soruşturmacı olarak kullanılacak kişi, soruşturmayı yürüten kolluk kuvvetinin talebi üzerine bu konuya ilişkin görevlendirilen birimi tarafından saptanır. Ancak görevlendirilecek kişinin bu hususta rızasının alınması şarttır. Bu kişiye, ilgili kolluk birimi tarafından aidiyet numarası verilir. İlgili kolluk birimince yürütülecek işlemler ile suçun soruşturma ve kovuşturması sırasında bu aidiyet numarasını kullanır.
(3) Gizli soruşturmacıya ilişkin tüm bilgi ve belgeler ilgili kolluk biriminde saklanır.
Davalı Adalet Bakanlığınca, Danıştay 10. Dairesinin 14.10.2008 tarihli yürütmenin kısmen durdurulması kararına karşı yapılan itiraz neticesinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 30.04.2009 tarihli kararı ile Ceza Muhakemesi Yasası’nın 135 ila 140. maddelerinde düzenlenen telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin denetlenmesi ve gizli soruşturmacı ve teknik araçlarla izleme konularında Adalet Bakanlığının düzenleme yetkisi bulunmadığından bahisle itirazın reddine karar verilmiştir.
Not: Kararın Tam Metni İçin TIKLAYINIZ.


