İstanbul Barosu Başkanlığının, Adalet Bakanlığınca yayınlanan ve müdafiin bürosu, konutu ve yerleşim yerindeki telekomünikasyon araçlarının tespiti, dinlenilmesi ve kayda alınmasına olanak veren Ceza Muhakemesi Kanununda Öngörülen Telekomünikasyon Yoluyla Yapılan İletişimin Denetlenmesi, Gizli Soruşturmacı ve Teknik Araçlarla İzleme Tedbirlerinin Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin bazı maddelerinin iptali ve yürütmenin durdurulması talebiyle açtığı davada Danıştay, bazı maddelerin yürürlüğünü durdurma kararı verdi.
Yürütmenin Durdurulmasına Karar Verilen Maddeler:
a) 7. maddenin 4. fıkrasının 2. cümlesi
“Ceza Muhakemesi Kanununun 135. maddesinde belirtilen yasal şartlar varsa, suç işleme şüphesi altındaki tanıklıktan çekinme hakkı olan şahıslar hakkında da hakim veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet Savcısının kararıyla bu tedbire başvurulabilir”.
b) 7. maddenin 5. fıkrasında yer alan “suç şüphesi olmayan haller” ibaresi
“Şüpheli ve ya sanığa yüklenen suç dolayısıyla suç şüphelisi olmayan müdafiin bürosu, konutu ve yerleşim yerindeki telekomünikasyon araçları hakkında, Ceza Muhakemesi Kanununun 135. madde hükmü uygulanmaz”.
c) 12. maddenin 4. fıkrası
“Dinleme veya mobil telefonun yerinin tespiti kararlarında süre, kararın Başkanlıkta sisteme tanıtıldığı andan itibaren başlar”.
d) 28. maddenin 2. fıkrasının 1. cümlesi ve 3. fıkrası
Gizli soruşturmacının çalışma ilkeleri
MADDE:28 - (2) Gizli soruşturmacı olarak kullanılacak kişi, soruşturmayı yürüten kolluk kuvvetinin talebi üzerine bu konuya ilişkin görevlendirilen birimi tarafından saptanır. Ancak görevlendirilecek kişinin bu hususta rızasının alınması şarttır. Bu kişiye, ilgili kolluk birimi tarafından aidiyet numarası verilir. İlgili kolluk birimince yürütülecek işlemler ile suçun soruşturma ve kovuşturması sırasında bu aidiyet numarasını kullanır.
(3) Gizli soruşturmacıya ilişkin tüm bilgi ve belgeler ilgili kolluk biriminde saklanır.
KARARIN TAM METNİ İÇİN TIKLAYINIZ