Danimarka Heyeti İstanbul Barosunu Ziyaret Etti
Danimarka’nın Copenhagen kentinden gelen heyet

Danimarka’nın Copenhagen kentinden gelen heyet 31 Ekim 2013 Perşembe günü saat 09:00 da İstanbul Barosunu ziyaret etti.
Danimarka’nın Copenhagen kentinden İda Tafdrup – Joohansen ve Helle Fahl başkanlığında gelen Danimarka Sosyal İşler, Kadın, Genç ve Çocuk Bakanlığı ile Hükümetler Dışı Örgüt ( NGO ) olan LOKK ( Landorganization Af Rvinderrisecenter ) heyet İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Av. Aydeniz Alisbah Tuskan, İstanbul Barosu Dış İlişkiler Merkezi Başkanı Av. A.Metin Uracin ile görüştüler.
İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Av. Aydeniz Alisbah Tuskan’nın soru-cevap şeklinde gerçekleşen toplantıda heyetin sorularını yanıtlamasından önce İstanbul Barosu hakkında genel bilgiler aktarmasının ardından devam edilen toplantıda, İstanbul Barosu’nun üye yapısı, Türkiye’de hukuk eğitimi, avukatlık stajı, avukatlığa kabul koşulları, Türk mahkemelerinin yapısı, Türk hukuk sisteminin etkilendiği hukuk sistemleri, Gezi olayları bağlamında Türkiye’de ifade özgürlüğü, toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı, Gezi olaylarında yaşanan hak ihlalleri ve İstanbul Barosu’nun tarafından kurulan Kriz Masası, Türkiye’de avukata ve vatandaşa yönelen baskılar ve hak ihlalleri karşısında İstanbul Barosu’nun duruşu, Anglo- Saxson ve Kıta Avrupa hukuk sistemleri arasındaki etkileşim, Içtihat Hukuku,Türkiye’de son dönemde yaşanan savunma hakkı ihlalleri, Özel Görevli Mahkemeler, Adil Yargılanma, Savunmanın Savunulması, Alternatif İhtilafların Çözüm Yolları, İstanbul Barosu Başkanı ve Yönetim Kurulu Üyeleri hakkında açılan dava, Anayasa çalışmaları,vb. konuları ile AB’ye giriş sürecinde Türkiye, Türkiye’de hukuk eğitimi, devlet ve vakıf üniversitelerinde hukuk eğitimi, avukatlık stajı, baro merkez ve komisyonları, Türkiye’de avukatlık mesleğinde kadın ve erkek oranı, Avrupa Birliği’ne giriş sürecinde Türkiye konuları ele alındı.
İstanbul Barosu’nun kısa tarihçesi, yapısı, Türkiye’de hukuk eğitimi, avukatlık stajı, avukatlığa ve hakimlik kabul koşulları, avukatlık sınavı, avukatlıkta uzmanlaşma, ceza hukukunda delillerin toplanması ve değerlendirilmesi, gizli tanık, özel yetkili mahkemeler gibi konular ele alındı.
Tuskan, soru –cevap bölümünde “Aile İçi Şiddet Sorunu ve Şiddeti Önleme Yolları” konusunda yapılması gerekenler konusunda maddeler halinde heyete bilgiler verdi. kamuoyunun bilgisine sundular.
Kadına yönelik şiddetin İnsan Hakları İhlali olduğunu belirten Tuskan, bütün dünyada aile içi kadına yönelik şiddet bir insan hakları ihlali olduğunu şiddet kadının yasal, sosyal, siyasi ve ekonomik eşitliğini sağlama fırsatlarını sınırlamakta ve azaltmakta, girişimcilik ruhunu ve kendine olan özgüvenini yok etmekte olduğunu belirterek aile içi şiddet çocukları da olumsuz etkilemekte, çocukların okulda şiddet uygulamalarına yol açmaktadır dedi. Şiddet sağlıklı bir toplum oluşmasının önündeki en önemli engellerden biridir.
Namus cinayeti diye adlandırılan cinayetler, kadına yönelik şiddetin en zalim boyutudur ve temel insan hakkı olan yaşam hakkının ihlalidir diyerek konuşmasını sürdüren Tuskan, şiddet mağdurunu koruyan, şiddet uygulayanı cezalandıran yasalar bütün dünyada etkili olarak uygulanması gerektiğinin altını çizdi.
Erkek egemen zihniyet, kadın erkek eşitliğini göz ardı eden yönetim anlayışınada dikkat çeken Tuskan, şiddetin önlenmesi konusunda yasaların yaşama geçirilememesi karşısında gerekli özeni göstermiyor.
İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Av. Aydeniz Alisbah Tuskan Toplumda şiddet konusunda farkındalık ve duyarlılık yaratmak için okul öncesinden başlayarak okulda, ailede, kamu kurum ve kuruluşlarında, askerlikte, özel sektörde kadın hakları ve aile içi şiddet ve şiddeti önleme konusunda bilgilendirme toplantıları yapılması şiddeti önleme konusunda Barolar, Yerel yönetimler, Kadın Dernekleri, Medya, Adli Tıp, Yargı ve Güvenlik Güçlerinin işbirliği içinde olması, toplumda şiddeti caydırıcı örnek oluşturma yoluna gidilmesi, Örneğin; aile içi şiddet uygulamış ve hakkında fezleke hazırlanmış milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılması, aile içi şiddet uygulayan memurların disiplin soruşturmasına tabi tutulması, şiddetin olumsuz etkilerine dikkat çekilmesi bu hususta yazılı ve görsel basının yayınlar yapması, Belediyeler Kanunu gereğince, belediyelerin sığınma evi açma görevlerini yerine getirmeleri, kadın sığınma evlerinin ihtiyacı karşılayacak sayıya ulaştırılması
Şiddet mağdurlarının başvurularında 24 saat hizmet verebilecek birimler kurulması ve şiddetin önlenmesi konusunda sorumluluğu bulunan tüm kurum ve kuruluşların iş birliği yaparak ulusal iletişim ağı kurulması, Alo şiddet hatlarının çoğaltılması, donanımlı hale getirilerek aktif çalışmalarının sağlanması gerktiğini söyledi.
Tuskan Kadın istihdamının artırılması, kadınlar için meslek edindirme kursları açılması ve kadınlara iş sahaları yaratılması konusunda öneminede dikkat çekerek Ulusal ve Uluslararası tasalardan ilgili Bakanlığın kadın kuruluşlarıyla işbirliği içinde çalışmalar yapması ve fon oluşturması.
İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Av. Aydeniz Alisbah Tuskan ‘ İnce Buz Üzerinde Hızlı Kaymak ‘ gerektiğni söyliyerek sığınma evlerinde, sığınmacı mağdurların eğitimleri, mesleki beceri kazandırılması ve şiddet sonrası yeni bir yaşam kurabilme beceri ve olanaklarının sağlanması, iş imkânı yaratılması için devletin ve ilgili kurumların gerekli maddi desteği vermeleri ve bunun için özel fonlar oluşturulmasının altını çizdi.
İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Av. Aydeniz Alisbah Tuskan da İstanbul’da dört merkezde görev yapan Adli Yardım Büroları aracılığıyla kadına yönelik şiddet konusunda çalışmalar yapıldığını ve 13 bin kadına yardımda bulunulduğunu söyledi. Tuskan, ayrıca kadına yönelik şiddetin önlenmesi konusunda hazırladıkları broşürleri ilgili mercilere, barolara ve belediyelere gönderdiklerini ve farkındalık yaratmaya çalıştıklarını bildirdi.
Tuskan, kadınlarımızın Cumhuriyet devrimleriyle elde ettikleri kazanımların gerek
korunması gerekse geliştirilmesi amacı ile gerek yasalarda gerekse toplumsal
cinsiyet bakış açısında kadınlara karşı her türlü ayrımcılığı önlemek,
bu konuda farkındalığı artırmak için öncelikle İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi
ile ülkemizin onayladığı ve Anayasamız kapsamında yasalardan da
önce gelen başta “BM Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi
sözleşmesi” olmak üzere, “Kadına Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi
ve Bunlarla Mücadeleye Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi” ile bu
kapsamda onaylanacak tüm sözleşmeler çerçevesinde kadının insan hakları
için yasal, toplumsal çalışmaları yaptıklarını belirtti.
Tuskan CEDAW’ın 1. maddesi toplumsal cinsiyette eşitlik sağlanmasını ve ayırımcılık
yasağını konusunada değinerek sözlerini bitirdi.
Toplantı fotoğraf çekimiyle sona erdi.







