İstanbul Barosu LogoİSTANBUL BAROSU
Atatürk“Herhalde dünyada bir hak vardır ve hak kuvvetin üstündedir.”M. Kemal ATATÜRK

Cumhuriyetin Temel Değerleri Korunacak

Türkiye Barolar Birliğinin çağrısı üzerine, İstanbul Barosunun ev sahipliğinde 17 üniversitenin Hukuk Fakültesi Dekanlarıyla yapılan toplantı sonunda görüş birliğine varılan konularda bir ‘Sonuç Bildirgesi’ yayınlandı.

Cumhuriyetin Temel Değerleri Korunacak


  
İstanbul Barosunun ev sahipliğinde 25.Şubat 2004 tarihinde gerçekleştirilen toplantıdan bir görünüm.

Türkiye Barolar Birliğinin çağrısı üzerine, İstanbul Barosunun ev sahipliğinde 17 üniversitenin Hukuk Fakültesi Dekanlarıyla yapılan toplantı sonunda görüş birliğine varılan konularda bir ‘Sonuç Bildirgesi’ yayınlandı.

                25 Şubat 2004 tarihinde yapılan toplantıya İstanbul Barosu Başkanı Av. Kazım Kolcuoğlu, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Av. Özdemir Özok ve Yönetim Kurulu Üyeleriyle, Akdeniz, Anadolu, Ankara, Başkent, Bilkent, Çağ, Çankaya, Dokuz Eylül, İstanbul, İstanbul Bilgi, İstanbul Ticaret, Kadir Has, Kocaeli, Koç, Kültür, Yakın Doğu ve Yeditepe Üniversitelerinin Hukuk Fakültesi Dekanları katıldı. Toplantıda hukuk eğitiminden yargı sorunlarına kadar çok geniş bir yelpazede yapılan tartışmalar sonunda yayınlanan ‘Sonuç Bildirgesi’ şöyle:

“Bütün dünyada olduğu gibi, ülkemizde de hukuk, pek çok neden yanında insan hakları sorunlarının da etkisiyle ön plana çıkmış bulunmaktadır. Kazanılmış öncelik ve beklenilen öncülük bütün hukukçulara ve hukuk kurumlarına büyük sorumluluklar yüklemektedir.

Türkiye Barolar Birliği, barolarımız ve hukuk fakültelerinin dekanları Cumhuriyetin temel değer ve niteliklerinin korunması konusunda sorumluluklarının bilinci içerisinde mücadele etmenin gerekliliğinde kararlılıklarını vurgulamışlardır.

Hukuk fakülteleri ve hukukçuların sorumluluğunun yerine getirilmesi konusunda toplantıya katılan tüm dekanlar ve TBB yöneticileri hukuk öğretim ve eğitiminin kalitesinin önemine değinmişlerdir.
Bu bağlamda öncelikle, devlet ve vakıf üniversiteleri hukuk fakülteleri arasındaki fiili, hukuki farklılıkların giderilmesi, ancak YÖK'ün hukuk fakültesi açılışına izin verme koşullarını yeni baştan gözden geçirmesi, hukuk fakültelerinin bölgesel siyasal çıkarlar uğruna açılması uygulamasına son verilmesi gerekliliği dile getirilmiştir.

Hukuk eğitiminde, hukukçu formasyonunu kazandırmada temel öneme sahip derslere tüm hukuk fakültelerinin müfredatında etkili yer verilmelidir. Hukuk fakültelerinin üzerinde mutabık kalınan temel pozitif hukuk disiplinlerinin dışında, seçimlik dersler çerçevesinde kurumsal bir eğitime ağırlık vermelerine de olanak sağlanmalıdır.

Hukuk eğitiminde meslek ahlakının (etkin) önemine bütün dekanlar katılmışlar ve bu konuda temel dersler konulmasını önermişlerdir.

Hukuk fakültelerinde taşralaşmayı engellemek, araştırma, öğretim ve eğitim kalitesini yükseltmek, kapasite artırımını sağlamak, görevdeşlik yaratmak ve özellikle ilgili alanda öğretim açığı bulunan hukuk fakültelerinin ihtiyaçlarını karşılamak, fakültelerin öğretim üyesi alarak vererek birbirlerine yaklaşmalarını, daha iyi tanımalarını, işbirliklerini, karşılıklı öğrenme olanaklarını geliştirmelerini teşvik etmek amacıyla öğretim üyelerine akademik yükseltmelerde 1-2 yarıyıllık özendirme ve tazmin boyutlu zorunlu rotasyon düzenlemesi getirilmesi önerildi. Yukarıdaki amaçlar çerçevesinde bu rotasyonun faydalı olabileceği görüşü tartışıldı.

Hukuk öğretim kadrosunun yetiştirilmesinde temel aşama olan doktora eğitiminde, ancak belirli niteliklere ve olanaklara sahip fakültelerin görevli ve yetkili olması önerilmektedir.

Ayrıca hukuk eğitim ve öğreniminde standart bir kalitenin sağlanabilmesi amacıyla hukuk fakültesi mezunu olabilme ancak ortak bir sınav, devlet sınavı ya da son sınıfta bakalorya benzeri bir sınavdan başarı koşuluna bağlanmalıdır görüşünün tartışmaya açılmasının yararlı olacağı düşüncesi paylaşılmıştır. Hukuk eğitimin beş yıla çıkarılması, beşinci yılda uzmanlığa önem verilmesi düşüncesi de tartışılmıştır.

Büyük üniversitelerde hukuk fakültelerinin etkinliğinin sağlanmasının önemi vurgulandı.

İdare ve Vergi Mahkemeleri hâkimlerinin hukuk fakültesi mezunu olma koşulunun aranması ve idare mahkemesi hâkimi iken hukuk fakültesi öğrenciliği sıfatı taşıma gibi garipliklere son verilmesi önemle ifade edilmiştir. Son olarak yapılan idari yargı hakim sınavında, geçmiş uygulamalardan farklı olarak, 50 kişi alınacakken 571 kişinin sınavı kazanmış olarak ilan edilmesi, bu alandaki tehlikeyi gösterdiği sonucuna varılmıştır.

Diğer yandan, yasayla kurulacak mali, idari ve bilimsel bakımlardan özerk bir "Disiplinler arası Görgül Hukuk Araştırmaları Enstitüsü" kurulması fikri olumlu karşılanmıştır. Açıklamaya göre bu Enstitü yargının yapısal analizini disiplinler arası bilimsel yöntemlerle gerçekleştirecek ve bu çalışmalarını hukuk alt sistemine genişleterek sürdürecektir. Yasama, yargı ve yönetim politikalarının oluşturulmasına bu kurumun araştırmaları önemli derecede katkıda bulunulabilecektir. Böyle bir Enstitü bünyesinde, "Yasa Yapma ve Norm Düzenleme Tekniği" ve bölümlere ayrılmış disiplinlerde kullanılan terim ve kavramların ortak bir dille ifadesi çalışmalarının da yapılabilmesi olanağının doğabileceği ifade edilmiştir”.

 

Kategori:Haberler
Cumhuriyetin Temel Değerleri Korunacak | İstanbul Barosu