Cumhuriyetin 90. Yılında Çağdaş Eğitim Ve Hukukun Üstünlüğü
İstanbul Barosu Cumhuriyet Araştırmaları Merkezince düzenlenen “Cumhuriyetin

İstanbul Barosu Cumhuriyet Araştırmaları Merkezince düzenlenen “Cumhuriyetin 90. Yılında Çağdaş Eğitim ve Hukukun Üstünlüğü” konulu panel, 4 Kasım 2013 Pazartesi günü saat 18.00’da Orhan Adli Apaydın konferans Salonunda yapıldı.
Açılışta konuşan Cumhuriyet Araştırmaları Merkezi Başkanı Av. Ertuğrul Kazancı, Atatürk’ün eğitim politikasının cumhuriyetçi ve devrimci bir gençlik yetiştirme temeline oturduğunu, kurumsal eğitimin yanı sıra halk eğitiminin de bu amacı güttüğünü söyledi. Cumhuriyetin 90. Yılında bu politikaların tersine çevrildiğini belirten Kazancı, cumhuriyetçi ve devrimci eğitimin yerini çağdışı ve gerici bir sistemin aldığını vurguladı. ‘Andımız’ın kaldırılmasını da eleştiren Kazancı, andımızın soğuk savaş dönemini ansıttığı için kaldırıldığı görüşünü ‘cehaletin daniskası’ olarak niteledi.
‘Hukukun üstünlüğü’ kavramının onun anlamını yerle bir edenler tarafından günümüzde çok kullanılır hale geldiğini belirten Ertuğrul Kazancı, hukukun üstünlüğünün dar ve geniş olarak iki anlamı bulunduğunu, dar anlamda ulusal normlar, geniş anlamda uluslararası normlar olarak anlamak gerektiğini bildirdi. Ertuğrul kazancı, Türkiye’nin bir kanun devleti bile olamadığını, alelacele çıkarılan kanunların yürürlüğe girmeden değiştirildiğini, kimi hükümlerinin de uygulanmadığını, adil yargılanmanın sağlanamadığını anlattı.
Panelde konuşan Yargıtay Onursal Cumhuriyet Başsavcısı Vural Savaş, dini siyasete alet etmenin serbest hale geldiğini, eğitim sisteminin ise tek tip insan yetiştirmeyi hedeflediğini söyledi.
Vural Savaş konuşmasında, çeşitli belgelerden alıntılar yaparak bugünkü eğitim sisteminin geldiği noktaya ışık tuttu. Öğretim Birliği Yasasının Anayasanın değiştirilemez maddelerinden biri olmasına rağmen, bugün eğitim sisteminin buna aykırı olarak dinci temele oturtulduğunu kaydeden Savaş, imam hatip okullarının yaygınlaştırıldığını, çağdaş eğitimden vazgeçildiğini ve ortaçağ zihniyetine doğru hızla yol alındığını vurguladı.
Atatürk’ün çağdaşlaşma ve aydınlanma savaşında vatan haini ilan ettiği bir zihniyetin bugün siyasette etkin rol oynadığını belirten Vural Savaş, din adamlarının siyasette etkili olduklarını, dış odakların da İslami rejime destek verdiklerinin altını çizdi. “Bugünleri gördükçe Atatürk’e saygım daha da artıyor’ diyen Savaş, cumhuriyetle kavuştuğumuz çağdaş kazanımları korumak amacıyla bugün cumhuriyete daha fazla sahip çıkıp çıkmamız gerektiğini bildirdi.
İstanbul Barosu Genel Sekreteri Av. Hüseyin Özbek de konuşmasında Osmanlı İmparatorluğunun çöküş yılları, ‘Hasta Adam’ hakkındaki dış güçlerin niyetleri, 1. Paylaşım Savaşı, Sevr, Lozan ve Cumhuriyetin kuruluşuna kadar olan süreci özetledi. Türkiye Cumhuriyetinin her yönüyle milli bir devlet olarak kurulduğunu belirten Özbek, hukukunun da bu felsefeye uygun olarak düzenlendiğini bildirdi.
Öğretim birliği sisteminin önemine vurgu yapan Hüseyin Özbek, medrese kültürünün egemen olduğu sistemden modern sisteme geçildiğini, tek tip insan yaratmak yerine aklı ve bilimi esas alan bir eğitim sistemiyle çağdaş ve özgür bireyler yetiştirilmesinin hedef alındığını söyledi.
Günümüzde uygulanan politikalarla çağdaş eğitim sisteminin tersine çevrildiğini belirten Özbek, faşizan, totaliter ve baskıcı bir rejime dönen Türk demokrasisinin arka planının iyi görülmesi, değersizleştirme, itibarsızlaştırma politikalarının iyi analiz edilmesi gerektiğini savundu.
Emperyal güçlerin, ulus devletleri yıkmaya, bu alanda en başarılı örneklerden biri olan Türkiye’den başladıklarını belirten Özbek, bu nedenle 90. yılında cumhuriyete haince saldırılar yapıldığını, hukukun silaha dönüştürüldüğünü, cumhuriyetin DNA’sının kurgulu yargıyla tasfiye edilmeye çalışıldığını, bu nedenle bireysel olarak, kurumsal olarak cumhuriyete daha fazla sahip çıkılması gerektiğini anlattı.
Toplantı sonunda konuşmacılar katılımcıların sorularını yanıtladı. Bu arada konuşmacılara baronun yayınlarından oluşan armağanla Teşekkür Belgesi verildi.


