İstanbul Barosu LogoİSTANBUL BAROSU
“Herhalde dünyada bir hak vardır ve hak kuvvetin üstündedir.”M. Kemal ATATÜRK

Cumhuriyete Saldırılar Karşısında Atatürk’Ü Yeniden Okumak

İstanbul Barosu Cumhuriyet Araştırmaları Merkezince

Cumhuriyete Saldırılar Karşısında Atatürk’Ü Yeniden Okumak

İstanbul Barosu Cumhuriyet Araştırmaları Merkezince düzenlenenCumhuriyete Saldırılar Karşısında Atatürk’ü Yeniden Okumak” konulu toplantı, 25 Şubat 2016 Perşembe günü saat 14.00’da İstanbul Adalet Sarayı Seminer Salonunda yapıldı.

Toplantının sunumunu yapan İstanbul Barosu Cumhuriyet Araştırmaları Merkezi Yürütme Kurulu Üyesi Av. Sedef Ünal, konuk konuşmacı Tarihçi-Yazar Sinan Meydan ve eserleri hakkında tanıtıcı bir konuşma yaptı.

Toplantının açılışında konuşan İstanbul Barosu Cumhuriyet Araştırmaları Merkezi Başkanı Av. Metin Yaltı, cumhuriyet rejiminin özelliklerine ilişkin bir sunum yaptı. Cumhuriyeti koruma ve kollamanın tek yolunun Atatürk’ün isabetle belirlediği ve Altı Ok’la simgeleştirdiği ilkelerinden geçtiğini belirten Yaltı, “Cumhuriyetimiz halen kurucu iradenin belirlediği hedeflere erişememiştir. Son yıllarda yaşanan olaylarla, gerek devlete hâkim olan anlayış, gerekse kültürel yozlaşmayla hedeflerinden uzaklaşmaya başlamıştır” dedi.

Toplantının konuk konuşmacısı Sinan Meydan, konferansında Atatürk ve cumhuriyet düşmanlığı üzerinde duracağını bildirdi. Kuru kuruya Atatürk’e ve eserine sahip çıkmak pek fazla bir şey ifade etmediğini belirten Meydan, “Mustafa Kemal’in ortaya koyduğu vizyon bize yol gösterici olabilir mi?  Geleceği belirleme noktasında Atatürk düşüncesinden nasıl ilham alabiliriz? Asıl üzerinde durulması gereken budur” dedi.

Geçmişten günümüze Atatürk’e saldırılar bulunduğunu, Atatürk’e kimin saldırdığından çok niye saldırıldığının önem taşıdığını kaydeden Sinan Meydan, bu saldırıları aklın egemenliğine saldırı olarak niteledi. Atatürk’ün gerçekleştirdiği Türk Devriminin aklın iktidarına dayandığını, ona yapılan saldırıların odağında insan aklını ele geçirme dürtüsü bulunduğunu vurgulayan Meydan şöyle konuştu:  “Aklı ele geçirilen bireyler özgür düşünemez, sorgulayamaz, üretemez, yaratıcılıklarını kaybederler ve sonunda birilerine biat etmek zorunda kalırlar. Bir ülkede aklın iktidarı kurulamadığında, bilim, sanat gelişmez, çağdaş uygarlığa ulaşmak mümkün olmaz”.

Atatürk’ün tam bağımsızlık ilkesinin emperyalist ülkeleri rahatsız ettiğini beliren Sinan Meydan, Kurtuluş Savaşı sonrasında oluşan İngiliz politikaları ile İkinci Dünya Savaşı sonrasında ogelişen Amerikan politikalarından örnek belgeler sundu.  

Atatürk düşmanlığının 1947 yılından bu yana sistematik olarak sürdürüldüğünün altını çizen Meydan, Samuel Huntington’un ‘Medeniyetler Çatışması’ ve Büyük Ortadoğu Projesinin iyi etüt edilmesi gerektiğini vurguladı.  

Emperyalizme karşı bir savaş vermeden bağımsız olmanın mümkün olmadığını, İkinci dünya savaşı sonrasında emperyalistlerce bağımsızlıkları tanınan ülkelerin emperyalizmin kontrolünde olduklarını kaydeden Meydan, “Türkiye dışında bütün İslam coğrafyasına bakıldığında temel sorunun, bağımsız olamamak olduğunu görüyorsunuz” dedi. .

Kemalizm’i, emperyalizme karşı tam bağımsızlık, geri kalmışlığa karşı uygarlık savaşı olarak niteleyen Sinan Meydan, şunları söyledi: “15 yıl bu savaşı verdik, Atatürk’ün ölümüyle bu savaş yarım kaldı. Türk devriminin kalıpları yoktur. Kemalizm başı sonu belli bir ideoloji, bir dogma, bir doktrin değildir. Kemalizm’le ortaya konulan ideal, dinamik bir idealdir. Dünyada kendi devrimini böyle tanımlayan bir devrimci yok. Türk devrimini yapan adam dinamik idealden bahsediyor, sürekli devrimden bahsediyor. “Benim manevi mirasım akıl ve bilimdir” diyor”.

Atatürk’ün günümüz Türkiye’sini de anlatan sözleri bulunduğunu hatırlatan Sinan Meydan, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Atatürk ‘Bir memleketi zabt ve işgal etmek, o memlekete sahip olmak için kâfi değildir. Bir milletin ruhu zabt olunmadıkça, o milletin azim ve iradesi kırılmadıkça o millete hâkim olunamaz’ diyor. Bugün yapılmaya çalışılan budur. Ruhumuzu zabt etmeye, azmimizi, irademizi kırmaya çalışan odaklar var. Basında sürdürülen kara propaganda ile yapılmak istenen ruhumuzu zabt etmeye yönelik çalışmalardır. Ruhumuzu zabt ettirmemeli, azmimizin ve irademizin kırılmasına engel olmalıyız”.

Soru-Cevap bölümüyle konferans sona erdi. 

Galeri

Kategori:Haberler