ÇOCUK’dan İŞÇİ OLMAZ !

Birleşmiş Milletler tarafından; çocuğun eğitim, sağlık, gelişimini ve hatta yaşamını çalan ve emek sömürüsü ile beraber, yaşamının tamamını etkileyerek ihmal ve istismara uğramasına neden olan çocuk işçiliğine karşı farkındalık yaratmak amacıyla, 12 Haziran, “Dünya Çocuk İşçiliği ile Mücadele Günü” ilan edilmiştir.
BMÇHS’ne göre “18 yaşın altındaki her birey çocuktur ve devletler, her çocuğun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlaksal ve toplumsal gelişmesini sağlayacak yeterli bir hayat seviyesine hakkı olduğunu kabul eder, gerekli yaşam standartlarının sağlanması için ana babaya yardım eder, gereken önlemleri alır düzenlemeleri gerçekleştirir. Yine çocuğun, ekonomik sömürüye ve her türlü tehlikeli işte ya da eğitimine zarar verecek ya da sağlığı veya bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlaksal ya da toplumsal gelişmesi için zararlı olabilecek nitelikte çalıştırılmasına karşı korunma hakkını sağlar.” Bu doğrultuda çocuk işçiliği, insan hakkı ihlalidir.
Çocukları çalışmaya zorlayan faktörlerin başında yoksulluk gelmektedir. Yoksul hanelerin gelirlerinin geliştirilmesine yardımcı olmak için nakdi ve ayni yardım, ebeveynler için
daha adil çalışma, sağlık ve sosyal güvence koşullarının sağlanması gerekmektedir. Hepsinden önemlisi ülkemizdeki zorunlu eğitime başlama yaşının düşmesi ve eğitimin kesintili hale getirilerek uzaktan ve açıktan eğitimin desteklenmesi, çocuk emek sömürüsünün önünü açmaktadır. Mesleki eğitim adı altında çıraklık ve staj statülerinde gereken denetim ve kontrol sağlanmalı çocuklar acımasız koşullarda işverenlerin inisiyatifine bırakılmamalıdır. Mevsimlik veya gezici, sürekli tarım işçisi ailelerin çocuklarının korunmasına özel önem verilmelidir. Yine kaçak veya geçici korunma belgesi ile ülkede bulunan mülteci çocukların, “ özellikle daha kötü işlerde ve daha az ücretlerle” çalıştırılmasının önüne geçilmelidir.
Uzun bir aradan sonra hazırlanan TUİK verilerine göre son yıllarda çocuk işçiliğinde azalma söz konusudur ve 2019 yılı sonu itibarıyla 720.000 çocuk işçi olduğu belirtilmektedir. Ancak bu verilerin gerçekten tüm kayıt dışı çocuk çalışanları kapsadığını kabul etmek de pek mümkün görünmemektedir. Önemli kısmı SGK verilerine dayanmaktadır. Mülteci çocukların ve hiçbir görünürlüğü olmayan iş yerlerindeki çocukların verilerinin eksikliği görülmektedir. Yine de sorunun varlığı ve çözüme dayalı politikalar oluşturmak açısından önemli ipuçlarını vermektedir.
Çocuk işçiliği, önlenebilir bir çocuk hak ihlalidir. Devletin öncelikle çocuk işçiliğini meşrulaştıracak yasal düzenlemeleri kaldırarak konu ile ilgili kararlılığını göstermesi, kesintisiz zorunlu eğitimin yaş sınırının yükseltilerek, çocukların ve hane halkının desteklenmesi, tüm halkın çocuk işçiliğine karşı bilinçlendirilmesini sağlayacak bir politika oluşturması gerekmektedir.
İstanbul Barosu Çocuk Hakları Merkezi


