Çocuk Ve Genç İşçilerin Hukuki Sorunları
İstanbul Barosu Çocuk Hakları Merkezince düzenlenen panelde” Çocuk ve Genç İşçilerin Hukuki Sorunları ve Çözüm Önerileri” düzenlenen bir panelde ele alındı.

İstanbul Barosu Çocuk Hakları Merkezince düzenlenen panelde” Çocuk ve Genç İşçilerin Hukuki Sorunları ve Çözüm Önerileri” düzenlenen bir panelde ele alındı.
Panel, 21 Nisan 2008 Pazartesi günü saat 10.00 – 16.00 arasında Orhan Apaydın Konferans Salonunda yapıldı.
İstanbul Barosu Başkan Vekili Av. Mehmet Durakoğlu yaptığı açılış konuşmasında genç ve çocuk işçiler sorununun bütün dünyada tartışılan ciddi bir konu olduğunu, İLO tarafından hazırlanan raporlarda bu konuda tehlike çanların çaldığının görüldüğünü söyledi.
Uluslararası mevzuata göre çalıştırılmaması gereken yaşlarda çocukların çalıştırılmakta oluşunun, bu rakamın altı yaşına kadar inmekte olmasının Türkiye’de de çok temel bir sorun olmaya devam ettiğini belirten Av. Durakoğlu, bu yaşlardaki çocukların okula gidememesi ve eğitim hakkından yoksun kalması gerçeğiyle karşı karşıya kalındığını vurguladı.
Çocuk işçilerin çalıştırılmasının önlenmesi konusunda yapılacak çok şey bulunduğuna inandıklarını hatırlatan Durakoğlu, yasalardaki yetersiz düzenlemelerin düzeltilmesi, sosyal siyaset ve eğitim politikalarının yeniden gözden geçirilmesi yanında, özellikle ucuz iş gücü adına onları pazarlayanların karşısında tüketici bilincinin de geliştirilmesine ihtiyaç duyulduğunu anlattı.
İstanbul Barosu Çocuk Hakları Merkezinin başarılı çalışmalar yaptığını hatırlatan Durakoğlu, Merkezce çocuk ve genç işçilerin sorunlarına yaklaşımı, bu konuda yapılan araştırmalar ve yayınlarla yapılan katkının övünç vesilesi olduğunu sözlerine ekledi.
Çocuk Hakları Merkezi Çocuk İşçiler Çalışma Grubu Sorumlusu Av. Seyhan Akşen Paksoy da, çocuk ve genç işçiler hakkında yapılan araştırmanın sonuçlarını açıkladı.
Daha sonra panele geçildi.
İstanbul Barosu Başkan Vekili Av. Mehmet Durakoğlu’nun yönettiği panelde ilk sözü
Honorary Fellow Çocuk Hakları Uzmanı, Yargıç Graham Ritcie aldı. Konuşması
Doç. Dr. Kadriye Bakırcı tarafından Türkçeye çevrilen Ritcie, refah düzeyi yüksek olan Kuzey Avrupa’da çocuk işçi sorunuyla karşılaşılmadığını, ancak son zamanlarda göçler dolayısıyla bu sorunun görüldüğünü bildirdi.
Anne ve babasından ayrı olarak gelen çocuk işçilerin sınır dışı edilemediğini, ancak sosyal yardım isteğinde bulunanların devletçe kayıt altına alındığını belirten Ritcie, kayıt dışı kalan çocukların da sorun yarattığını bildirdi.
Ritcie, çocuk işçiler sorununun küresel bir sorun olduğuna dikkat çekti ve konuya ilişkin uluslararası sözleşmelerde yer alan çocuk haklarına ilişkin hükümlerden örnekler verdi.
İLO Ankara Temsilcisi Nejat Kocabay da, çocuk işçiliğinin sona erdirilmesi konusunda Türkiye’nin kararlı bir ülke olduğunu söyledi. Kocabay, 1994, 1999 ve 2006 yıllarında yapılan çocuk işgücü anketine ilişkin rakamlar verdi ve çalışan çocuk sayısında azalmalar görüldüğünü bildirdi.
Çocukların genelde sokakta, tarım sektöründe, sanayide ve mobilya sektöründe çalıştıklarını belirten Kocabay, çocuk işçilerin sorunlarına ilişkin İLO raporları doğrultusunda ulusal programlar uygulandığını ve 2014 yılına kadar da önemli bir mesafenin alınmasının hedeflendiğini anlattı.
İLO’nun Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu, TÜRK-İŞ ve HAK-İŞ ile işbirliği yaptığını hatırlatan Kocabay, Çocuk ve genç işçilerin sorunlarının çözümüne katkı sağlamak için veri yokluğunu giderici çalışmalar yapıldığını söyledi.
İstanbul Teknik Üniversitesi İşletme Fakültesi İş Hukuku Bölümü öğretim Üyesi Doç. Dr. Kadriye Bakırcı ise konuşmasında sorunun hukuki durumunu ele aldı.
Çocuk işçiler sorununun birden bire ortadan kaldırılmasının mümkün olmadığına dikkat çeken Bakırcı, sermayenin dünyanın her yerinde en ucuzun peşinde oldukça, sorunlara küresel önlem ve çözümler bulunmadıkça iyimser olmanın anlamı bulunmadığını anlattı.
Çocuğa yönelik şiddetin ailede, okulda ve hapishanelerde yoğun olarak görüldüğünü kaydeden Bakırcı, iş yerinde işverenlerin işçileri gözleme borcu bulunduğunu, çocuk işçileri gözlemenin daha da önem kazandığını, çünkü onların eğitim haklarının da bulunduğunu belirtti.
Bakırcı, cinsel ve cinsiyet temeline dayalı şiddete karşı hukuksal korumanın bulunduğunu hatırlattı ve İş Yasası ile Ceza Yasasında bulunan maddelerden örnekler verdi. Yasalardaki düzenlemenin yetersiz kaldığına da dikkat çeken Bakırcı, yasaların yeni düzenlemelerle çocuklar lehine daha da güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Çocuk Hakları Merkezi Başkanı Av. Fatma Başar’ın yönettiği panelin öğleden sonraki oturumunda Çocuk İşçiler Çalışma Grubu Sorumlusu Av. Seyhan Akşen Paksoy, Çocuk İşçiler Çalışma Grubu Üyeleri Av. Perihan Gençsoy, Av. Suna Çetin ve Av. Özden Özhan yaptıkları konuşmalarda sorunun önemine değindiler.


