Çocuk İstismarı Erken Evlilik Adı Altında Meşrulaştırılamaz

İstanbul Barosu Çocuk Hakları Merkezi
2 Ekim 2020 Tarihli Basın Açıklaması
Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu 30 Eylül 2020’de resmî Twitter hesabından atmış olduğu tweet ile kamuoyunu yanlış bilgilendirmekle kalmayıp evlilik ve cinsel istismar gibi “zıt” kavramları yan yana kullanmıştır.
18 yaşında altındaki her birey çocuktur. Evlenme yaşı da 18 olarak belirlenmelidir. Bu yaşın altındaki bireylerin bir takım ayrık hükümlerle evlenmesine izin vermek çocukları istismardan korumamaktadır. Medeni Kanun’un evlenme yaşına dair düzenlemesi bu anlamda eksiktir. Çocukların erken evlenmesini destekleyen her düzenleme istismarcıların pervasızlaşmasına neden olmaktadır. Türkiye İstatistik Kurumunun Temmuz 2020’de yayımlanan raporuna göre Türkiye’de çocukların en fazla mağdur olduğu ikinci suç tipi cinsel suçlardır.[1] Çocukların cinsel istismarı yaygın ve can alıcı bir sorun olmanın yanı sıra, TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonunun raporuna göre “…tacize veya tecavüze uğrayan kız çocuklarının tecavüzcüsüyle ya da başka birisiyle hemen evlendirilmesi, kaçma veya kaçırılma gibi durumlar da erken yaşta evliliklere sebep olmaktadır.[2]” Bu hukuka aykırı erken yaş evliliklerinin, çocukların sağlıklı gelişimini engellediği ve eğitim hakkından yararlanmasını zorlaştırdığı, hem kız çocuğunun hem de bebeğin hayatı için risk teşkil eden sağlıksız gebeliklere neden olduğu, ev içi şiddete sebebiyet verdiği araştırmalarca açıkça ortaya konmuştur.
Çocuğun cinsel istismarı suçunun faili evlenmenin tarafı olamaz. Bunun çocuğa verdiği zararlara dönük bilimsel çalışmalara rağmen, her fırsatta çocukların evlendirilmesi ile istismarcının korunmasına dair düzenleme yapılmasını savunmak toplumsal ihtiyaç ile açıklanamaz. Devlet çocukları her türlü sömürüye karşı korumakla yükümlüdür. Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumunun çocuk istismarını meşrulaştırmaya yönelik söylemleri bahsi geçen yükümlülüğün açık bir ihlali olmakla birlikte kanunlarda yer alan çocukların cinsel istismarı suçu ve diğer düzenlemelere dair bilgi karmaşasına da yol açmaktadır. Söz konusu ifadeyi, uzun zamandır evlenme ile istismarcıyı aklamaya dönük yasal değişiklikleri destekleme çerçevesinde gördüğümüzü ifade ediyoruz. Bunun gerek evlendirilmek zorunda kalan çocuğun gerekse bu evlilikten doğacak çocukların uzun yıllar boyunca istismarın etkilerini yaşayacakları anlamına geldiğini vurguluyoruz.
İstanbul Barosu Çocuk Hakları Merkezi


