Çocuk İşçiler İçin Dinlenme Ve Tatil Hakkı
İstanbul Barosu Çocuk Hakları Merkezi Çocuk İşçiler Çalışma Grubunca düzenlenen panelde “Çocuk İşçiler İçin Dinlenme ve Tatil Hakkı” konulu panel 10 Temmuz 2010 Cumartesi günü saat 14.00 – 18.00 arasında İstanbul Barosu 7. Kat Konferans Salonunda yapıldı.

İstanbul Barosu Çocuk Hakları Merkezi Çocuk İşçiler Çalışma Grubunca düzenlenen panelde “Çocuk İşçiler İçin Dinlenme ve Tatil Hakkı” konulu panel 10 Temmuz 2010 Cumartesi günü saat 14.00 – 18.00 arasında İstanbul Barosu 7. Kat Konferans Salonunda yapıldı.
İstanbul Barosu Başkanı Av. Muammer Aydın açılışta yaptığı konuşmada, dünyanın birçok yerinde uluslararası sözleşmeler ihlal edilerek çocuklar insanlık dışı koşullarda ve düşük ücretle çalıştırıldıklarını söyledi.
Küçük yaşta çalıştırılan çocuk işçilerin beden ve akıl sağlığının zarar gördüğünü, çalıştıkları yerlerde iş güvenliği ve sağlık düzenlemelerinin bulunmadığını belirten Aydın, ülkemizde de 14 yaşın altında ve ilköğretimini tamamlamamış çocukların çalıştırılmasının yasak olmasına rağmen, gerekli denetimler yapılmadığı için yasak uygulamasının sözde kaldığını bildirdi.
Sokaklarda 10 yaşına gelmemiş çocukların mendil sattıklarının ya da duygu sömürüsü aracı olarak kullanıldığının görüldüğünü ifade eden Muammer Aydın, “Anayasamızda devletin nitelikleri arasında sayılan "sosyal devlet" niteliği bu gördüğümüz çocuk manzaraları karşısında salt kâğıt üzerinde kalan bir nitelik olmanın ötesine geçemiyor. Tamirhanelerde, atölyelerde, tarlalarda çalışan, geçim derdini ufak yaşta omuzlayan çocuk işçiler sosyal hukuk devletinin şefkatli ellerinin kendilerine uzanmasını bekliyorlar” dedi.
Muammer Aydın, 14 yaşın altında ve ilköğretimi tamamlamamış çocukların çalışması kanunen yasak olmasına rağmen, ülkemiz uygulamalarına bakıldığında, bu yasağın sözde kaldığını, DİE verilerine göre Türkiye'de 6-14 yaş grubu arasında çalışan yüz binlerce çocuk bulunduğunu, kayıt dışı çalıştırılan ve sayıları resmi istatistiklere yansımayan çocuk işçilerin ise buz dağının görünmeyen kısmını oluşturduklarını belirtti.
Çocuk işçilerin dinlenme ve tatil hakkı diye bir kavramdan ve uygulamadan haberdar olmadıklarını, onları çalıştıranların bu kavramlara işlerlik kazandırması için bilinçlendirilmeleri gerektiğine işaret eden Aydın, “Ülkemizde uygulanan sekiz yıllık zorunlu eğitimin bu konuda atılmış olumlu ve de önemli bir adım olduğunu da söyleyebiliriz. Türkiye 1992 yılında Uluslararası Çalışma Örgütü'nün (ILO) Çocuk Emeğinin Sona Erdirilmesi Uluslararası Programı'na (IPEC) imza koyan ilk 6 ülke arasında yer alıyor. Çocuklarımızın geleceğimiz olduğunu biliyoruz bunun için de onların her türlü gelişimi için gerekli olan çalışmaları yapma konusunda duyarlı ve kararlı olmalıyız” dedi.
Muammer Aydın, hem Anayasa hem de uluslararası anlaşmalar gereğince çocuk işçiler konusunda koordinasyonu gerçekleştirecek ve onların kişisel gelişimlerini sağlayacak araçları ortaya koyabilecek bir kurula gereksinim duyulduğunu sözlerine ekledi.
İstanbul Barosu Çocuk Hakları Merkezi Başkanı Av. Fatma Başar, Uluslararası Çalışma Örgütü İLO’nun raporlarına göre, çocuk işçilerin bütün dünyada insanlık dışı koşullarda çalıştırıldıklarının belirlendiğini, çocukların okul ve oyun gibi temel haklardan yoksun bırakıldıklarını söyledi.
14 yaşına kadar olan çocukların çalıştırılmasının ülkemizde de yasak bulunduğuna dikkat çeken Başar, ancak bunun sözde kaldığını ve İş Yasasına konulan bir madde ile çocukların ağır işlerde ve sağlıksız koşullarda çalıştırıldıklarını bildirdi.
İstanbul Barosu Çocuk Hakları Merkezi Kururcu Üyesi Av. Seyhan Akşen Paksoy da İstanbul’da ve Çanakkale’de yapılan anket çalışmaları hakkında bilgi verdi ve anket sonuçlarına göre çocuklar üzerinden emek sömürüsü yapıldığının ortaya çıktığını bildirdi.
Paksoy, Tarımda, turizmde ve sanayide çalışan çocukların sayısının çığ gibi büyüdüğünü belirterek “Hepsi çekingen, terbiyeli, sindirilmiş gibi sakin, gülmeyen, göz bebeklerindeki bakışlarında yarınlarını sorgulamaktadırlar” dedi.
Çocuk İşçiler Çalışma Grubu Üyesi Av. Neval Özfırat ise, Uluslararası Çalışma Örgütü'nün (ILO) Çocuk Emeğinin Sona Erdirilmesi Uluslararası Programı'na (IPEC) hakkında bilgi verdi. Özfırat, Türkiye’nin söz konusu IPEC programına imza koyan 6 ülkeden biri olduğunu belirtti ve İLO’nun konuya ilişkin çalışmaları hakkında bilgi verdi. Özfırat, DİE’nin araştırmalarına göre de en fazla çocuk işçi çalıştırılmasının Güneydoğu Anadolu’da kırsal kesimde görüldüğünü, diğer bölgelerde ise tarım, sanayi ve ticaret sektörlerinde rastlandığını anlattı. Özfırat, sorunun çözümü için hükümet, işçi ve işveren örgütlerinin sorumluluk almaları gerektiğini vurguladı.


