Çocuk Gebe Dahi Olsa, Önce Çocuktur
Çocuk Gebe Dahi Olsa, Önce Çocuktur

“İstanbul Küçükçekmece’deki Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne 5 aylık süreçte gelen, yaşları 18’in altında 39’u Suriyeli 115 çocuğun hamile olduğu saptandı. Bu kayıtların 'zorunlu' olmasına karşın polise bildirilmediğini saptayıp hazırladığı tutanakla durumu savcılığa bildiren hastane görevlisi hakkında inceleme başlatıldı ve görev yeri iki kez değiştirildi. Hastanenin üst düzey bir yetkilisi, konu ile ilgili bir ihmal olmadığı bilgisini aldığını, ancak raporu görmediğini söyledi. Bu olayın yaşanmasından daha ağır olan durum ise Sağlık Bakanlığının gerekli tahkikatı yapmayıp sorumlular hakkında skandalı gizlemek gayesiyle soruşturma için izin vermemiştir”.
Basında yer alan bu haber çocuk ihmal ve istismarı konusunda mutlak yükümlülüğü bulunan kamu kurumlarında çocuk hak ihlallerinin nasıl örtbas edildiğini göstermektedir
Sağlık Bakanlığı’nın 2012’de tüm illere gönderilen “Kadına Yönelik Şiddet, Adolesan Gebeliği ve Doğum Vakaları” konulu yazısında şu ifadeler yer almaktadır: “Adolesan gebeliği (çocuk gebeliği), doğum vakaları ve çocuk ihmali, istismarı vakaların tamamının olayın geçtiği yerde bulunan İl/İlçe Emniyet Müdürlüğü Çocuk Büro Amirliği’ne bildirilmesi, çocuğun örselenmesini önlemek amacıyla adli sürecin sağlık kuruluşunda bulunduğu zaman zarfı içinde izlenmesi…”
Sağlık Bakanlığı TCKdaki düzenlemelerin ötesinde yazmış olduğu yazı ile çocuk gebeliği vakıalarında sağlık kuruluşunun durumu kolluk kuvvetine bildirme zorunluluğu olduğunu belirtmiştir.
Bununla birlikte TCK’nın 280.maddesinde “Sağlık mesleği mensuplarının suçu bildirmeme” suçu düzenlenmiştir. Çocukların beden ve ruh sağlığını istismara yönelik suç teşkil eden bu tür vakıaların bildirilmemesi cezai sorumluluğu gerektirmektedir. İstanbul Küçükçekmece’deki Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesinde sorumlu olan kişi veya kurum hakkında derhal soruşturma izni verilmelidir.
Türkiye Cumhuriyetinin taraf olduğu BM Çocuk Hakları Sözleşmesinin 1. Maddesindeki tanım uyarınca çocuğa uygulanabilecek olan kanuna göre daha erken yaşta reşit olma durumu hariç, onsekiz yaşına kadar her insan çocuk sayılır. Yine bu sözleşmenin 2. Maddesi uyarınca Taraf Devletler, bu sözleşmede yazılı olan hakları kendi yetkileri altında bulunan her çocuğa, kendilerinin, ana–babalarının veya yasal vasilerinin sahip oldukları, ırk, renk, cinsiyet, dil; siyasal ya da başka düşünceler; ulusal, etnik ve sosyal köken; mülkiyet, sakatlık, doğuş ve diğer statüler nedeniyle hiçbir ayrım gözetmeksizin tanır ve taahhüt ederler. BM Çocuk Hakları Sözleşmesinin 19. Maddesi gereğince çocuğun her türlü istismar ve kötü muameleye karşı korunması için gerekli önlemleri almalıdır.
İstanbul’da bulunan bir hastanede 115 çocuğun gebeliğinin hukuka aykırı ve suç teşkil edecek şekilde gizlenmesi Türkiye’de bulunan diğer hastanelerde de bu tür durumların olabileceği ihtimalini doğurmaktadır. Bu durum, ülkemizde Çocuk Haklarına ilişkin hak ihlallerinin dehşet verici bir boyuta ulaştığını göstermektedir. Sağlık Bakanlığı derhal bir araştırma başlatarak özel ve kamu hastanelerinde bu konuda bir denetim gerçekleştirmeli ve sorumluları tespit etmelidir. Bunun yanında gebe çocukların ve yeni doğanların bakım ve korunması için gereken tedbirler de bir an önce alınmalıdır.
İSTANBUL BAROSU ÇOCUK HAKLARI MERKEZİ


